Tag Archives: Anlama Aykırıdır

Anlama Aykırıdır — çeviri derlemesi

AdsızSon versiyon: 15 Eylül 2021

Yazılar tek tek linklerden ya da kitabın etiket sayfasından (Anlama Aykırıdır) okunabilir.

İçindekiler

O da iyidir (Mourid Barghouti, çev. Zeynep Nur Ayanoğlu)

İmkan Dolu Bir Hayat (The Dismemberment Plan)

Sağlıklı sağduyunun okullu mantığı horgörmesi üzerine (G. W. F. Hegel)

Bir Avrupa Manifestosu (Slavoj Žižek)

“Kendi içimde yokum” (Slavoj Žižek)

Küresel Salgından Sonra Uykuya Geri Dönmemeliyiz (David Graeber)

Boşbeleş işler: neden bunlar var ve neden sizde de bunlardan olabilir (Sean Illing David Graeber ile görüştü)

Bitmiştir (Jacques Lacan)

İmleyişin matematiksel formelleştirmesi anlama aykırıdır (Jacques Lacan)

Nazar (Jacques Lacan)

Mycelium (Jacques Lacan)

Mycelium (Sigmund Freud, çev. Emre Kapkın)

Rüyalar ve Çince üzerine (Sigmund Freud)

Çince karakter üzerine (Ezra Pound)

Yersiz, Jenerik, İnşa edilemeyen (Alain Badiou)

Gerçek her zaman yerindedir (Jacques Lacan)

Bir Çocuk Dövülüyor (Slavoj Žižek, çev. Tuncay Birkan)

Öyle ya da böyle (Blondie)

Diğer kitaplar

反: aykırı

Leave a comment

Filed under çeviri, kitap

Bitmiştir — Jacques Lacan

Özne analize başladığında ya size hitap etmeden kendinden bahseder ya da kendinden bahsetmeden size hitap eder.

Size hitaben kendinden bahsedebildiği zaman analiz bitmiştir.

Écrits, s. 317

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

1 Comment

Filed under çeviri

İmkan Dolu Bir Hayat — The Dismemberment Plan

Yeraltına doğru kazıyorsun şimdi
Topraktan ve serin kilden geçerken sen
Tependeki velvele yitip gider
Gidiyorsun, bir sırsın, yersizsin, hepsi iyi
Sana rehber olacak ışıklar yok
Sana yol gösterecek işaretler yok
Her yanında toprak var yalnızca
Sonu yok, harita yok, pusula yok, kutup yıldızı yok

Continue reading

1 Comment

Filed under çeviri, şarkı

Bir Çocuk Dövülüyor — Slavoj Žižek

Freud “Bir Çocuk Dövülüyor” yazısında fantazi sahnesinin (“bir çocuk dövülüyor”) nihai formunun daha önce gelen iki evreyi öngerektirdiğini söyler. İlk, “sadistçe” evre “babam çocuğu (ağabeyimi, benim rakip ikizim olan birini) dövüyor”dur: ikincisi bunun “mazoşistçe” tersine çevrilmesidir: “Babam tarafından dövülüyorum”; fantazinin üçüncü ve nihai formu ise, “bir çocuk dövülüyor”un edilgin çatısı içinde özneyi de (kim dövüyor?) nesneyi de (hangi çocuk dövülüyor?) belirsizleştirir, nötrleştirir. Continue reading

2 Comments

Filed under çeviri

Rüyalar ve Çince üzerine — Sigmund Freud

Çok çok eski olmasına rağmen hala 400 milyon kişinin kullandığı bir dil ve yazı Çincedir. Çinceyi anladığımı düşünmeyin, Çinceyle ilgili biraz bilgi topladım çünkü rüyaların tanımsızlığı ile Çince arasında bir analoji bulmayı umdum, ve beklentim karşılıksız kalmadı. Çin dili bizde telaş yaratabilen tanımsızlık örnekleriyle doludur. Bilindiği gibi Çince bir dizi hece sesinden oluşur, bunlar ya tek başına ya da çiftler halinde telaffuz edilirler. Temel lehçelerden birinde bu seslerden 400 tane vardır. Fakat bu lehçenin kelime haznesi tahminen 4000 sözcükten oluştuğuna göre bu seslerin her birinin ortalama on farklı anlama gelmesi gerekir – bazı sesler daha az anlama gelir, bazı sesler daha çok anlama gelir. Continue reading

