Tag Archives: Asla bir daha

Asla bir daha — çeviri derlemesi

asla-bir-daha-kapak

Son versiyon: 12 Kasım 2017

Not: 56’ncı Yersiz Kitaptan itibaren PDF ve LaTeX hazırlamayı bırakıyorum. Yazılar tek tek linklerden ya da kitabın etiket sayfasından (Asla bir daha) okunabilir.

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

İçindekiler

Asla bir daha

Efsanelerin ve Halk Masallarının Dönüştürücü Gücü (Sharon Blackie)

Kusura Bakma Chuck Palahniuk, Alt-Sağın En Sevdiği Küfrü Dövüş Kulübü İcat Etmedi (Matt Miller)

Taşduvar Jackson’ın torunlarının torunlarından açık mektup (Jack Christian, Warren Christian)

Büyülttünüz onu sadece (Susan Bro)

İki Ruhlu İnsanlar Hakkında Bilmeniz Gereken 8 Şey (Tony Enos)

Bilimciler Canın Ölmediğini Buldular, Can Evrene Geri Dönüyor

Nörobilim diyalektik bir sosyoteknik biliş felsefesi geliştirebilir (Dr. Işık Barış Fidaner)

İstatistikten büyük isimler çok kötülenen P değerinde değişiklik yapmak istiyor (Dalmeet Singh Chawla)

İstatistiksel Belirginlik ve P-Değerleri Hakkında Beyan (Amerikan İstatistik Birliği)

Araştırmacıların Dediğine Göre Halen Dünya Çapında 8 Bin Sahte Bilim ‘Dergisi’ Var (Bryson Masse)

Yurttaş Bilimi ve Bilgi Oyunları (Sande Chen)

Amerika Birleşik Eyaletleri’nde Hususî Hapishaneler

Piled Higher and Deeper altyazı çevirisi

Görcül Olanın Gerçekliği altyazı çevirisi

Leave a comment

Filed under çeviri, kitap

Efsanelerin ve Halk Masallarının Dönüştürücü Gücü — Sharon Blackie

rolleston_thecurseofmacha_1857_1920

Bu çeviriyi Jineolojî dergisine hediye ediyorum.

Ayrıca bkz.
Twitter’daki #FolklorPerşembe hashtagi nasıl da küresel bir olaya dönüştü (David Barnett)
Neden Perşembe? Çünkü tek efsane! #FolkloreThursday (Dr. Işık Barış Fidaner)

Işık Barış Fidaner

Sharon Blackie — 5 Mayıs 2016 — folklorethursday.com

Efsaneler ve halk masalları kadim bir mirastır: İnsanların bize hayat veren toprakla ve bizimle birlikte toprağı işgal eden insan olmayan başkalarıyla binlerce yıllık etkileşiminin mirasıdır. Bu öyküler kendilerini kalplerimize derinden eker ve orada kalır, çoğu zaman da arketipleri –kişisel olanla evrensel olanı köprüleyen imgeleri– anımsattıkları için. Arketipler anahtar gibidir, sahip olduğumuzu belki de asla bilmeyeceğimiz kadim, derin, büyülü bir bilgeliğin kilidini açar. Ama bir öykünün vasıtası ile, arketipler salt imge olmanın ötesine geçer: Enerji olur, hayatın karmaşıklıkları boyunca bize rehberlik eden ve bize ne olabileceğimizi –ya da dünyanın gelişimine nasıl katılabileceğimizi– gösteren yönergelerle yüklenir. Efsanebilimci Joseph Campbell’in sözleriyle onlarda ‘insan ruhunu ileriye taşıyacak’ güç vardır. İşte bu yüzden, bireyler ve gruplarla terapi çalışmamda en derinden dönüştürücü tekniklerin, her zaman (efsane ve halk masallarıyla yaratıcı çalışmadan temellenen) anlatı teknikleri olduğunu buldum.

