Tag Archives: Işık

Işıkla Yaşarız — The Futureheads

İklimden şikayet etmekle hiç uğraşamam
Zira iyi yere basmışım ve tüy gibi uçuşmaktayım
İklimden şikayet etmekle hiç uğraşamam
Zira iyi yere basmışım ve tüy gibi uçuşmaktayım
Biz ışıkla yaşarız, ışıkla yaşarız, ışıkla yaşarız, ışıkla yaşarız
Işıkla yaşarız, ışıkla yaşarız, ışıkla yaşarız, ışıkla yaşarız

Continue reading

1 Comment

Filed under çeviri, şarkı

Işık — özel derleme

AdsızSon versiyon: 30 Temmuz 2021

Yazılar tek tek linklerden ya da kitabın etiket sayfasından (Işık) okunabilir.

İçindekiler

Benim duyduğumu sen de duyuyor musun? (Noel şarkısı)

İlelebet Savaşı (Led Zeppelin)

Yankılar (Pink Floyd)

Daha Işık Olsun (Pink Floyd)

Işıkla Yaşarız (The Futureheads)

Güneşin kalbine göre yapın ayarlamaları (Pink Floyd)

Marş (Leonard Cohen)

Yağmurlu bir gün daha (Deep Purple)

Kuzgun (Edgar Allan Poe)

Ateş böceklerine ne oluyor? (Melissa Breyer)

Hayatın yapıtaşları yıldız ışığından geliyor (Ray Cahill)

Işık hakkında muhtemelen bilmediğiniz sekiz şey (Matthew R. Francis)

Bilimciler geçmişte ne olduğunun gelecek olaylarla kararlaştığını gösterdi (Stephen Morgan)

NIH görme bilimcileri retinamızdaki çubukların kaynaklanmasına dair kuramı test ediyor

Salımlı Uyumlanma Ölüm Dürtüsüdür

İki tür ışık (Abdu’l-Bahá)

Işığın çocuğu

Diğer kitaplar

陽: güneş, pozitif

Leave a comment

Filed under kitap

Salımlı Uyumlanma Ölüm Dürtüsüdür — Işık Barış Fidaner

sun_stars_space_light-1024x629

“Bir başka bilimin dürtüler teorisini tanımlayıp bize altın tepside sunmasını bekleyemeyiz.” [1] Bunu diyen Sigmund Freud acaba böyle bir olasılık karşısında heyecan ve sabırsızlık mı duyuyordu? Yoksa sadece gerçekçi olup beklentisini mi düşürüyordu? Ne olursa olsun, bilimsel dürtüler teorisi umudunu terk etmek için bir sebep yoktur.

Aslında son yıllarda fizikçi Jeremy England’ın geliştirdiği “salımlı uyumlanma” (dissipative adaptation) adlı teori kulağa epeyce Freudcu gelmektedir [2]. Aynı Freud gibi England da “dürtü” (drive) terimini kullanır ama farklı bir anlamda. Dengedışı istatistiksel fizikte dürtü, bir fiziksel sisteme güç veren (onu güdüleyen veya “dürtüleyen”) dışsal enerji kaynağıdır. Dinamik etmen olarak dürtü sıklıkla döngüseldir ama bu özellik denge ile karıştırılmamalıdır.

Örnekler: Günışığı Dünya’daki hayatı dürtüler. Yerçekimi bu ırmak sistemini dürtülemekte. Bu gürültü delirmemi dürtülüyor (beni deliye döndürüyor). İlginçtir, bunlara aynı zamanda histeretik dengedışı sistemler denir çünkü bu sistemler bir tarihi (history) sahnelerler [3]: Geçirdikleri rastlantısal evrim boyunca maruz kaldıkları dışsal dürtüler hakkında enformasyon biriktirirler. Bu tarih nedeniyle sahneleme gerçekleştirme ile aynı şey değildir.

Continue reading

7 Comments

Filed under şey

Işığın çocuğu

Işıltı, oyuncu onu yönetmeye ilk başladığında, Lemurya ülkesinde bir sunak taşında uykudan uyanmıştır. Tutuşuk [ç.n. ya da Kıvılcık: Igniculus] adında bir ateş böceğiyle tanışır ve arkadaş olur, onun rehberliğinde Ormanın Hanımı’nın hapsedildiği odaya gider. Hanımı kurtarınca Işıltı’ya Lemurya tarihi anlatılır. Bir zamanlar Lemurya hakimi Işık Kraliçesi‘dir ama bir gece sır gibi kayboluvermiştir. Karanlık Kraliçe Gölge karanlıkta yükselmiş ve kızlarını Lemurya’nın ışığını çalmaya göndermiştir — güneşi, yıldızları ve ayı. Işıltı evine dönmesinin sağlanması karşılığında Lemurya’nın ışığını geri getirmeyi kabul eder. Hanım ayrıca Işıltı’ya iki dünyanın bir aynayla birbirlerine bağlandıklarını açıklar. Hanım Işıltı’ya elindeki yıldızları verir, bu da Işıltı’ya uçma yeteneği kazandırır.

tmp_8481-child_of_light_art-745371316
Continue reading

2 Comments

Filed under çeviri, oyun

İki tür ışık — Abdu’l-Bahá

sun_stars_space_light-1024x629

Güneş, Güneş Sistemi.

Abdu’l-Bahá — 5 Kasım 1912 — reference.bahai.org

Bugün hava kasvetli ve sıkıcı! Doğu’da hep gün ışığı vardır, yıldızlar hiç örtülmez ve çok az bulut vardır. Işık her zaman Doğu’dan yükselir ve ışınlarını Batı’ya gönderir.

