Tag Archives: Bilinen Son İyi Yapılandırmayı Hep Bir Tık Daha İyiye

Sevgili Lauri — (İmza)

screenshot-from-2016-10-05-11-48-25

Sevgili Lauri

FBI, ABE merkez bankası ve ABE füze savunma ajansını hacklediğinize dair ithamlar nedeniyle Amerika’ya gönderilecek olduğunuza dair bilgi aldığıma dair size bilgi vermek üzere yazmaktayım.

Cezai Hükümler Politikası provizyonları altında, size yöneltilmiş bu cezai itham dolayısıyla derhal sizi Suffolk Üniversitesi Batı Suffolk Koleji Elektrik Mühendisliği’nde FdSc üstüne çalışmalarınızdan sokuşturma kararı aldım. Sokuşturulmanız, gönderilmeniz ve ABE yetkelerince soruşturulmanız süresince yürürlükte olacaktır. Lütfen dikkat ediniz sokuşturma geçici bir tedbirdir, cezalandırma değildir.

Sokuşturulmanız yürürlükte olduğu sürece kuruma ait sahalara girmeniz, faaliyetlerine katılmanız, Üniversite sistemlerine erişmeniz ki görcül eğitim ortamı da buna dahildir, ve öğrenci e-posta hesabınıza erişmeniz yasaklanmış olacaktır.

Bu yordamla temas ettiğiniz nokta olan Öğrenci Müracaat, Şikayet ve İcralar Ofisi’yle (OSACC) 01473 338353 ve osacc@uos.ac.uk üzerinden irtibat kurulabilmektedir. Davanızın bir çözüm bulmasından ve Birleşik Krallık’a dönmenizden itibaren lütfen OSACC ekibiyle irtibat kurarak onları güncelleyiniz ki akışa dönüş imkanınızı değerlendirebilsinler. O zamana kadar Üniversite’nin alabileceği her türlü eylem ertelenecektir.

Suffolk Üniversitesi’nin bir öğrencisi olarak Öğrenciler Birliği Tavsiye Merkezi’nden (01473 338155 ve su.advice@uos.ac.uk) ya da Öğrenci Hizmetleri’nden (Infozone yoluyla 01473 338833) tarafsız ve hususi tavsiyelere erişebilirsiniz.

Sevgiler,
(İmza)

2 Comments

Filed under çeviri, bildiri, şey

Alternatif Bilişim Derneği #ungovForum Hoşgeldiniz Konuşması

İngilizcesi: Alternatif Bilişim Derneği adına Seda Gürses
Türkçesi: Işık Barış Fidaner
Okuyan: Işık Mater

Yeni Medya

İnternet Ungovernance Forum’a hoşgeldiniz demekten mutluluk duyuyoruz.

Yerel hackerspace’te parti düzenleme fikriyle başlayan şey, IGF’ye önerdiğimiz atölyelerin hepsinin reddedilmesiyle birlikte, hayal edemeyeceğimiz büyüklükte bir şeye dönüştü. Gerçi Türkiye’de işler kolayca boyumuzu aştığından bu çok da şaşırtıcı değil.

Bu iki günün, aleyhimize işleyen kimi kırılmaların dikişlenmesine yarayacağını umuyoruz. Ve hayır, dijital kırılmalardan bahsetmiyoruz, toplumsal adalet meselelerini muhatap almadan kamu-özel partnerlikleriyle “yoksula* yardım” etme yollarından da bahsetmiyoruz. Politik ve ekonomik değişimlerin yerine sadakacılığı harekete geçirerek istismar edilen bu kırılmalardan bahsetmeyi yerinde bulmuyoruz.

Bahsetmek istediğimiz kırılmalar, hepimizi etkilemiş olaylar arasında bulunan bağlantılara bizi körleştirenlerdir. Mesela Türkiye’de şu olaylar doğrudan bağlantılıdır: Hrant Dink isminde bir gazetecinin öldürülmesi; İnternet sansürüne karşı “Sansüre Sansür” ve “İnternetime Dokunma” adıyla yapılan unutulmaz gösteriler; Roboski’de (Irak sınırına yakın küçük bir Kürt köyü) dron destekli hava saldırısı; Gezi protestoları; yurttaş gazeteciliğinin yükselişi; şimdiki hükümetin en yüksek kademesindeki yolsuzluklar; İsveç Kraliyet Ailesince desteklenen bir İsveç şirketinden satın alınan DPI yazılımı; ve…

View original post 571 more words

2 Comments

Filed under çeviri, bildiri

Ağ tarafsızlığı: aksan ve içerik tarafsızlığı — Alternatif Bilişim

Bizce ağ tarafsızlığı önemlidir. Ayrıca bu konu bizce teknik çözümlere indirgenmemelidir.

