Tag Archives: Farzet

Farzet — çeviri derlemesi

UntitledSon versiyon: 12 Haziran 2022

Yazılar tek tek linklerden ya da kitabın etiket sayfasından (Farzet) okunabilir.

İçindekiler

Farzet (John Lennon)

Hayatımız melodramlar gibi yapılanmıştır (Slavoj Žižek)

Heidegger: Uzakın Hiçora’dan Gelen Vicdan Çağrısını Duyan Nahora (Dasein) (Slavoj Žižek)

Antinomiler (Slavoj Žižek)

Akıl Altın: Yücelik Akıl Gücünün İkrarıdır (Slavoj Žižek)

Şarkı söylerim ummana (Led Zeppelin)

Azar Azar Arzula(la)tan İdealizme Karşı Fırıl Fırıl Dön-Dür(tüley)en Maddecilik (Slavoj Žižek)

Yoğulluk (absential): Olmazsa Olmaz Onsuzluk, (S)onlanmaz Vesile, (S)onlanır Vesile (Slavoj Žižek)

Merhum niceliklerin hayaletleri (George Berkeley)

Naman-ı Pir: Kanman İptir, Anlam: Al Nam! (les noms du père: les non-dupes errent) (Jacques Lacan)

Hafiye öyküleri ne bakımdan hayırlıdır (G. K. Chesterton)

Gerçelleşmeyi sürdüren görcül fazlası (Slavoj Žižek)

Kızılderili Masalı: Ölüp ölüp dirilen Çakal (Yaslı Kumru)

Žižek’in Miller’i inandırdığı mizansen (Robert S. Boyton)

Markov battaniyesi (Andy Clark)

Aya yelken açalım (Radiohead)

Diğer kitaplar

怙 : farzet

Yorum bırakın

Filed under çeviri, kitap

Şarkı söylerim ummana — Led Zeppelin

Şarkı söylerim günışığına, kahkaha atarım yağmurlara
Kur yaparım ayışığına, sallanırken doğa salıncağında
Adım atmışım eşikten, vakit yok çanta toplamaya
Randevum var gecikemem ümitvar günler balosuna Okumaya devam et

1 Yorum

Filed under çeviri, şarkı

Markov battaniyesi — Andy Clark

Markov battaniyesine adını veren matematikçi Andrey Markov (1856-1922) mühim eserlerinde yalnızca tek bir (mevcut) değeri saklayarak kendi geçmiş rotalarını hatırlayan soyut sistemleri incelemiştir. Markov zinciri denen bu sistemlerde sonraki hal yalnızca mevcut halin değerine bağlıdır. Buna Markov özelliği denir. Bu nedenle bazen bunlara ‘belleksiz’ sistemler de denir. Okumaya devam et

1 Yorum

Filed under çeviri

Žižek’in Miller’i inandırdığı mizansen — Robert S. Boyton

Žižek’in hocası, rehberi ve sponsoru olan Jacques-Alain Miller onun analisti de oldu. Analist-analizan yakınlığını Freudcular teşvik etmez ama Lacancıların hastalarla sosyalleşmesi olağandır. Tabi Lacan’ın en tartışmalı psikanalitik icadı değişken veya “kısa” seanslardı, bu araçla terapi sürecini kesintiye uğratarak hastanın direncini yeniyordu. Freud’un elli dakika süren “saat”lerinin aksine Lacan’ın seansları hastanın önemli bir söz sarf ettiğini sezdiği an sona ererdi – Okumaya devam et

1 Yorum

Filed under çeviri

Aya yelken açalım — Radiohead

Aya yelken açtım
Düşünmeden konuştum
Baksana ne oldu bedeli?
Devirdi beni ay huzmeleri
Kayan yıldıza yelken açtım Okumaya devam et

2 Yorum

Filed under çeviri, şarkı

Kızılderili Masalı: Ölüp ölüp dirilen Çakal — Yaslı Kumru

Çakal yolculuğa çıkıp yeni ülkeler görmek istediği için eşi Köstebek ve çocuklarını yoldaşı Porsuk’un evine bıraktı, Porsuk da onlarla ilgilenmeyi kabul etti.

“Düşman avına çıkıyorum yoldaş Porsuk,” dedi Çakal. “Gideceğim yerler çok tehlikeli. Bak bu çuval benim. Onu çadırın direğine as. Eğer bir gün direkten düşerse öldüğümü anlarsın. Astığın yerde durduğu sürece sağ olduğumu bil.” Okumaya devam et

1 Yorum

Filed under çeviri

Hafiye öyküleri ne bakımdan hayırlıdır — G. K. Chesterton

Hafiye öyküleri şu bakımdan hayırlıdır:

Medeniyet denen evrensel otomatizme başkaldıran isyanlar ve kaçış eylemleri vazetmek Kadim Adem’in ezeli eğilimi olsa da, polis harekatında bulduğumuz romans, en heyecanlı firar eyleminin ve en romantik ayaklanmanın zaten medeniyetin kendisi olduğunu bizlere bir kez daha hatırlatır. Okumaya devam et

2 Yorum

Filed under çeviri

Heidegger: Uzakın Hiçora’dan Gelen Vicdan Çağrısını Duyan Nahora (Dasein) — Slavoj Žižek

Kant’ta etik vazife ile Heidegger’de Vicdan Çağrısı arasında bir bağ yok mudur?

Heidegger’in Vicdan Çağrısı kavramı çoğu zaman formel kararcılığı yüzünden eleştirilir: Bu salt formel Ses, Nahora’ya (Dasein) sahici bir seçim yapmasını söyler ama özneye hangi seçimin sahici olduğunu anlamasına yarayacak hiçbir somut kıstas sunmaz. Okumaya devam et

5 Yorum

Filed under çeviri

Naman-ı Pir: Kanman İptir, Anlam: Al Nam! (les noms du père: les non-dupes errent) — Jacques Lacan

Baştan başlıyorum. Baştan başlıyorum çünkü bitirebildiğimi farzettim. Geçiş (passe) demiştim buna bir yerde: Geçmiş olduğunu farzettim. Ama işte geldiniz yine: “Geçmiş olduğunu farzettim”deki farzediş bana bir şeyi fark etme şansı verdi. Geçiş dediğim iş zaten böyledir. Ansızın size o ana dek geldiğiniz yeri görüp rahatlama şansı verir (relief: rölyef). İşte bu rölyef bu yılki seminer başlığımda dile getirilmiştir, ilandan okuyabildiniz ya?

1) les non-dupes errent
2) kanmayan dolanır/yanılır
3) kanmayan ipsizdir
4) kanman iptir
5) naman-ı pir (…kötü)
6) babanın adları (…beter)
7) les noms du père (…ou pire)

[anlam geçişleri: 1-2-3-4, 5-6-7; ses geçişleri: 4-5, 7-1]

Okumaya devam et

18 Yorum

Filed under çeviri

Gerçelleşmeyi sürdüren görcül fazlası — Slavoj Žižek

Görcül [virtual] gerçelden [actual] çıkarsanan ruhsuz-steril bir etki midir yoksa gerçeli yaratan üretken bir süreç midir?

Bu sorunun çözümü belki de bu iki işlemin mutlak özdeşliğidir. Deleuze’ün “sanki-sebep” işlemini hem görcülleşme hem de asgari bir gerçelleşme sayması bu özdeşliği düşündürmektedir (“sanki-sebep” görcül olanı hem çıkarsar hem de ona asgari ontolojik tutarlılığını verir). Okumaya devam et

1 Yorum

Filed under çeviri