Tag Archives: Dünya Talebi

Dünya Talebi — derleme

AdsızSon versiyon: 21 Eylül 2021

Yazılar tek tek linklerden ya da kitabın etiket sayfasından (Dünya Talebi) okunabilir.

Işık Barış Fidaner

İçindekiler

Dünya Talebi ve Dünyadan Talep

Bilemeyebilgi, Bilmeyememe, Belirti, Bilirti

Makbul, Makul, Sanal

Hayal simgenin dolgusudur

Hayali Baba ve Sanal Ağanın Çelmesi

Ağlaşma ve Ağalaşma

Sanal Ağa Özentilerine Karşı: Kural, Kurul, Kurum, Kuram

Diğer derlemeler

求 : rica, istirham, yalvarma

Leave a comment

Filed under kitap

Dünya Talebi ve Dünyadan Talep — Işık Barış Fidaner

İnsanın dünya ile ilişkisi talep yoluyla kurulur. Her talebin özgül ihtiyaçlarla belirlenen bir konusu vardır. Ayrıca her talep mutlaka sevgi talebini yani muhatap alınma talebini de içerir. Talebin tikel yanı dile getirdiği ihtiyaçtır, evrensel yanı ise içerdiği sevgi talebidir. Lacan’a göre arzu, talepten ihtiyacı çıkarınca geride kalandır [1]:

Arzu = Talep – İhtiyaç

Continue reading

2 Comments

Filed under şey

Hayali Baba ve Sanal Ağanın Çelmesi — Işık Barış Fidaner

Sanal ağa ile hayali baba birbirinden kesin çizgilerle ayırt edilmelidir.

Hayali baba insan zihninin korkutucu veya merhametli bir figür, silüet ya da gölge olarak algıladığı bir izdüşümdür [1]. İnsanın dualar ettiği, bazen fedalar sunduğu, bazen de pazarlık etmeye çalıştığı Tanrı figürü, hayali babanın bir örneğidir. Saray aşkında aşık şövalyenin zihnine yansıyan Hanımefendi figürü de bir başka hayali baba örneğidir.

Sanal ağa ise insanların zihninde yer bulan hayali baba izdüşümlerine ayak basıp onların tepesine çıkarak o insanlar üzerinde yetki kullanma stratejisi uygulayan gerçek bir kişidir [2]. Tanrı’nın sözcüsü kılığında gezinen ve insanları buna inandıran bir din adamı tipik bir sanal ağa örneğidir.

Continue reading

3 Comments

Filed under şey

Hayal simgenin dolgusudur — Işık Barış Fidaner

Eğer günümüzde dijital dünyanın (veya dünyasızlığın) anlam üretiminin merkezine oturması sonucunda kapitalizm sahiden neofeodal ilişkilerle katmerlendiyse, bu yeni tarzın hayatımızda tuttuğu yeri tespit etmek pek de zor olmasa gerek. Geçen yüzyılın sonlarında neoliberalizm eliyle bütün kamusal bağların adım adım yozlaştırılıp para gibi bozdurularak özelleştirilmiş değerlere çevrilmesini ve belli ellerde toplanmasını (tam da bu sürecin merkezinde yer alan medya aracılığıyla) seyre daldığımız bir dünyada “kaliteyi uzaklarda aramayalım.” [1]

Continue reading

2 Comments

Filed under şey

Makbul, Makul, Sanal — Işık Barış Fidaner

Makul ve makbul kelimeleri birbirine benzer gibi gözükse de aslında birbirinden çok farklıdır: Makul “akla uygun” demektir, makbul ise “kabul gören” demektir.

Makbul deyince sevilen, popüler, halkın beğenisini kazanmış değerler anlaşılabilir. Ama aynı kavram, aslında temelsiz olduğu halde iktidara sırtını yaslayarak varlığını sürdüren sanal değerleri de ifade edebilir. Bu iki anlam arasındaki geçişkenlik, halkın değer ve beğenilerinin iktidarın nüfuz ve yönlendirmesi ile manipüle edilmeye müsait olduğuna işaret eder. Dolayısıyla bir değerin sevilmesi ve popüler olması, onun sahiden değerli olduğuna dair yeterli bir delil teşkil etmez. Makbul olmak son tahlilde itibari hatta sanal bir statüdür. “Devlet sanatçılığı” ile ilgili sorun tam olarak budur.

Continue reading

3 Comments

Filed under şey

Bilemeyebilgi, Bilmeyememe, Belirti, Bilirti — Işık Barış Fidaner

Bir şeyleri bilebilmek, bir şeyleri bilememeye bağlıdır. Bilmenin sınırlarını çizerek onu tamamlandıran şey, bilememektir. Bilginin kendisi ne kadar isabetli olursa olsun, o bilgi ile bilinen şeyin tam olarak ne olduğu bilinemez, ancak yaklaşık olarak tanımlanabilir. Bu yüzden bilgi alanları pratikte ilgi alanları şeklinde örgütlenir.

Continue reading

1 Comment

Filed under şey

Ağlaşma ve Ağalaşma — Işık Barış Fidaner

Ağ kavramı ağın içi/dışı ayrımına dayanır. Bir üye ağın ne kadar içindeyse o kadar ayrıcalıklı ama tabidir (simgesel iğdiş yoluyla yer edinir) ağın ne kadar dışındaysa o kadar serbest ama yoksundur (simgelenmeye direndikçe yersiz kalır). Ağın içinde olmanın temel avantajı ağın dışındakileri (unutarak veya inkar ederek) boşverebilme lüksüdür. Ağın içi ve dışı psikanalizdeki bilinç ve bilinçdışına benzer. Ağda iç/dış sınırını çizen mekanizma (bilinçdışındaki bastırma ve inkar yerine) sosyal medyadaki bloklama yetkisidir.

Continue reading

6 Comments

Filed under şey

Sanal Ağa Özentilerine Karşı: Kural, Kurul, Kurum, Kuram — Işık Barış Fidaner

Türkiye’de en küçük çocuktan en tepedekine kadar az çok ego inşa eden herkeste birazcık da olsa sanal ağa özentiliği olduğunu kabul etmeliyiz. Bu öyle özel şartlar gerektiren istisnai bir durum değildir, en alelade hadisedir, kültürel bir gerçektir [1]. Bu özentilerden bir tanesinin sarf ettiği şu söz belki de bütün sanal ağa özentilerinin ölümsüz mottosudur: “Ben böyle uygun gördüm.” [2] Continue reading

6 Comments

Filed under şey