Tag Archives: Hoşgelirsin

Sıkıntı yok kardeşim — Pussy Riot

Alçakgönüllü ol, itaat etmeyi öğren, mal mülk hakkında endişelenme
Güçlü olana sadık kal oğlum çünkü güç tanrının lütfudur
Rusya’yı seviyorum
Vatanseverim
Kutsal sadelikle bir aziz gibi yaşa
Fazla yeme, alışveriş yaparken mütevazı ol
Ve yakında hazır olacaksın
Önce vekillik sonra bölge savcılığı
Komünist partiye katıl
Oligarşi yöneticileriyle arkadaş ol
Vatanseverim
Habarovsk’tan fırladım
Ve burada iş yapmaya karar verdim, geylerin filan olduğu Avrupa’da değil
Anavatanımız Rusya’da, yaşadığım yerde

Alçakgönüllü ol, itaat etmeyi öğren, mal mülk hakkında endişelenme
Güçlü olana sadık kal oğlum çünkü güç tanrının lütfudur
Rusya’yı seviyorum
Vatanseverim
Tabii Nice’e ya da Yunanistan’a tatile gitmek çok hoş
Kırım’a gitme ama, çok fazla elektrik kesintisi ve sıkıntı var
Ama bana sorarsan
Burada mı iş yapayım sınır dışında mı diye
Ben bizim eski usul Rus iş geleneklerimize sadığım derim
Önce, polisler seni sorgulama için kenara çeker
Sonra yanlışlıkla olmuş gibi yapacaksın
İstediğin herkesi diri diri yakarız
Fazla zeki olan herkes için hapishanede güzel işler buluruz
Hemşerilerimizin arkasını kollarız bilirsin
Arkadaşlar, kardeşlik burada kutsaldır
Sıkıntı yok kardeşim, Continue reading

1 Comment

Filed under çeviri, şarkı

Zorunda mıydın Mustir? — Else Von Freytag-Loringhoven

elsaSenin ki o bezgin ağzının ah tatlı kenarları Mustir
Bir dünya bezmiş asaletten bezmiş
Dahasından utançtan,nefretten kendi kendinden
Ne de asil ruh pek de çelimsiz vücud
Senin ki o vücud tam fare yemi.

Ve Mustir senin o bezgin ağzın her kenarı
Tatlı çaresiz alaylar daha da yeis
Ve onlardan soluk kan kırmızı zehirli köpükler besler
Çünkü o senin vücud tam fare yemi
Ve ne de ağır ölüyor.

Senin ki o bezmiş ruhun ne de asil Mustir
Dayanamaz kadın o senin gözlere yas tutar
O senin göz kapakların burun deliklerin senin o soluk yanağın
Dayanamaz senin o dudağının kıvrımına
O senin solgun kulağındaki kristale yas tutmaya
Dayanamaz amber renkli bal gibi
Yanar d/s-önerli sırıtışıyla af dilemeye

Senin ki o bezgin ağzının ah tatlı kenarları Mustir
O senin günahı geri al. Senin ki o acı oyunda mefta
Senin ki o vücudun işkencesioyunda kamçılar
Ve mükemmel akorda salak küçük çanlar
Çalar senin o gırtlağında
Sen harap bomboş bir ülkesin Mustir
Tükenmiş toprakları kumlu titrek tepeleriyle
Ne yemek ne su ve bundan utanarak
Sen sarsılırsın ve amber sarısı güneş
İner ufuktan
Sen seraplı çölsün götürürsün zihni meczuba
Yürütür ve açlık/la/dan öldürürsün.

(Mefk Maru Mustir Daas)

Türkçesi: Canan Coşkan

1 Comment

Filed under çeviri, şiir

Mevsimler Değişimi I, II — Dream Theater

~ I. Kızılca gündoğuşu ~

Sözsüz

~ II. Masumluk ~

Hatırlarım bir zaman
Kırılgan ham aklım
Kızılca gündoğuşunu izledi
Neler bulacağını hayal etti
Hayat heyecanla doluydu
Sıcak esen rüzgarı duydum
Sınırları keşfetmek gerek
Kış karından daha çok derinleşmek

Masumluk okşarken beni
Hiç böyle genç hissetmedim
İçimde ne çok hayat vardı
Özlemim daha çoğunu aramaktı

Ama artık o günler geçti
Ağaçtaki yaprak gibi değişti
Ebediyen uzaklara savruldu
Serin güz melteminin içine
Kar yere düştü artık
Ve güneşim pek parlak değil
Tutunmaya uğraşırım
Kalan son kuvvetimle

Haksızlık sığınağımda
Fenalık ve incelikle
Acıyı geçirmeye uğraşırım
Aynıyı bulmaya uğraşırım

Cehalet çevremi sarmış
Hiç böyle korkuyla dolmadım
Bütün hayatım içimden çekilmiş
Son yaklaşıyor…

(III, IV)

