Tag Archives: Hayat hayattır

Hayat hayattır — çeviri derlemesi

hayat-hayattir-kapakSon versiyon: 18 Kasım 2017

Yazılar tek tek linklerden ya da kitabın etiket sayfasından (Hayat hayattır) okunabilir.

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

İçindekiler

Mutlu Kimyasallarınızı Hacklemek: Dopamin, Serotonin, Endorfinler & Oksitosin (Thai Nguyen)

İlişkisizliğin kabullenilmesi (Alenka Zupančič)

Bir şeyin bilinçsizliğinde olmak (Alenka Zupančič)

Bilmek ve cinsel ilişkinin yokluğu (Alenka Zupančič)

Kadın sorunu, tam keyif ve lathouse’lar (Slavoj Žižek)

İşaret Değeri Üzerine (Slavoj Žižek)

Bir Leninist gözüyle işaretler (Slavoj Žižek)

Hayat hayattır (Laibach)

Bitkiler Mantarlarla Eşyaşam İçinde Olduğunda Daha Dayanıklı Oluyor

Mikorizalar bitkilerinizin beslenmesine yardım eder (Greg Quinn)

Kendi Başınıza Mikoriza Yaratmak (Aaron Miller)

Devlet (Laibach)

Bu akıl hastası BE bunağını ateşle terbiye edeceğim (Kim Jong-un)

Kuzey Koreli Dışişleri Bakanına Göre Trump Ülkesine Savaş İlan Etti (Hamish Macdonald)

Savaş (Laibach)

Etkileşimlerde Enformasyon Karmaşıklığı (Dr. Işık Barış Fidaner)

Leave a comment

Filed under çeviri, bilim, kitap, şey

Mutlu Kimyasallarınızı Hacklemek: Dopamin, Serotonin, Endorfinler & Oksitosin — Thai Nguyen

q3p6nct23e-2

Thai Nguyen — 14 Ekim 2014 — Ütopyacı Hayat

Para ağacınız olmayabilir ama mutluluk ağacınız olabilir. Dopamin, Serotonin, Oksitosin ve Endorfinler mutluluğunuzdan sorumlu olan dörtlüdür. Birçok durum bu nöroileticileri tetikleyebilir, ama yolcu koltuğunda oturmaktansa bilerek onların akmasına sebep olmanın yolları vardır.

Continue reading

1 Comment

Filed under çeviri, bilim

Bir Leninist gözüyle işaretler — Slavoj Žižek

Kriz & Eleştiri dergisinin 7 Kasım 2017’de yayınlanan “Bolşevik devriminin yüzüncü yılı” sayısında Slavoj Žižek’le yaptığı röportajdan küçük bir kısım.

IBF

Kriz & Eleştiri: Tarihsel maddecilik genelde her bir tarihsel dizilişin maddeci temelinin eleştirel analizini yapmakla ilgilenir, devrimci eylem imkânını açacak toplumsal çelişkileri arar. Ama toplumsal-tarihî durumların maddeci belirlenimlerinin analizi her bir konjonktürdeki tarih tecrübesinin –yani şu veya bu tarihsel döneme özgü imkânsızlıkların– analizini de içermelidir, çünkü yeni (olası) politik öznelerin ortaya çıkması verili bir devrimci özneleşme imkânını faaliyete geçirmeye yetmez. Geç kapitalist söylemin hegemonyasının ve “tarihin sonu” ideolojisinin ötesinde, Rus Devrimi’nden sonra tarihsel zaman tecrübemizin değiştiğine dair işaretler var mıdır? Bu devrim hakiki bir tarihsel kırılmayı ve kopuşu temsil eder mi? Öyle ki günümüzde tüm özgürleştirici politik faaliyet ve stratejide dikkate alınmak zorunda mıdır?

Slavoj Žižek: Leninist bir bakış vaziyetimizde ne gibi işaretler görürdü? Birçok işaret görürdü bence.

Öncelikle Lenin günümüzde ideolojinin işleyişindeki müthiş ironiyi hemen fark ederdi: İdeoloji tam tersi gibi gözükür, ideolojik ütopyaların köklü bir eleştirisi gibi gözükür. Günümüzde egemen ideoloji ütopyacı bir geleceğe dair olumlu bir vizyon değil, sinik bir tevekküldür, “dünyanın gerçekten böyle” olduğunun kabulüne eşlik eden uyarı, dünyayı (fazla) değiştirme isteğimizin olsa olsa totaliter bir dehşet getireceğini söyler. Başka bir dünyaya dair her vizyon ideoloji denilerek azledilir. Alain Badiou’nun harika ve isabetli ifadesiyle: Günümüzde ideolojik sansürün esas işlevi gerçel direnişi ezmek değil –o iş baskıcı devlet aygıtlarına aittir–, umudu ezmektir, her eleştirel projeyi gulag gibi bir şeye yol açacak diye hemen suçlamaktır. Geçenlerde Tony Blair’in aklında bu vardı, şunu sordu: “Post-ideolojik diyeceğim bir politikayı tanımlamak mümkün müdür?”