Continue reading

2 Comments

Filed under çeviri, bilim

Araştırmacıların Dediğine Göre Halen Dünya Çapında 8 Bin Sahte Bilim ‘Dergisi’ Var — Bryson Masse

Bryson Masse — 6 Eylül 2017 — motherboard.vice.com

1504712234905-10692878336_7f15c1c18e_k

Laboratuvarda bir araştırmacı. Fotoğraf: Oregon Devlet Üniversitesi/Flickr

Yüksek profilli kuruluşlardan araştırmacılar bu dolaplara kanıyorlar

“Avcı yayıncı” terimi on yıl önce pek bilinmiyordu, ama bugün dolap çeviren bilim dergileri büyüyen bir sorun. Özetle, bu sahtekâr yayınlar bilimcileri araştırmalarını göndermeye ikna ediyorlar, çoğu zaman spam e-posta yağdırarak. Fakat yayın hiçbir editörlük ya da akran değerlendirmesi yürütmüyor, ve makale yayınlandıktan sonra (ya da en azından internete konduktan sonra) çoğu zaman fahiş “yayın ücretleri” istiyorlar.

Continue reading

1 Comment

Filed under çeviri, bilim

Yurttaş Bilimi ve Bilgi Oyunları — Sande Chen

Sande Chen — 8 Eylül 2017 — gamedesignaspect.blogspot.com

Oyun tasarımcısı Sande Chen yurttaş bilimi kavramını ve oyun tasarımcılarınca nasıl sahiplenilebileceğini tartışıyor

21 Ağustos 2017 Pazartesi günü hemhudut Birleşik Eyaletler sakinleri 1979 yılından beri ilk defa tam bir güneş tutulmasına tanık oldular. 2024’e kadar ABE’de bir daha olmayacak bu olayın enderliğinden dolayı, yüzlerce kişi seyretmek için özel tutulma gözlükleri satın aldı, kimi kamuoyu mensupları ise, yurttaş bilimciler olarak, NASA’ya sıcaklık verisi göndererek ya da iNaturalist gibi bir yurttaş bilimi uygulaması ile hayvan davranışlarını kaydederek bilimsel araştırmaya yardımcı oldular. Amatör fotoğrafçılar tutulmanın hızlı çekim bir fotoğraf albümüne katkı yaptılar. Araştırmacılarla kamuoyunun bileşik çabaları yoluyla tam güneş tutulması hakkında bol miktarda veri toparlanabildi.

256px-total_solar_eclipse_august_2017

Tam güneş tutulması Ağustos 2017

Continue reading

1 Comment

Filed under çeviri, bilim, oyun

Nörobilim diyalektik bir sosyoteknik biliş felsefesi geliştirebilir — Dr. Işık Barış Fidaner

Bu metin CRB’den Kathinka Evers’i muhatap alıyordu ve Uppsala Üniversitesi’nde araştırmacı olmak için yazılmış bir cover letter‘ın parçasıydı. I regret to inform you that Kathinka Evers’in kendisini muhatap alan bu mektup hakkında söyleyecek hiçbir şeyi yoktu.

Tam metnin İngilizcesi

Introduction to Sociotechnical Cognition

IBF

Temel Hegelci ve Freudcu içgörülerle, dilbilime geçiş & teknik sahanın aşılmasıyla, olması gereken & olmayan arasındaki mantıksal bağı çözümlendiren, insan okuryazarlığına dönük epigenetik bir yaklaşıma doğru

Bu bölümde, özellikle CRB’nin beynin işlevsel mimarîlerini anlamakta bağlamların ve kültürel şablonların rolünü araştırma Görevinde, ama ayrıca bilişsel süreçleri in silica modellemenin felsefî ve etik zorluklarıyla ilgili olarak, “Epigenetik anlamda proaktif olabilir miyiz?”in [0] sonunda ifade verilen normlar vs. olgular hakkındaki soruyu ele alıyorum.

