Tag Archives: İnsan acıdan yapılmıştır

İnsan acıdan yapılmıştır — derleme

Son versiyon: 26 Kasım 2017

Yazılar tek tek linklerden ya da kitabın etiket sayfasından (İnsan acıdan yapılmıştır) okunabilir.

Işık Barış Fidaner

İçindekiler

Özel imalat, ücretler

Süreçler Kuramı

Karar vermek, ortaklaştırmak. Gerçek-sahte kararlar

Yeniden inşa, dinamik, statik, ayaklar, merkez, çevre

İnsan acıdan yapılmıştır

Kamusal-özel alan, normallik-delilik, rasyonel yaşam-irrasyonel çekirdek

Söylenen söylenişi, yapılan yapılışı, bilinç bilinç-içini, kap içeriği, kabuk maddeyi saklar

Anti-fetişizm

Ulusal ganglion sistemi, madde-kabuk olarak ulus-devlet

Fermantasyonla mücadele, protein zerki

mülkiyetin mekanik yorumu

izafiyet için basit bir formül

— hayalet uzuv, tepegöz, kara kutu, belirginlik, söylem ve algı

Leave a comment

Filed under kitap

hayalet uzuv, tepegöz, kara kutu, belirginlik, söylem ve algı

1 mayıs güzel ve coşkulu geçti. çok çeşitli katılımlar vardı. özellikle sinemacılar bayağı kalabalıktı. oyun geliştiriciler ileride sinemacılar-senaryocularla katılabilir diye düşündüm…

**(biraz da ‘riskler’)**

belki bir gün ‘open 1 mayıs’ mümkün olur.

Continue reading

2 Comments

Filed under şey

izafiyet için basit bir formül

soruları çoğalttıkça zamanı yavaşlatırız, soruları azalttıkça hızlandırırız (tek tek yanıtlayarak veya birkaç temel soruyla özetleyerek).

yanıtı belli olmayan her bir soru, bir ‘zaman kırılması’ gibidir.

Continue reading

1 Comment

Filed under makale

mülkiyetin mekanik yorumu

umut: kafamdaki potansiyel enerji. negatif bir sayıdır. nesnelere bağlanabilir veya bağlanmayabilir (nesnelere insanın kendisi de dahil).

beklenti: umudun nesneye bağlanmış hali. bir nesnenin kafamdaki yüksekliğidir. karşılanamayarak kalıcılaşabilir, karşılanarak yok edilebilir, veya nesnesinden kurtulup tekrar umut olabilir.

Continue reading

1 Comment

Filed under makale

Fermantasyonla mücadele, protein zerki

Düşünmek, okumak, yazmak.. Bunlar ne zaman bir enerji-sinerji dahilinde meydana geliyor ve ne zaman öylece boşlukta kalıyor. Bir düşünce, inanç, umut kendine yeterliyse niye zaman zaman ortaya çıkıp, zaman zaman ortadan kayboluyor? Müziğin rolü nedir? Enerji-sinerji tabir edilen şeyi beslemek, güçlendirmek mi, yoksa dışsallaştırıp mesafelendirmek, bir nevi mola verdirmek mi? ve bu molalarda ne oluyor, bilinçdışı armut mu topluyor, yoksa sinsice işler mi karıştırıyor. yani diğer bir deyişle acaba envanteri yeniden mi düzenliyor?

Continue reading

1 Comment

Filed under şey

Ulusal ganglion sistemi, madde-kabuk olarak ulus-devlet

Düzen, düzensizliğin ta kendisidir. Düzensizliğin mevcut, kendini devam ettiren belirli biçimidir. Düzen, kafası kopmuş delice koşan bir tavuk gibidir. Daha doğrusu, binlerce kafası olan, şekli şemali belirsiz garip bir yaratıktır. Bu yaratığın dağıtık sinir sisteminde her birimiz birer ganglion işlevi görürüz, bu işlevi ne zaman ve ne şekilde yerine getirdiğimizi anlamasak da. Bütün beynimiz, zihnimiz düzenin kontrolünde demiyorum, aksine beynimizin küçük bir bölümü düzenin sürmesi için yeterlidir, geri kalanıyla ne yaptığımız da düzenin çok “umrunda değildir”, nasıl olsa düzenin birlik-bütünlüğü sürdükçe diğer bütün çabalarımız nihayetinde (metalaşarak/şirketleşerek vs) bu düzenin bir momenti olmaya indirgenecektir.

Continue reading

1 Comment

Filed under şey

Anti-fetişizm

Günümüz kapitalist toplumu, temelde fetişizme, fetişizmin belirli bir biçimine dayanıyor. Eğer kapitalizmden kurtulacaksak, önce bu fetişizmden kurtulmanın bir yolunu bulmamız lazım. Fakat bunu garanti edebilecek bir halkın/işçi sınıfının/önderin/ideolojinin varlığına güvenmemiz mümkün değil. Yani şu anda söyleyebileceğimiz tek şey, gerçek bir değişimin bazı temel gereklilikleri olabilir.

Continue reading

1 Comment

Filed under şey

Söylenen söylenişi, yapılan yapılışı, bilinç bilinç-içini, kap içeriği, kabuk maddeyi saklar

Freud’un Schreber vakasından bir alıntı:

“Libido kopma işlemiyle özgürleştikten sonra ne işe yarar? Normal bir insan hemen yitirilen bağın yerine bir yedek aramaya başlar ve bu yedek bulunana dek, zihninde özgürleşmiş libido askıda tutulur ve gerilimlere neden olur, ruh durumunu renklendirir.”

(histeride şöyle olur, paranoyada böyle olur diye devam ediyor…)

Önceki bir yazıda, insanları acıyla dolu bir birleşik kaplar sistemine benzetmiştik. Acının akışkan ve katı halinden bahsetmiştik. Şimdiyse bu hal değişimi ile ilişkili bir ölçüden bahsedeceğiz. Sıcaklık diyebiliriz belki buna, hareketlilik ve düzensizlikle beraber arttığı için. Continue reading

4 Comments

Filed under makale

Kamusal-özel alan, normallik-delilik, rasyonel yaşam-irrasyonel çekirdek

İnsan neden garipser, neden susar, neden geri çekilir, neden sakınır, neden kaçar? Kaçtığımız bir şey midir, yoksa bir alan mıdır? Gerçek bir alan mı, yoksa kafamızda çizilmiş bir sınırın ötesi mi? Bu sınırın farkında mıyızdır? Bu sınırları değiştirebilir miyiz? İleri, geri çekebilir miyiz mesela? Yoksa sınır kendi kendine mi hareket eder, hangi yasalara göre? Bir tabuda olduğu gibi nesneden nesneye mi bulaşır? Bulaşan nedir?

Continue reading

1 Comment

Filed under şey

İnsan acıdan yapılmıştır

İnsan acıdan yapılmıştır. Hafıza ve düşünme yeteneğinin sınırları ve biçimini belirleyen acıdır. Hiç acı duymamış birisi hiçbir şeyi düşünmeye ve hatırlamaya ihtiyaç duymaz. Bu yüzden beni ben yapan şey biriktirdiğim ve harekete geçirdiğim, içimde sakladığım ve üzerimden akıp geçen tüm acılardır, bu acının hareketidir.

Continue reading

2 Comments

Filed under şey