1 Comment

Filed under çeviri

Gerçek her zaman yerindedir — Jacques Lacan

Bir şey nasıl yerinde olmaz, olmadığı bir yer nasıl onun yeri olur? Gerçeğin bakış açısına göre bu kesinlikle anlamsızdır. Gerçek olan her şey her zaman ve ister istemez yerindedir, ona müdahale edildiğinde dahi. Gerçeğin en başat özelliği kendi yerini ayakkabısının topuğunda taşımasıdır. Gerçeği istediğiniz kadar bozun, bedenlerimiz paramparça olsa bile, o parçalar yerlerinde olmayı sürdüreceklerdir, her parça kendi yerinde olacaktır.

Continue reading

1 Comment

Filed under çeviri

Öyle ya da böyle — Blondie

Öyle ya da böyle seni bulacağım
Seni kapıcam kapıcam kapıcam kapıcam
Öyle ya da böyle seni kazanacağım
Seni kapıcam kapıcam kapıcam kapıcam
Öyle ya da böyle seni göreceğim
Seni bulucam bulucam bulucam bulucam
Bir gün, belki haftaya
Seni bulacağım, seni bulacağım, bulacağım

Continue reading

1 Comment

Filed under çeviri, şarkı

Sağlıklı sağduyunun okullu mantığı horgörmesi üzerine — G. W. F. Hegel

Bilimin başlangıcını oluşturduğunu belirttiğimiz ve hem kendi başına hem de sahi bilginin koşulu olarak büyük değer taşıdığını kabul ettiğimiz şeyin – yani kavramların ve kavram uğraklarının genel olarak ele alınmasının, düşünce belirlenimlerinin başlangıçta malzemeden farklı olup ona sadece iliştirilen biçimler olarak ele alınmasının – mantığın nesnesi ve amacı olan sahiliğin edinilmesi konusundaki mündemiç yetersizliği çabucak ortaya çıkar. Zira bu kavramlar ve uğrakları, içerikten ayrık salt biçimler olarak, onları sonlulukla damgalayan ve kendi içinde sonsuz olan sahiliği tutmaya elverişsiz kılan bir belirlenim içine girerler. Continue reading

2 Comments

Filed under çeviri

“Kendi içimde yokum” — Slavoj Žižek

solaris-3

İd-Makinesi üzerine nihai çeşitleme muhtemelen Andrei Tarkovsky’nin (Stanislaw Lem’in romanına dayanan) Solaris filmidir, orada bu Şey aynı zamanda cinsel ilişkinin çıkmazları ile de ilişkilenir [1]. Solaris, uzay ajansı psikologu Kelvin’in hikayesidir: Yeni keşfedilmiş Solaris gezegeninin üzerinde garip şeylerin yaşandığı yarı terk edilmiş bir uzay gemisine gönderilir; oradaki bilimciler delirmiştir, sanrı görüp intihar etmektedirler. Solaris gezegeni durmadan hareket eden okyanusvari akışkan bir maddeden oluşur, zaman zaman bu madde tanıdık biçimleri taklit eder – karmaşık geometrik yapıların yanısıra devasa çocuk bedenleri veya insanlara ait binalar gibi şekillere bürünür. Gezegenle haberleşme girişimleri tamamen sonuçsuz kalsa da bilimciler Solaris’in zihnimizi okuyan devasa bir beyin olduğu hipotezini ortaya atmışlardır [2].

Continue reading

1 Comment

Filed under çeviri

Yersiz, Jenerik, İnşa edilemeyen — Alain Badiou

Bence Gödel-Cohen antinomisi hala düşünce özgürlüğünü formelleştirmenin takdire şayan bir yoludur (aslında bu bir antinomi değil çünkü ikisi tamamen hemfikirdi; ikisi de inşa edilebileni pek sevmiyordu ve bir başka seçenek olduğunu görmek Gödel’i çok mutlu etmişti). Bu bizi doğrudan sadede gelmeye zorlar: bu seçenek telkin edilmez, telkin edilemez, çünkü onun tutarlı olduğunu iddia edemezsiniz.

Continue reading

2 Comments

Filed under çeviri