Continue reading

1 Comment

Filed under çeviri, görüşme

Kendi Başınıza Mikoriza Yaratmak — Aaron Miller

Aaron Miller — 28 Mart 2014 — motherearthnews.com

Bu makaleyi yazmak için oturduğumda toprak besin ağının derinlerine dalmak istedim. Farklı bakteri ve mikorizaların bitki ve ağaçlarla birlikte çalışarak onların kendi daha iyi ve güçlü versiyonlarını çıkarmalarına yardım etmelerini baştan aşağı ele almak istedim. Kendim ilham aldığım gibi size de ilham vermek istedim. Sonra fark ettim ki böyle yapmakla ortalıkta zaten bulunan bilgileri tekrar etmiş olacaktım. Bu harika bilginin kaynaklarına atıf yapmakla ve kendi sesimle yeniden yazmakla kalacaktım. Benim için de sizin için de sıkıcı olurdu bu.

Continue reading

1 Comment

Filed under çeviri, bilim

Mikorizalar bitkilerinizin beslenmesine yardım eder — Greg Quinn

Greg Quinn — finegardening.com

041096082-01_xlg

Toprağınızda olabilecek en değerli organizmalardan birisi Yunanca’da “mantar kök” anlamına gelen mikoriza adıyla bilinen mantardır. Mantarın tam adı gelecek kokteyl partinizde iyi bir izlenim verecektir: vesiküler-arbüsküler mikoriza (VAM), her bahçıvanın yakından tanıması gereken bu mantarın süslü adı.

Mikorizalar çoğu bitki köküyle incelikli eşyaşam ilişkileri kuran mantarlardır. Sebze, çiçek, funda ve ağaçların köklerini işgal eder; onları birbirlerine bağlar; ve hyphae denen ipliklerini kolonize ettikleri köklerden 200 kat daha uzak topraklara gönderir. Mikorizanın bu daha geniş alanda daha iyi su ve besin (özellikle de fosfor) toplayıp köklere geri götürme yeteneği vardır. Bitki bu hizmet karşılığında mantarın gereksindiği glukoz ile ödeme yapar.

Continue reading

1 Comment

Filed under çeviri, bilim

İlişkisizliğin kabullenilmesi — Alenka Zupančič

What is Sex? kitabından küçük bir kısım.

IBF

Özgürleşme çoğu zaman kendimizi (toplumsal) ilişkisizlikten kurtarmak olarak –ya da İlişki İdeali’ne (ulaşılamaz da olsa) yakınlaşmak olarak– kavransa da, Lacan bize çok farklı bir bakış açısı sunar. İlişkisizliği ortadan kaldırma (ve onu bir İlişki’yle değiştirme) amacı aslında tüm toplumsal baskıların alametifarikasıdır. Cinsel fark ve kadınların ezilmesi bunun çok iyi örnekleridir. En ezici toplumlar her zaman cinsel ilişkinin varoluşunu aksiyom olarak ilan eden (dayatan) toplumlar olmuştur: “ahenkli” bir ilişkinin önkoşulu (bu ilişkiye karışan) özlerin ve bu özlere bağlı rollerin tam olarak tanımlanmasıdır. Eğer bir ilişki olacaksa, kadınların şöyle şöyle olması gerekir. Yerini bilmeyen bir kadın ilişki imajını (mesela birbirini tamamlayan iki öğenin bütünlüğü, ya da başka türden bir “kozmik düzen”) tehdit eder. Buna karşılık psikanaliz, kadının aslında bu ezici düzenlerin ona atfettiğinden daha başka bir şey olduğunu söylemez, çok daha farklı ve çok daha güçlü bir iddia ile yanıt verir: Kadın varolmaz. (Daha sonra, cinsel fark ya da bölünme üstüne tartışmamızda buna döneceğiz.)

Continue reading

1 Comment

Filed under çeviri

Bir şeyin bilinçsizliğinde olmak — Alenka Zupančič

What is Sex? kitabından küçük bir kısım.

IBF

O zaman insan hayvanı ile diğer (cinsel) hayvanlar arasındaki fark ne olur? Doğanın insan istisnasına dayanmayan, onun yerine bizatihi cinsiyetlenmiş doğanın belli bir çıkmazına farklı bir tür ifade verilmesine dayanan bir fark mı olur? Cevabımız şu yönde gidecek: insan cinselliği cinsel ilişkiye bağlı imkânsızlığın (ontolojik olumsuzluğun) bizatihi belirdiği, gerçekliğin parçası olarak “kaydedildiği” noktadır. Freud’un keşfettiği tekil biçimde, bilinçdışı biçiminde kaydedilir.

Continue reading

1 Comment

Filed under çeviri

Bilmek ve cinsel ilişkinin yokluğu — Alenka Zupančič

What is Sex? kitabından küçük bir kısım.