Olması gereken’in olan’dan normatifçe yüklenmiş farkı, olmayan’ın olan’dan olgusal farkından hareketle türetilir; zira her normatif ‘X olmalı!’ beyanı kendi ahlakî kuvvetini talihsizce algılanan bir ‘X değil…’ olgusundan alır. Bu “olması gereken ama olmayan” ta Hegel’in Kant’ın eleştirel felsefesine yaptığı müdahalenin konusuydu:

Continue reading

2 Comments

Filed under çeviri, bilim

İstatistiksel Belirginlik ve P-Değerleri Hakkında Beyan — Amerikan İstatistik Birliği

9 Haziran 2016

1. Giriş

Bilimsel araştırmanın nicelik bakımından artması ve büyük, karmaşık veri kümelerinin çoğalması, son yıllarda istatistiksel yöntemlerin uygulama kapsamını genişletmiştir. Bilimsel ilerleme için böylece yeni yollar açılmıştır, ama araştırma verilerinden çıkarılan sonuçlar hakkında kaygılar da ortaya çıkmaktadır. Bilimsel sonuçların geçerliliği, yeniden üretilebilirliği de dahil, sadece istatistiksel yöntemlerin kendisine bağlı değildir. Uygun şekilde seçilmiş teknikler, düzgünce icra edilmiş analizler ve istatistiksel sonuçların doğru yorumlanması da sonuçların geçerli olduğunun ve onları saran belirsizliğin düzgünce temsil edildiğinin emniyet altına alınmasında kilit rol oynar.

Continue reading

1 Comment

Filed under çeviri, bildiri, bilim, şey

Bilimciler Canın Ölmediğini Buldular, Can Evrene Geri Dönüyor

1

1 Nisan 2017 — peacequarters.com

Bunu bir fol bilim örneği olarak Türkçe’ye çeviriyorum (1 Nisan şakası!).

“Bir tane” diye niceledikleri soruya “can” adını vermişler. Nicelemek için soruyu nesneleştirmişler. Oysa sorular nesneleştirilemez. Bir sorunun nesneleştirilmesi folluktur.

Badiou’nun deyişiyle bu bir sol-kanat sapmadır, yani A(A). Bunu tamamlayan [complement] karşıt fol bilim örneği için bkz. Bir Fizikçi İzah Ediverdi: “Geniş Hadron Çarpıştırıcısı Hayaletlerin Varolmadığını Kanıtlar”

IBF

Not: Soul’a Can diyorum, Spirit’e Ruh diyorum.

İki önde gelen bilimciye göre, insan beyni aslında bir ‘biyolojik bilgisayar’ ve insanların bilinci beynin içinde yer alan kuantum bilgisayarda çalışan bir program, biz öldükten sonra bile varlığını sürdürüyor.

Uzmanlar şöyle açıklıyor: “insanlar öldükten sonra, canları evrene geri döner, can ölmez.”

Continue reading

2 Comments

Filed under çeviri, bilim

Taşduvar Jackson’ın torunlarının torunlarından açık mektup — Jack Christian, Warren Christian

stonewall_jackson_monument_ave-crop-promo-xlarge2

Richmond, Virginia’daki Taşduvar Jackson heykeli.

Jack Christian, Warren Christian — 16 Ağustos 2017 — slate.com

Değerli Richmond Belediye Başkanı Levar Stoney ve Anıt Bulvarı Komisyonu üyeleri,

Biz Richmond yerlisiyiz ve Taşduvar Jackson’ın torunlarının torunlarıyız. Taşduvar’ın en yakın iki akrabası olarak, onun heykelinin ve tüm İttifak heykellerinin Anıt Bulvarı’ndan kaldırılmasını istemek için bugün size yazıyoruz. Onlar ırkçılık ve beyaz üstünlüğünün bariz simgeleridir ve kamusal görüntüden gitmelerinin vakti geldi de geçiyor bile. Bir gece Baltimore bu eylemi yerine getirmeyi uygun buldu. Richmond da bunu yapmalı.

