Tag Archives: Jacques-Alain Miller

Olmayadabilir — çeviri derlemesi

olmayadabilir-kapakSon versiyon: 3 Nisan 2017

(54 sayfa — PDFLaTeX)

İçindekiler

“Brocken Hayaleti” Moher uçurumunda gözlendi

Büyük Patlama (Cursive)

Mikorize Paylaşım Ağlarının Ne Olduklarını Öğreniniz (IBF)

Dünya Gezegen Olmayadabilir (Michael Tanne)

Charlie Chaplin Nasıl Çuvalladı

Pippi Uzunçorap

Anında renkli televizyon (İsveç televizyonu)

Küçük Adam (Anonim)

Sunî istihbaratla öğretilen bilgisayar grafiği canlandırmasına bir tepki (Hayao Miyazaki)

Garip: Merkel el sıkışmak istedi, Trump karşılık vermedi (Jessica Estepa)

Telekulak iddialarıyla yüzleştirilen Trump Merkel’e “En azından ortak bir şeyimiz var, belki” dedi (Noah Friedman, Natasha Bertrand)

Japon Başbakan Şinzo Abe’nin ziyareti sırasında Trump’ın çevirmenin memelerine “kafayı taktığı” bildirildi (Chris Sommerfeldt)

Entropi (Kelly Osbourne)

Türkiye için #ScienceMarch #BilimYürüyüşü Twitter hesabı açıldı

Bilim Yürüyüşü Neden Halk’a Dayanamaz? (IBF)

Çok çok önemli bir şey (Jane Goodall)

Size yazarkenki umudum inkârcılığı yenmenizdir (Dr. Işık Barış Fidaner)

Psikanaliz ölçünün 1’inin himayesi altında geliştirilemez (Jacques-Alain Miller)

Ben bir Arktik araştırmacısıyım. Donald Trump benim atıflarımı siliyor (Victoria Herrmann)

Dünya’ya yaptığımızın 66 milyon yıldır hiç benzeri yaşanmamış diyor bilimciler (Chris Mooney)

Enerji Bakanlığı İklim Ofisi’nin “İklim Değişimi” Terimini Kullanması Yasaklandı (Robin Andrews)

Uzamsal Olandan Bileşimsel Olana Doğru (Dr. Işık Barış Fidaner)

Çok Boyutlu Cisimlerin İzdüşümlerinin Ve Arakesitlerinin Alınması

Elements (Eser Aygün)

Leave a comment

Filed under çeviri, bilim, kitap

Rendez-vous chez Lacan

İngilizce altyazılı belgesel.

Leave a comment

Filed under şey

İşte böyle — çeviri derlemesi

iste-boyle-kapakSon versiyon: 3 Temmuz 2016

(54 sayfa — PDFLaTeX)

İçindekiler

Cinsel ilişkinin yokluğu ve iki evrensel (Jacques Lacan)

Hatırlamak & Unutmak (Russell Grigg)

Baltalı Adam Anıtmezarı İstila Edip Vladimir Lenin’i “Uyandırmak” İstedi

Koşulların yazgısı (Alain Badiou)

Sevgili Britanya (Slavoj Žižek, Yanis Varoufakis)

Lobiciler Antlaşması (EDRi)

İkinci Geliş (William Butler Yeats)

Zehirlidir (Brendan Cox)

Engelli St. Jude hastası Havaalanı Polisi’yle kanlı boğuşmadan sonra havaalanı ve TSA’yı dava etti

NIH görme bilimcileri retinamızdaki çubukların kaynaklanmasına dair kuramı test ediyor

Ateş böceklerine ne oluyor? (Melissa Breyer)

Led Zeppelin’i mahkemeye götüren merdiven

Standart sapmada niye N-1?

Küçük Yıldıztaşı Dünya’nın Sürekli Yoldaşı (NASA)

Sahipsiz Gök geliştiricisi oyunun adı üstüne ‘gizli, aptalca’ hukuk kavgasına kapıldığını söylüyor (Michael McWhertor)

Efsane ve şeytanîlik (Jacques Lacan)

Büyücülük ve bilim üzerine (Jacques-Alain Miller)

Belçika Bunalımları (Stijn Vanheule)

6 Comments

Filed under çeviri, kitap

Büyücülük ve bilim üzerine – Jacques-Alain Miller

Kilise daha en baştan bilimsel söylemin gelip doğa diye koruduğu gerçeğe bulaşacağını algıladı, ama Galileo’yu hapsetmek karşı konulmaz bilimsel dinamiği durdurmaya yetmedi. Latince torpitudo diye, kâr, kazanç iştahı diye nitelenmesi kapitalizmin dinamiğini durdurmaya nasıl yetmediyse öyle – kâr anlamında Latince torpitudo sözcüğünü kullanan Aziz Thomas’tır.