Vurgulamak istediğimiz ilk yön aksan tarafsızlığıdır. Ülkemizde kullanılan harf aksanları [*] yüz yıl önce icat edildiklerinden beri modernleşme için bir vasıta teşkil etmişlerdir. Ayrıca diğer harf aksanlarını inkâr edip yasaklayarak sömürü ve sömürgeleştirme için de bir vasıta teşkil etmişlerdir. Dolayısıyla Unicode kullanımı ağ tarafsızlığını ilgilendiren dünya-tarihsel bir mesele sayılmalıdır.

İkinci yön içerik tarafsızlığıdır. Bir metnin anlamı öğelerinin örgütlenimiyle belirlenir. Fakat bu örgütlenim aynı zamanda o metnin içeriğinin bir parçasıdır, bu içerikten ayrı ve onun üzerinde tutulan bir şey olamaz. Bu nedenle ağ tarafsızlığı salt teknik bir sorun gibi görülemez, internet’te iş(ti)gal edilen metin-işletici içeriğe içkin bir meseledir. Başka bir deyişle, nasıl ki üst-dil [meta-language] diye bir şey olamazsa, üst-veri [meta-data] diye bir şey de olamaz. Dolayısıyla dijital beşeriyet [digital humanities] ve büyük veri [big data] gibi çalışma alanları da ağ tarafsızlığını ilgilendiren meselelere dahil edilmelidir.

Işık Barış Fidaner, Alternatif Bilişim, Kasım 2014

[*] Harf aksanları sözüyle İ’deki nokta, Ç’deki çengel ve Ê’deki şapka kastediliyor.

pen-international.org

Continue reading

3 Comments

Filed under çeviri, bildiri

Hoşçakal Dünya: Karbonda Taşma Noktasını İyice Aştık — Sarah Emerson

Sarah Emerson — 28 Eylül 2016 — motherboard.vice.com

1475015789105257

Görüntü: Flickr/Rubén Moreno Montolíu

Bu hafta dünyanın sonunu ilan edebiliriz, çünkü atmosferik karbon seviyelerinde korkulan milyonda 400 parça sınırını resmen aştık. Daimi olarak.

Continue reading

4 Comments

Filed under çeviri, bilim

Genetik çalışmaya göre kediler Viking gemileriyle dünyaya hakim olmuş — Bec Crew

Bec Crew — 23 Eylül 2016 — sciencealert.com

cats-sailing_1024

Kediler Amerika’da oturulan evlerin yüzde 37’sinde ikamet etmezden binlerce yıl önce, dünya çapında köpeklerin kabaca 75 milyon katı sayıya erişmezden de önce, çiftçilerle, antik denizcilerle, hatta Vikinglerle kıtadan kıtaya geçiyordu, bilimcilerin keşfine göre.

Antik kedigil DNA üzerine ilk geniş ölçekli çalışma nihayet tamamlandı ve elde edilen sonuçlar bu esrarlı dostlarımızın 15 bin yıl kadar önce, kalbimize girmezden ve dünya çapında yayılmazdan önce Yakındoğu ve Mısır’da nasıl evcilleştirildiklerini ortaya çıkarmakta.

Continue reading

2 Comments

Filed under çeviri, bilim

“Bilmiyoruz” — The Times

Bugünkü sütunlarımız Cato sokağı komplosunun münasip ama dokunaklı nihayetini tarif etmektedir. Başkaldırı tertipleyip cinayet işleyenler ülkelerinin ihlal edilmiş yasalarına canlarını adilce teslim etmiştir. Eşit sayıda suçlunun aynı anda Old Bailey’de infaz edilmeleri olağandışı değildir; ama suç daha menfur ve bu kabahatlilerin cezalandırılması daha berbat oldukça, bunların birçoğundaki eşsiz karakterlerle de birleşerek ölümlerini tuhaf bir merak nesnesi kılmıştır. Bu nedenle, şahit olmak üzere infaza katılan kalabalıklar beklenmedik ölçüde olmuştur. Lakin şunu söylemek bizim için tatmin edicidir ki orada en müthiş düzen ve itidal muhafaza edilmiştir, ve suçlularla hiçbir sempati görülmemiştir, gerçi infazcı eliyle uğratılan ölümü görmenin en güçlü olanlarda terör uyandırmış olması beklenebilir. Zavallı insanların büyük kısmı Hıristiyanlığa beyan ettikleri inançsızlık ile ölmüşlerdir. Şimdiye kadarki suçlarının imanlarından mı kaynaklandığını yoksa suçlarının yakın zamanda mı bu imanı benimsemelerine yol açtığını bilmiyoruz.