Continue reading

1 Comment

Filed under çeviri

Büyülttünüz onu sadece — Susan Bro

 

democracynow.org

Neo-nazilerin Charlottesville’de katlettiği Heather Heyer’in annesi Susan Bro:

Çocuğumun meşhur Facebook gönderisi: “Öfkelenmiyorsan, dikkat etmiyorsun demektir.” O dikkat ederdi. Birçoğumuza dikkat ettirdi. Allahım onunla akşam yemeği, bilirdik, bir dinleme imtihanı olacaktı. Ve konuşma imtihanı. Belki de uzlaşamama, ama olacaktı. O zaman benim kocam “Peki ben arabaya gidip biraz bilgisayar oyunumu oynayayım” derdi. Biz de oturur ve ızgara yapardık. Onunla ben konuşurduk, ben dinlerdim. Ve müzakere ederdik, ben dinlerdim.

Continue reading

1 Comment

Filed under çeviri

Kusura Bakma Chuck Palahniuk, Alt-Sağın En Sevdiği Küfrü Dövüş Kulübü İcat Etmedi — Matt Miller

Yazarın ne biricik ne de güzel olduğunu Merriam-Webster doğruladı

Matt Miller — 30 Ocak 2017 — esquire.com

Alt-sağın en sevdiği küfürlerden birini icat ettiğine inanmak muhtemelen Chuck Palahniuk’a biricik ve özel hissettirmiş olsa da, anlaşılan kendisi haksızmış. Geçen hafta Palahniuk Standart Akşam‘a “kar tanesi” teriminin ilk defa onun Dövüş Kulübü romanında küfür olarak kullanıldığını söyledi. “Güzel ve biricik bir kar tanesi değilsin. Sen de herkesle aynı bozunan organik maddesin, ve hepimiz aynı hoşaf istifinin parçasıyız,” diye yazmıştı Palahniuk, sonradan meşhur Brad Pitt filmi de çekilen kitabında (filmdeki sahne). Bu da Kargaşa Projesi’nin (aslında alt-sağa çok benzeyen hiççi ataerkil protofaşist grup) sloganıdır.

Ama Palahniuk bunu icat ettiğini iddia etse de (ve bu mecazın liberalleri tarif eden kullanımıyla uzlaşsa da), “Kar tanesi”nin küfür olması çok daha eski bir tarihtedir, Merriam-Webster’in işaret ettiği gibi.

1970’lerde kar tanesi, bir beyaz insanın beyaz gibi davrandığı görülen bir siyah insana sarf ettiği aşağılayıcı bir terimdi. Ayrıca kokain anlamında kullanılan argo bir terimdi. Ama bu iki kullanımından da önce, bir süre çok belirli bir siyasî anlamda kullanıldı. 1860’ların başında Misuri’de bir “Kar tanesi” köleciliğin kaldırılmasına karşı çıkan birisiydi – bu adla böyle insanların beyaz insanlara siyah insanlardan daha çok değer verdiği imletilirdi. Kar taneleri ülkedeki iç savaştan sonra köleciliğin sürmesini umarlardı ve iki başka grup ile kıyaslanırlardı.

Alt-sağdaki birçok kişinin Dövüş Kulübü‘ndeki güçlü hissetmek için toplumu yok eden üzücü aciz adamlarla özdeşim kurduğundan şüphem yoksa da, “kar tanesi” küfrü Palahniuk ile başlamadı. Ama Palahniuk eğer alternatif olgulara inanmak istiyorsa, kendini biricik ve güzel hissetmeyi sürdürebilir ve bu terimi icat etmiş olmakla kendisini şereflendirebilir.

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

Ayrıca bkz. Biricik olmanın iki şekli

1 Comment

Filed under çeviri