Ümitsiz dava, ama Lacan şunu da demişti: Kilisenin davası belki de bir galibiyeti duyurur. Peki neden? Çünkü doğadan azat edilen gerçek o kadar beterdir ki giderek daha dayanılmaz hale gelir; kaybedilmiş düzene dair nostalji gibi bir şey vardır ve telafi edilemese de bir yanılsama gibi geçerliliğini sürdürür. Bilimsel söylemin fiilen açığa çıkışından önce, gerçeğe dokunmak için bir arzu; doğa üstüne eylemek, ona itaat ettirmek, onun gücünü harekete geçirmek ve yararlı kılmak biçimi altında ortaya çıkıyordu. Nasıl? Bilimden önce, diyelim ki bilimsel söylemin açığa çıkışından yüz yıl önce, bu arzu büyü denen şeyde tezahür etmişti. Büyü, çocukları eğlendirmek için kullandığımız gözbağı numaralarından farklı bir şeydir. Lacan büyüye o kadar önem verir ki Yazılarının son metni “Bilim ve Hakikat”te büyüyü hakikatin dört aslî konumundan biri olarak işaretler: büyü, din, bilim, psikanaliz. Bu dört terim ünlü dört söylemden bir şeyleri sezinler. Büyüyü doğrudan doğadaki imleyenin çağrısı diye tanımlar, ruh çağırma [incantation] imleyeni temelinde. Konuşulması –birinin, yani büyücünün konuşması– doğayı konuşturmak içindir, onu aksatmak içindir, bu da gerçeğin ilahi düzenini ihlal eder, öyle ki büyücülük bir cadılık türü sayılarak büyücülere eziyet edilmiştir. Fakat bu büyücülük, bu büyü deliliği, bilimsel söyleme duyulan özlemin dışavurulması gibiydi. Bilge Francis Yates’in savı buydu, ona göre hermetisizm bilimsel söylemin yolunu hazırlamıştır. Şu da tarihsel bir olgudur ki bizzat Newton seçkin bir simyacıydı. Ekonomist Keynes bu konuda yazdı, Newton’un yerçekimi yasalarına kıyasla çok daha fazla vaktini simyaya adadığını söyledi… Bilim tarihi branşında araştırma konusudur diye söylüyorum. Ama Alexandre Koyré’yi takip etmekle daha iyi ederiz, o aradaki farkta ısrar etmiştir: Büyü doğayı konuştururken bilim onun çenesini kapar. Büyü retorik ruh çağırma ya da kovuşturmadır [purgation]. Bilimde konuşma yazıya döner. Galileo’nun dediği gibi: Doğa matematiğin dilinde yazılmıştır. Şunu hatırlamalıyız ki öğretisinin aşırı ucunda Lacan –artık psikanalizi bilimsel kılma hırsı olmadığında– korkmadan sormuştu: Psikanaliz bir çeşit büyü değil mi? Bunu sadece bir kere söyledi, ama düşünülecek bir yankısı vardır. Böylece elbette doğanın mutasyonu başlar, Lacan’ın aforizmasıyla ifade edersek: “gerçekte bilgi vardır”. Yenilik budur, doğanın içine bir şey yazılmıştır.

Jacques-Alain Miller 2012 “21’inci Yüzyılda Gerçek” sunumundan

1 Comment

Filed under çeviri

“Sana Tahammül Ediyorum” — çeviri derlemesi

tahammul-kapakSon versiyon: 29 Mayıs 2016

(117 sayfa — PDFLaTeX)

İçindekiler

Çantanın dışarması meselesi

KAyıplı olmak (Jacques Lacan)

“Arzumu pompalayan sen, sen kötü ruhsun, geri git” (Anaëlle Lebscovits-Quenehen)

Kuzgun (Edgar Allan Poe)

İşte böyledir (Led Zeppelin)

Kahraman Kadının Seferi (Konstantinos Dimopoulos)

Blackwell sona yaklaşırken, Wadjet Eye bundan sonra ne yapacak? (Mike Rose)

Wadjet Eye’ı n distopik macerası Shardlight’ın yapımı

İşçiler İlerlemekte: Özel Edisyonla Daha Zor İlerleyin (Konstantinos Dimopoulos)

Büyük İskender (Iron Maiden)

Mecaz üzerine (Jacques Lacan)

Yasaya rağmen Lacan (Jacques-Alain Miller)

Otoyol (Jacques Lacan)

Otomobil ve Homo Psychologicus (Jacques Lacan)

Deja Vu (Iron Maiden)

Psikoloji nedir? (Georges Canguilhem)

Cennete Giden Merdiven (Led Zeppelin)

Irmağın kenarında (Anonim)

Boston Mayıs Günü 2016

Boston Psikanaliz Yüksek Okulu Öğretim Üyesi, APA ve işkence konulu New York Times makalesinde tanıtılan raporun yazarlarından birisidir