Continue reading

5 Comments

Filed under çeviri, şarkı

Aşırı yüklenme — Talking Heads

Korkunç bir sinyal
Tanınmayacak kadar zayıf
Nazikçe bir yıkılış
İçerilerin çıkarılması

Seslenmen beni etkiledi
Böyle anlara değer veririm
Sandığımızdan çok yaşlanmışız
… Birisinin gözlerinde

Sık sık geri dönülmesi
Ve hiç gözükmeden terk edilmesi
Merhametin bir koşulu
Havada bir değişiklik

Hatırlanacak bir manzara
Merkez kaybolmuş
Sorgulanan gelecekte ne olacağıdır
… Birisinin gözlerinde
Nazikçe yıkılışı
Bütün zeminlerin
Sakin yolda seyahat ediyoruz
… Aşırı yüklenme

(The Overload)

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

Bu ve birçok diğer şarkı ve söze facebook rastlantı bağlamı sağlayan Žižek and the Slovenian School (kısa adıyla Zatss grubumuza teşekkürler.

Continue reading

1 Comment

Filed under çeviri, şarkı

Zaaf / Sinir — Depeche Mode

Bir zaafım mı var?
Bir zaafım mı var?
Antenim mi bozulmuş?
Antenim mi bozulmuş?

Düşünüyorum da sen batıyorsan
Demek ki ben boğulacağım
İtiraf etmeliyim
Beni de devirecek bunalımın

Doğru yolda mıyım?
Doğru yolda mıyım?
Kötü bir zaman mı seçtim?
Kötü bir zaman mı seçtim?

Sanki benim gözlerimden hayal kuruyorsun sen
Niye karşı çıkayım senin başarın benim ödülümken

Ah kardeşim, gel bana yardım et
Ah kardeşim, beni anladığını söyle

Seni sinir mi ettim?
Seni sinir mi ettim?

Bir zaafım mı var?
Bir zaafım mı var?

Düşünüyorum da sen batıyorsan
Demek ki ben boğulacağım
Öyle sanıyorum ki savunulamaz bir konum içindesin

Ah kardeşim, gel bana yardım et
Ah kardeşim, beni anladığını söyle

Seni sinir mi ettim?
Seni sinir mi ettim?

Bir zaafım mı var?
Bir zaafım mı var?

Continue reading

2 Comments

Filed under çeviri, şarkı

Değişmez Pencere — Broadcast

Dikkat duyumsar
Acının şarkısını
Önsezen sözler
Notlar uzanır

Bu göğe çerçeve ol değişmez pencere
Seni itip açsın değişmez rüzgar
Hemen yakala çünkü onu acı ister
Tut soluğu şarkı söylemeden

Tüyler örülmüş
Desen bağlanmış
Her bir ölçüyle
Acı uçar

Bu göğe çerçeve ol değişmez pencere
Seni itip açsın değişmez rüzgar
Hemen yakala çünkü onu acı ister
Tut soluğu şarkı söylemeden

Continue reading

1 Comment

Filed under çeviri, şarkı

Ücret Kölesi — Placebo

Kaç git bütün sıkıntından
Kaç git bütün düşkünlüğünden, elveda
Endişe ve dertlerine, güle güle
Tek bir karar vermen yeter
Çokça cesaret, biraz vizyon, elveda
Endişe ve dertlerine, güle güle

Bu bir labirent sıçanlar uğraşsın diye
Bu bir yarış, sıçanlar için bir yarış
Sıçanlar ölsün diye bir yarış
Bu bir yarış, sıçanlar için bir yarış
Sıçanlar ölsün diye bir yarış

Bıktım usandım Maggie’nin tarlasından
Cadaloz kadın, kolu kırık, elveda
Endişe ve dertlerine, güle güle

Bu bir labirent sıçanlar uğraşsın diye
Bu bir yarış, sıçanlar için bir yarış
Sıçanlar ölsün diye bir yarış
Bu bir yarış, sıçanlar için bir yarış
Sıçanlar ölsün diye bir yarış
Yan kül ol
Kaç git
Kaç git
Kaç git

Continue reading

1 Comment

Filed under çeviri, şarkı

Astronomi Ustası — Pink Floyd

Berrak kireç yeşili, ikinci sahne
Kavga çıkmış bildiğin eski mavide
Aşağılara süzülen sesin yankısı
Çınlar yer altının buzlu sularında
Jüpiter’le Satürn, Oberon, Miranda
Ve Titanya, Neptün, Titan
Ödümü koparan yıldızlar

Kör eden sinyaller çırpınır,
Kırpışır, kırpışır, kırpışır dıkşın. Bom, bom.
Merdivende öcü Bay Tekin orada kim var?
Berrak kireç yeşili
Ses sarmalar yer altının buzlu sularını
Berrak kireç yeşili
Ses sarmalar yer altının buzlu sularını

Continue reading

2 Comments

Filed under çeviri, şarkı

Ergen ruhu kokuyor — Nirvana

Cephaneyi doldur ahbapları getir
Yenilmek ve rol yapmak zevklidir
Kadın aşırı sıkkın ve özgüvenli
Yok pis bir söz biliyorum

Selam, selam, selamınaleyküm.
Selam, selam, selam!