The Times, 2 Mayıs 1820

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

screenshot-from-2016-09-26-13-24-52

NPG D36701; A May Day Garland for 1820 published by Samuel William Fores

published by Samuel William Fores, hand-coloured etching, published May 1820

2 Comments

Filed under çeviri

Europa’da Şaşırtıcı Faaliyetin Kanıtlanması Üzerine NASA’nın Medya Çağrısı

NASA — 20 Eylül 2016 — nasa.gov

m15-077a

MEDYA TAVSİYESİ M16-111

NASA, 26 Eylül Pazartesi günü EDT saatiyle 14:00’te, ajansın Hubble Uzay Teleskopu’yla Jüpiter’in buzlu uydusu Europa’dan çekilen görüntülerden çıkan yeni keşifleri sunmak için bir telekonferansa evsahipliği yapacak.

Astronomlar eşsiz bir Europa gözlemleme çalışmasının sonuçlarını sunacaklar, Europa’da yüzey altı bir okyanusun mevcutluğuna bağlanabilecek faaliyetin şaşırtıcı kanıtları elde edildi. Telekonferans katılımcıları şöyle:

— Paul Hertz, NASA Genel Merkezi Astrofizik Bölümü yönetmeni, Washington
— William Sparks, Uzay Teleskop Bilim Enstitüsü’nde astronom, Baltimore
— Britney Schmidt, Georgia Teknoloji Enstitüsü Dünya ve Atmosferik Bilimler Okulu’nda yardımcı profesör, Atlanta
— Jennifer Wiseman, NASA’nın Goddard Uzay Uçuş Merkezi’nde kıdemli Hubble proje bilimcisi, Greenbelt, Maryland

Telefonla katılmak için medyanın 202-358-1726 veya dwayne.c.brown@nasa.gov adresinden Dwayne Brown ile irtibat kurarak en geç Pazartesi öğlen medya mensubiyetlerini sağlamaları gerekiyor.

Telekonferansın ses kaydı NASA websitesinden naklen aktarılacak:

http://www.nasa.gov/live

NASA’nın Hubble Uzay Teleskopu hakkında daha fazla bilgi için:

http://www.nasa.gov/hubble

-bitti-

Steve Cole / Sean Potter
Genel Merkez, Washington
202-358-0918 / 202-358-1536
stephen.e.cole@nasa.gov / sean.potter@nasa.gov

Lynn Chandler
Goddard Uzay Uçuş Merkezi, Greenbelt, Md.
301-286-2806
lynn.chandler-1@nasa.gov

Ray Villard
Uzay Teleskopu Bilim Enstitüsü, Baltimore
410-338-4514
villard@stsci.edu

Son Güncelleme: 20 Eylül 2016
Editör: Karen Northon

 

2 Comments

Filed under çeviri, bilim, şey

Dijital aktarım: Enerji ve Entropi

(İngilizcesi)

Ne yapacağımı size söyleyeyim: Çabucak bu gönderiyi yazıp sonra süpermarkete gideceğim. Anlatacaklarım, Boston Lacan Çalışma Grubu’nun (BSLG) bugünkü “Lacan, Seminer kitabı 8: Aktarım, ders 12″ konulu toplantısına giderken yolda beliren düşüncelerdir. Toplantıda bu düşünceleri dile getirmem için hiçbir sebep yoktu, zira büyük Ötekimiz yoktuysa da tartışacak başka konularımız vardı. İyi ki de vardı.

20160910_163336

Sizi telefonumla tanıştırayım, gerçi o bir telefon sayılmaz çünkü onda SIM kart yoktur (daha doğrusu mikro-SIM kart yoktur, çünkü öbür telefonumda ikamet eden bir başka SIM kart vardır, nitekim o gerçek bir telefondur) ama şimdiki mesele bu değil. Continue reading

5 Comments

Filed under şey

Modernizmin merkezi sorunu — Alain Badiou

Bugün ben şöyle dile getirirdim: Siyaset güç alemi değildir, düşünce alemidir. Dönüştürmeyi amaçlamaz; önceden formüle edilemeyen imkanlar yaratmayı amaçlar. Siyaset durumlardan çıkarsanamaz, çünkü durumları siyaset tayin eder.