İki tür ışık vardır. Güneşin gözüken ışığı vardır, onun yardımıyla etrafımızdaki dünyadaki hoşlukları ayırt ederiz – o olmasaydı hiçbir şeyi göremezdik.

Yine de, bu ışığın işlevi bize cisimleri gözüktürmek olsa da, o bize onları görme ya da taşıyabilecekleri çeşitli güzellikleri anlama gücünü veremez, çünkü bu ışıkta zekâ yoktur, bilinç yoktur. Bize bilgi ve anlayış veren ışık, zekânın ışığıdır, bu ışık olmasa fizikî gözler hiçbir işe yaramazdı.

Continue reading

3 Comments

Filed under çeviri, şey

Benim duyduğumu sen de duyuyor musun? — Noel şarkısı

Gece rüzgarı dedi ki küçük kuzuya:
Benim gördüğümü sen de görüyor musun?
Yukarıda gökyüzünde, küçük kuzu,
Benim gördüğümü sen de görüyor musun?
Yıldız, bir yıldız oynar gece karanlığında
Uçurtma gibi upuzun kuyruğuyla
Uçurtma gibi upuzun kuyruğuyla

Küçük kuzu dedi ki çoban çocuğa:
Benim duyduğumu sen de duyuyor musun?
Gökyüzünde çınlıyor, çoban çocuk,
Benim duyduğumu sen de duyuyor musun?
Şarkı, bir şarkı ağaçların tepesinde
Deniz gibi kocaman sesiyle
Deniz gibi kocaman sesiyle

Çoban çocuk dedi ki yavuz krala:
Benim bildiğimi sen de biliyor musun?
Continue reading

2 Comments

Filed under çeviri, şarkı

Yağmurlu bir gün daha — Deep Purple

Değişir ve değiştiği görülür
Gökyüzü çok üzgün görünür
Doğmuş gibi olur sanki dünya
Yağmurlu bir günde daha

Gün ışığını görmek isteyen
Kalbim ağlar ona seslenir
Bulut kapatır görmek isterim
Yağmurlu bir günde daha

Yağmurlu bir gün daha
Zihnim solmuş bir kez daha
İşte böyle yapar yağmurlu bir gün
Yağmurlu bir gün daha
Yağmurlu bir gün daha

Güneş başlar parlamaya
Yeni güne seninle bir güne
Tuhaftır güneşin yaptıkları
Yağmurlu bir günde daha

Yağmurlu bir gün daha
Zihnim solmuş bir kez daha
İşte böyle yapar yağmurlu bir gün
Yağmurlu bir gün daha
Yağmurlu bir gün daha

Continue reading

3 Comments

Filed under çeviri, şarkı

Marş — Leonard Cohen

Kuşlar ötüştüler
şafak sökerken
Baştan başla
dediklerini duydum sanki
Takılıp kalma
geçmiş olana ya da
henüz olmayana.
Ah o savaşlar
gene verilecektir
Kutsal kumruyu
gene yakalayacaklar
alıp satacaklar
ve gene alacaklar
o kumru hiç özgür olmadı.

Çınlat kulakları elinden geldiğince [1]
Kusursuz ikramını unut gitsin
Bir çatlak var
Çatlak var herşeyde
Işık işte böyle girer içeriye

İşaretler istedik
işaretler gönderildi:
ele verdi doğum
tükendi evlilik
Ve elbette dulluk
her bir hükümette —
herkes görebilir işaretleri.

Koşturamam artık
bu kanunsuz kalabalıkla
katiller yüksek makamlardan
dualarını seslendirirken.
Ama çağırmış da oldular
fırtına bulutunu çağırmış oldular
ve benim sesim onlara ulaşacak.

Çınlat kulakları elinden geldiğince
Kusursuz ikramını unut gitsin
Bir çatlak var
Çatlak var herşeyde
Işık işte böyle girer içeriye

Parçaları biriktirebilirsin
ama elde etmiş olmazsın toplamı
Marşı başlatmaya yeter
küçük kırık trampetin
Her bir kalp, her bir kalp
gelecektir sevdaya
ama mülteciler gibi

Çınlat kulakları elinden geldiğince
Kusursuz ikramını unut gitsin
Bir çatlak var
Çatlak var herşeyde
Işık işte böyle girer içeriye

Çınlat kulakları elinden geldiğince
Kusursuz ikramını unut gitsin
Bir çatlak var
Çatlak var herşeyde
Işık işte böyle girer içeriye
Işık işte böyle girer içeriye
Işık işte böyle girer içeriye

Continue reading

4 Comments

Filed under çeviri, şarkı

Hayatın yapıtaşları yıldız ışığından geliyor — Ray Cahill

original

Ray Cahill — 12 Ekim 2016 — 3tags.org

Hayatı bedenleyen sayısız harika biçim vardır, ama herhangi bir organizmayı en temel parçalarına ayırırsanız, malzeme hep aynıdır: hidrojen, oksijen, nitrojen ve diğer öğelere bağ kuran karbon atomlarıdır. Ama bu aslî malzemenin uzayda nasıl yaratıldığı sorusu çok eskiden beri gizemini korumuştur.

Continue reading

3 Comments

Filed under çeviri, bilim

Bilimciler geçmişte ne olduğunun gelecek olaylarla kararlaştığını gösterdi — Stephen Morgan

Stephen Morgan — 3 Haziran 2015 — digitaljournal.com

Avustralyalı bilimciler parçacıklara geçmişte ne olduğunun ancak gelecekte gözlemlenip ölçüldükleri zaman kararlaştığını kanıtlayan bir deney yaptı. O zamana kadar gerçeklik bir soyutlamadan ibaret.

lhc

Hadron Çarpıştırıcı

Continue reading

5 Comments

Filed under çeviri, bilim