Işıkları kapatınca daha tehlikesiz
Burdayız işte bizi eğlendir
Aptal ve bulaşıcı hissediyorum
Burdayız işte bizi eğlendir
Melezdir
Albinodur
Sivrisinektir
Libidomdur
Ya he hey

En iyi yaptığım işte daha kötüyüm
Bu armağanla kutsanmış sayılırım
Bu küçük grubumuz hep vardır
Ve sonuna kadar hep olacaktır

Selam, selam, selamınaleyküm.
Selam, selam, selam!

Işıkları kapatınca daha tehlikesiz
Burdayız işte bizi eğlendir
Aptal ve bulaşıcı hissediyorum
Burdayız işte bizi eğlendir
Melezdir
Albinodur
Sivrisinektir
Libidomdur
Ya he hey

Tam neden tattığımı unuttum
Ha evet sanırım beni güldürüyor
Zor geldi bana bulması zordur
Aman be her neyse boşver

Selam, selam, selamınaleyküm.
Selam, selam, selam!

Işıkları kapatınca daha tehlikesiz
Burdayız işte bizi eğlendir
Aptal ve bulaşıcı hissediyorum
Burdayız işte bizi eğlendir
Melezdir
Albinodur
Sivrisinektir
Libidomdur
Ya he hey

İnkârdır
İnkârdır
İnkârdır
İnkârdır

Continue reading

1 Comment

Filed under çeviri, şarkı

Ketlenme ve Yüceltim — Melanie Klein

Melanie_Klein_yuceltim

Başarısız yüceltme ile ketlenme arasındaki farklar ve ilişki üzerine birkaç kelime daha eklemek istiyorum. Normal olarak nitelendirdiğim ve bastırma başarılı olduğunda ortaya çıkan bazı ketlenmelerden bahsetmiştim; analiz vasıtasıyla çözüldüklerinde, bunların kısmen çok güçlü yüceltmeler üzerine inşa edildikleri ortaya çıkmıştı. Bu yüceltmelerin biçim almış oldukları doğruydu, fakat tamamen ya da kısmen ketlenmişlerdi. Bunlar belirti oluşumu, nevrotik mizaç ve yüceltme arasında salınan başarısız yüceltmelerin niteliğine sahip değillerdi. Ketlenme oldukları ancak analiz sayesinde fark edildi; bunlar kendilerini olumsuz bir biçimde gösteriyorlardı, bir yetenek ya da eğilimin yokluğu veya bazen sadece azalması şeklinde. Ketlenmeler (daha önce de göstermeye çalıştığım gibi) kaygı olarak boşalım sağlayan aşırı libidonun yüceltmelerin üzerine aktarılmasıyla şekillenir. Dolayısıyla yüceltme, ketlenme şeklindeki bastırma ile azalır ya da yok olur, fakat belirti oluşumu engellenir, çünkü kaygı, histerik belirti oluşumundan aşina olduğumuz duruma benzer bir şekilde boşalır. Buna bağlı olarak, normal kişinin sağlık durumunu başarılı bastırmayla desteklenen ketlenmeler yoluyla elde ettiğini varsayabiliriz. Eğer bu ketlenmelere yatırılan kaygı miktarı yüceltme miktarını geçerse, sonuç nevrotik ketlenmedir, çünkü libidoyla bastırma arasındaki şiddetli rekabet artık benlik eğilimleri alanında gerçekleşmektedir, dolayısıyla nevrozlarda kaygıyı bağlamak için uygulananlara benzer süreçler harekete geçer. Başarısız yüceltmede düşlemler yüceltmeye giden yolda bastırmayla karşılaşıp böylelikle saplanırken, bir yüceltmenin ketlenebilmesi için gerçekten yüceltme olarak var olması gerektiğini söyleyebiliriz. Burada tekrar, bir yandan belirtiler öte yandan başarılı yüceltme arasındaki daha önce de değinilen tamamlayıcı diziyi postula olarak koyabiliriz. Ancak diğer yandan, yüceltmenin başarılı olduğu ve dolayısıyla benlikte kaygı olarak boşalmaya hazır az miktarda libidonun bastırılmış olarak kaldığı oranda, ketlenme ihtiyacı azalacaktır. Yüceltme ne kadar başarılı olursa, bastırmaya o kadar az maruz kalacağından emin olabiliriz. Şimdi burada tekrar tamamlayıcı bir diziyi postula olarak koyabiliriz.

Melanie Klein: Sevgi, Suçluluk ve Onarım, “Erken Analiz” (1923), TR: Bella Habip, s. 72

1 Comment

Filed under çeviri