IBF

Adem ve Havva’nın bilgi ağacından yedikleri zaman bildikleri şey tam olarak neydi? İncil’de bu hiç açık ve net değildir. Açık ve net olan, “iyi ve kötünün bilgi ağacı” formülasyonundaki “iyi ve kötü” (rov wa-ra) ifadesinin iyi ve kötünün bilinmesine ve ayırt edilmesine atıf yapmadığıdır (bu gayet taraflı bir okuma olurdu), aslında bu “herşey” anlamına gelen sabit bir ifadedir (“şu ve bu” dememizde olduğu gibi). Yani İncil’in bize dediği sadece onlar bilgi ağacından yedikleri zaman, Adem ve Havva’ya bilgi verildiğidir. Ve eğer bunun Lacancı bir okumasına kalkışırsak, şöyle ekleyebiliriz: şu veya bu belirli şeyin bilgisi değil, bizatihi bilginin (imleyici) yapısı onlara verilmiştir. Ve “bizatihi bilginin (imleyici) yapısı” ile gelen şey, bilinçdışının ayırısıdır: tam olarak bilgiyi enformasyon ve veriden ayırt eden şeydir. Başka bir deyişle, onlara iletilen şey tam olarak bilgiyi teşkil edici olan Urverdrängung‘un ayırısıdır. Ve işte bu yüzden bilgi ağacından yedikleri anda, dolaysız sonuç bir duygulanım oldu, kendi çıplak bedenlerinin görünüşünü utanç verici buldular. Bu utanç esasen ontolojiktir: eksik imleyenin (-1) yerinde belirir, bilginin yapısına inşa edilmiş imleyici eksiklikten dolayı: o belirir çünkü orada hiçbir imleyen belirmez…

Continue reading

1 Comment

Filed under çeviri

Kadın sorunu, tam keyif ve lathouse’lar — Slavoj Žižek

Yeni çıkan Incontinence of the Void kitabından bir kısmın Türkçe çevirisidir.

IBF

Felsefî olarak, “kadın sorunu” (bu eski, hiç münasip olmayan sözü kullanırsak) ne Badiou’nun önerdiği gibi yeni bir simgeleştirme ile çözülebilir, ne de kadının simgeleştirmeye direnen bir varlık olarak, simgeleştirme sürecinin “bölünemez kalanı” olarak yükseltilmesiyle çözülebilir. Bu ikinci yolu Schelling tutturmuştu, o “‘kadın’ gibi bir ifadenin ilkelerden türetilemeyeceğini biliyordu. Türetilemeyen şey anlatı hâline getirilmeli.” [1] Schelling’in gerçekliğin mantıksal yapısından (mefhumlar sistemi gibi sunulabilir) çıkıp ilksel dürtülerin Gerçeğine (orada çıkarımlar yoktur, ancak bir öykü anlatılabilir) ulaşması, yani logos‘tan mythos‘a doğru yaptığı hamle, Dişil olanın da öne sürülmesidir. Schelling bu düşünce çizgisini aşırıya götürdü: onun önermesine göre (ya da Sloterdijk’ın Schelling’e atfettiği önermesine göre) [2] dişil orgazm, cinsel hazzın bu en esrik anı (antik Yunanlar bunu zaten biliyordu) insan evriminin en yüksek noktasıdır. Sloterdijk hatta bu deneyimin Tanrı’nın ontolojik kanıtı rolü oynadığını iddia ediyor: orada biz insanlar Mutlak ile irtibata geçeriz. Schelling idealist kapalı çemberden çıkmayı denedi, maddeyi, organizmayı, hayatı, gelişimi getirdi, yani sadece saf mantıksal zihinle ilgilenmekle kalmadı, insan evrimi ile bedensel düzeyde, cinsellikte olup bitenlerle de ilgilendi: saadet sadece Aristocu düşüncenin kendini düşünmesi değildi, aynı zamanda adeta dayanılmaz bir azamiyetle kendi kendinin keyfini çıkaran bir bedendi.

Continue reading

1 Comment

Filed under çeviri

Devlet — Laibach

Devlet ormanların korunmasını, işlenmesini ve sömürülmesini sağlar

Devlet ulusal sağlığı, ulusal çalışma ve savunma yetkinliğini iyileştirmek amacıyla ulusun ve özellikle gençliğin fizikî eğitimini sağlar

Muamelesi giderek daha müsamahakâr olmakta, tüm özgürlükler hoşgörülmektedir. Yetkimiz halkın yetkisidir.

“Uluslarımızın kardeşliği ve birliği için bir kan denizi döktük ve kimsenin bu kardeşlik ve birliğe dokunmasına, içeriden sökmesine ve yok etmesine hiçbir şekilde müsaade etmeyeceğiz…” (Josip Broz Tito)

Continue reading

1 Comment

Filed under çeviri, şarkı