Tag Archives: Dicle Koğacıoğlu

Birlikte Hep Daha İyiye — derleme

birlikte-hep-daha-iyiye-kapakSon versiyon: 19 Mart 2017

(110 sayfa — PDFLaTeX)

İçindekiler

Aşkın Astronomik (Klaxons)

2017’nin Gelişi (Franco ‘Bifo’ Berardi)

Dünyadan Çeviri: Yayıncılığın sömürgeciliğine karşı ammeci bir kolektivizm

Çevirmenler, False’a Yanlış demeyelim, Fol diyelim (IBF)

Taş Kağıt Makas: Dilbilimsel Bir Yaklaşım (Altuğ Işığan)

Küresel Oyun Karmaşası 2017’nin teması…

Işığın çocuğu

Tam Gaz’daki Müthiş İlişki (Cara Ellison)

Twitter’daki #FolklorPerşembe hashtagi nasıl da küresel bir olaya dönüştü (David Barnett)

Neden Perşembe? Çünkü tek efsane! #FolkloreThursday (Dr. Işık Barış Fidaner)

Fırtınaya Doğru (Blind Guardian)

Mycorrhizae ağı (Wikipedia)

Ormanların İnterneti (Ed Yong)

Fedadan Kalanın Yüceltimi (Atharva Veda)

Eşitlik feminizminden farklılık feminizmine (Dicle Koğacıoğlu)

Savaş var (Leonard Cohen)

Kammenos Yunan ordusunun sınır karakolundan Ankara’ya katı bir mesaj gönderdi

Daha onbeş yaşındaymış

Destina (Yeni Türkü)

Doğrulanmış Bilgi Yerine Sentezlenmiş Bilgi

Can sıkıntısına varır (Zygmunt Bauman ile görüşme)

Horace ile Pete (Paul Simon)

“X’in yaptığı iş” bir damgalamadır (IBF)

Birlikte hep daha iyiye

Birlikte hep daha da iyiye

30 Eylül

Diğer kitaplar

2 Comments

Filed under çeviri, bilim, görüşme, kitap

Eşitlik feminizminden farklılık feminizmine — Dicle Koğacıoğlu

Namus üzerine fark edebildiğimiz şeylerden bir tanesi ötekinin erotikleştirilmesi gibi geliyor bana. Kanun, yasa, hukuk denen şey —bu ister devletin yasası olsun ister Birleşmiş Milletler’in ister aşiretin yasası olsun— fetişleştiriliyor. Nükhet, Yılmaz Erdoğan’ın Sıla dizisi örneğini verdi. Burada töre bir kitaba indirgeniyor. “Töre böyle istiyor. Ne yaparsın?” deniyor. Burada unutulan bir şey var. Biz 83 yıldır modern hukukla yaşıyoruz. Modern hukukta da bir kitap var. Hiçbir zaman modern hukukta da gidip sadece kitaba bakılarak karar verilmez. Modern hukuk da her zaman bir strateji ve mücadele alanıdır. Her kanun textinin bir sürü anlamı var. Anayasa bir şey der; genel kanunlar başka bir şey der; yönetmelikler başka bir şey der; hukukçuların kanaatleri başka bir şey der; yerelde var olan kültürel kavramlar başka bir şey der. Her hukuk kararı bunların mücadelesidir. Bunu sık sık unutuyoruz. Sanki modern hukuk da, aşiret de tek bir şey demiş gibi hareket ediyoruz. Bunların hepsini kültür olarak tanımlamak ve kültürü bir mücadele alanı olarak görmek gerekir. Benim kültürle ilgili çalışmam kültürü bir mücadele alanı olarak tanımlamamla başlar. Kültür, ben ve öteki kavramları üzerinden dönen bir mücadele alanıdır.

Continue reading

Leave a comment

Filed under makale