Peki bu eleştirel arkaplan üzerinde Lyotard neyi görünür kılar? “Bir başka dispositif” dediği şeyi. Ve bunun Kapital bakımından “ne diyalektik ne eleştirel, ama eş-imkanlı bir ilişki içinde” durduğunu söyler.

Kuşku yok ki modernizmin merkezi sorunu budur: Olumsuzluk ilişkisi nedir? Diyalektik olmayan başkalık nedir? Eleştirel olmayan eş-imkanlılık nedir? Ve arkaplanda, iki yol:

  • Sonsuzküçük olumsuzun yolu, hiçbir yüklemi olmayan boşluğun yolu, matematiklenebilen farksız çoksallığın yolu. Buradaki ilişki, saf mantıksal görünmedir. Siyaset bütün günsel [diurne] gücüyle korunur, çünkü alternatif bir süjeye ihtiyaç duymamıştır ve duymaz. “Proleter” benzeşmez ardışık tekilliklerin adıdır, tarihsel bir kuvvetin adı değildir. Benim izlediğim yol budur, hep eleştirdiği bu yol Lyotard’a göre, tarifsel cümlelerin normatif cümlelerle öldürücü eş tutulmasıdır, ya da işlevsiz Anlatının tersten sürdürülmesidir.
  • Öteki yol, kuramda hem Lyotard hem de Deleuze’ün tuttuğu yol, hiçbir olumsuzluk ya da diyalektik olmayan başkalık içermeyen bu ilişkiyi, Bergsoncu hayat dispositifinden veya nitel süreden alır. Örneğin: “Söz, pratik ve biçimlerin devrimci olabilecek bir algısı ve üretimi vardır, ama bunların büyük akımlara, büyük Triebe‘ye, görünen tüm dispositifleri yerinden edip işlemselliğin anlamını değiştirecek ana akışlara kapılacak duyarlılıkta olduğunun güvencesi yoktur.” [Dérive a partir de Marx et Freud, s.16] Gördüğümüz gibi kapılma, akışların nitel basıncını önşart koşuyor.

Ne kadar farklı olsalar da, aksiyomcu yol ile dirimci yol tek noktada ıraksarlar: ilişkiyi olumsuzluğa müracaat etmeden düşünmemiz gereken noktada, ölçülemez olanı herhangi bir ölçünün aşkınsallığı olmadan düşünmemiz gereken noktada. Gecenin şafakvari özelliği, ya da düşüncenin dikkate alması gereken şey o halde şudur: Birçok “eş-imkanlı” vardır ama bunlar “eş-düşünülebilir” değildir, Lyotard’ın kapılmadaki soruna uyguladığı formülü kullanırsak.

Yani, çokluk var. Ölçüşemez olan var, baş edilemez olan var. Burada ifadelendirdiğim metnin sonunda yok etme motifi böylece geri gelir. “Bu boyunduruğu anlayıp onun filozofu olmak yetmez; onu yok etmek de gerekir.”

Bu noktanın üstünde durmalıyız. “Yok etmek,” haksızlık ve boyunduruk karşısında talep edilebilen şeyden felsefeyi ayıran şeyin adıdır. “Onu yok etmek de,” felsefi anlayışı aşan şeydir. Ve eğer bu “yok etme”nin adı artık “siyaset” değilse, bunun adı ya da adları nedir? Siyasetin değersizleşip silinmesiyle kendimizi bulduğumuz bu karanlık içinde, geceyi yıpratıp yok ederken sabahı gözeten kimdir? Temelde, Lyotard’a göre tek bir soru vardır: Renk nedir, nerededir, ve nereden kökenlenir?

(Alain Badiou, Küçük Panteon, TR: Işık Barış Fidaner, çeviri değiştirildi)

ç.n.:

— Evet bir şey yok, bir şey yok! Herkes işine baksın! Herkes kendi işine baksın! Herkes işine dönsün, kendi işiyle meşgul olsun.

Evet dağılıyoruz, dağılıyoruz…

3 Comments

Filed under çeviri, kitap

Simgesel Makas

symbolic_scissors

Simgesel düzeni makasa benzeten bu görsel unsuru neden hazırladım? Şu yüzden:

Continue reading

5 Comments

Filed under şey