Tag Archives: Hobaraklar firarda

Hobaraklar firarda — derleme

Son versiyon: 28 Kasım 2017

Yazılar tek tek linklerden ya da kitabın etiket sayfasından (Hobaraklar firarda) okunabilir.

Işık Barış Fidaner

İçindekiler

Peter Nasıl Örümcek oldu? (Işık Barış Fidaner)

Dışlama üzerine

Nilgün’ün ölümü

Vavien’den çıkan ekstrem mesajlar

Sayıların özellikleri

Press ve Vizontele

Savunma (?)

Et ve Tırnak

Žižek Abbas

Sermaye = Yaşamı saymak

mahremiyeti neden tartışamıyoruz?

mekanlaşma ve makine biçimleri

“Devrimden Sonra” neyin filmidir?

Hobaraklar firarda (Işık Barış Fidaner)

xwe

karınca devrimi

duran insan ve direnen insan

Deli Dumrul

fışkiyeyi kim kırdı

Dünyanın merkezi

başka dilde iyi haber

yaman çelişki

fasulye

Türkçede yapmışlık türleri

Türkçede olmuşluk türleri

Leave a comment

Filed under kitap

Türkçede olmuşluk türleri

olmusluk

A ve Ap için bakılacak kaynaklar:

— Alain Badiou 1982 Théorie du Sujet 2009 Theory of the Subject [*]

— Işık Barış Fidaner 2014 Dialectics of Game Design [*]

1 Comment

Filed under şey

Türkçede yapmışlık türleri

yapmislik

A ve Ap için bakılacak kaynaklar:

— Alain Badiou 1982 Théorie du Sujet 2009 Theory of the Subject [*]

— Işık Barış Fidaner 2014 Dialectics of Game Design [*]

1 Comment

Filed under şey

fasulye

Filozoflar bugüne dek fasulyeyi çeşitli biçimlerde yemişlerdir, oysa esas mesele fasulyeyi hazırlamaktır. — Karl Marx (Fasulye Üzerine Tezler, 11. tez, f bendi)

IBF

1 Comment

Filed under çeviri

yaman çelişki

yaman_celiski

1 Comment

28 April 2014 · 3:25 am

Dünyanın merkezi

Nasreddin hocaya sormuşlar:
– Hoca efendi, dünyanın merkezi neresidir?
– İşte tam burasıdır!
Bunu derken eşeğinin ön ayağını bastığı yeri göstermiş.

Sonra aradan aylar, yıllar, yüzyıllar geçmiş. Günler geceleri, geceler günleri kovalamış. Güneş kah doğmuş kah batmış, dolanmış durmuş. Gel zaman git zaman, eşekler, katırlar, kervanlar, tüccarlar, ülkeden ülkeye taşıdıkları mallarla ve karşılığında taşıdıkları altınlarla hakikaten dünyanın merkezi olmuşlar. Deniz yolları, tren yolları, karayolları, şehirler, metropoller derken, önlerine gelen her şeyi silip süpürmüşler. Eski dünya gitmiş, eşeğin ayağını bastığı yerden yeni bir dünya doğmuş.

Continue reading

1 Comment

Filed under makale

fışkiyeyi kim kırdı

belediyenin önündeki fışkiyeyi kimin neden kırdığını anlamak için:

“Yanılmalı edimler elbette sayısız diğer anlaşılması güç amaçlara da hizmet edebilir. İşte ilk örnek. Bir şey kırdığım çok enderdir. (…) Öyleyse neden bir keresinde mürekkep hokkamın mermer kapağını yere düşürüp kırdım?

Continue reading

4 Comments

Filed under şey

Deli Dumrul

Deli Dumrul susuz bir dere üzerine köprü kurup “geçenden beş akçe, geçmeyenden on akçe” alarak yolkesicilik yapar ve Tanrıyı kızdırır. Tanrı canını alması için Aldacı’yı (İslam sonrası Azrail) gönderir, Deli Dumrul canını vermek istemeyince “kendi canın yerine can bul” der.

Continue reading

1 Comment

Filed under şey

duran insan ve direnen insan

arşimet’in “bana bir dayanak noktası verin, dünyayı yerinden oynatayım” sözünü biliriz.

işte direniş bu sözde olduğu gibi iki temel bileşenden oluşuyor: “duran insan” ve “direnen insan”. hareketin bütününde de, her birimizin kişiliğinde de bu iki temel bileşen mevcut.

Continue reading

1 Comment

Filed under şey

karınca devrimi

(dün akşamdan notlar)

gezi parkında karınca sürüsü gibi insan vardı. sürekli bir festival gibiydi.
çevredeki inşaat asfaltın altından çıkan bir kumsal olmuştu.
parkın ön tarafında ters çevrilip boyanmış araba cesetleri sergileniyordu.
arka tarafında birkaç iett cesedinin yanına büyük bir ateş yakılmıştı.
caddelere barikatlar kuruyordu gençler ve çocuklar. davul zurna dolaşıyordu.
çevredeki otellere girip çıkan, dolaşan, gezinen bir sürü yaya, karınca sürüsü.
havaya sinmiş ince bir gaz kokusu. sadece orada bulunmak insanda fizyolojik değişiklik yaratıyor, insanın ayağı, kolu ağrıyor, uçurumdan bakıp başının dönmesi gibi yani.
bir karınca devrimi başlamış.
okul öncesi karınca refleksleri, ilkokul düzeyinde sembolizm, ve suçluluk duygusundan arınma.
merkezde yani parkta karıncalar, onları çevreleyen örgütleyiciler, onları çevreleyen izleyiciler-yansıtıcılar, onları çevreleyen kornacılar, gürültücüler, bayrakçılar, onları çevreleyen… öylece durduğu yerde üzerinden büyük bir yük kalkanlar… kolu bacağı karıncalananlar… uyuşukluğu silinenler…

barış

1 Comment

Filed under deneyim