Çekmeli Dönmeli Kapılar (Radiohead)

Vergici (The Beatles)

Nüremberg Kodu

Tek bir Sansar Dünyanın En Güçlü Parçacık Çarpıştırıcısını Çökertti (Rachel E. Gross)

Planck ölçeği (Rashmi Shivni)

Rubik Kübikleri Üstüne Rubrik (Claude E. Shannon)

Britanya Sahilinin Boyu Ne Kadar? (Benoit Mandelbrot)

İnanılmaz (Guido Menzio)

Daha Işık Olsun (Pink Floyd)

Gevrekler Canlanmış! (Amber A’Lee Frost)

Cinsel fark üzerine (Slavoj Žižek)

Muamma: Şifreleme ve Cinsel İlişki (Scott Wilson)

Genç kız üzerine (Tiqqun)

Boş ve anlamdışı (Slavoj Žižek)

İnternete Övgü (Bertolt Brecht’ten bozarak)

Yazılarımı neden yazdım (Jacques Lacan)

Dolu konuşma (Jacques Lacan)

Konuşma üzerine (Maria Aristodemou)

Büyük Adalet Şöleni : Great Justice Fest (Metris Üniversitesi)

Suriçi acele

6 Comments

Filed under çeviri, kitap, oyun

Yasaya rağmen Lacan — Jacques-Alain Miller

Bu “yasaya rağmen” ne anlama gelir, eğer ciddiye alacaksak? Lacan ihlalciliğini gururla ilan etmiştir, ve o ihmalciyi oynar, işe yaramazı, serseriyi oynar. Genet, hatta belki Rimbaud buna başka adlar verirdi. Lacan, o halde, ilk başta, öğretisinin en başında, Ödipal yasanın merkezi olan “Babanın-Adı”nı icat edendir, ama kendinin de yasaya rağmen olduğunu söylemeden ortadan kaybolmak istemez.

Lacan aslına bakılırsa yasaya kafa tutan biriydi, en küçük detaylarına kadar.

Lacan yanınızda yolcu koltuğunda otururken arabayı sürmek hiç başınıza gelmemiştir, ama bilmelisiniz ki, onun “kesinlikle tahammül edilemez” bulduğu bir şey varsa, o da kırmızı ışıklarda durmaktı. Onun hatırı için kırmızı ışıklarda geçecek kadar ileri gitmedim, ki kendi sürdüğünde bunu hep yapardı, ama hep yeşil ışığa denk gelmeye uğraşırdım. Ama bir seferinde, iskelelerde, rue de Lille yakınlarında, kırmızı ışıktan kaçamadım. O zaman Lacan yetmişbeş ya da yetmişaltı yaşındaydı. Kapıyı açtı, dışarı adım attı, yaya yoluna çıktı, ve kendi başına devam etti, ağır ağır yürüdü, adeti olduğu gibi başını eğerek. Oğlak burcudur, Capricorn, ve bu burçta olanların tabiatına dair yapılan tarifler, her astroloji çalışmasında, ona eldiven gibi uyar. Işıkların öbür tarafında onu arabaya geri bindirmeyi becerdim. Ama bu akıldışı görünen davranışı onun yasaya rağmen‘inin bir formülden ibaret olmadığını çok iyi gösteriyor. Durdurucu tüm işaretler karşısında saf ve basit bir tahammülsüzlüğü var gibiydi. Bu, denebileceği gibi, onun katlanılmaz olanıydı, onun kendi gerçeğiydi.

Kızının bana anlattığı da şöyle.

Kuzey İtalya’dan onu alıp Uluslararası Psikanaliz Derneği Kongresi’nin yapıldığı Stockholm’e onu arabayla götürüyor. Yıl 1963, kongrenin konusu dişi cinselliği; Lacan’ın yürütme oturumundaki yerini İdareci kaldırıyor, Dolto’yla birlikte, bu da onun “afarozu” olacak, Lacan’ın sonraki yıl diyeceği gibi. Judith çok iyi araba sürer, düzenli, ortalama bir hızda, ve babası memnundur, mutludur. Kızı onun kırmızı ışıklara dayanamadığını bilir, bu yüzden, hiç rastlamayacak şekilde ayarlar. 500 kilometre boyunca mucize gibidir: tek bir kırmızı ışık bile yok! Kız hoşnuttur. Langres’dan çıkarken bir demiryolu geçidine gelirler: bir tren geliyordur, bariyer iniyordur. Ve Lacan şöyle der: “Seni bunca yoldan hiç getirmemeliydim.”

İnsanlar Lacan gibi davranacak diye korkmalı mıyım? Ötekiyle böyle bir ilişki, yasaklarının en meşrusuyla, böyle bir sabırsızlık ilişkisi, herkese verilmemiştir. Burada bulduğunuz etik çok sıradışı bir oluş şeklini adlandırır. Lacan Sainte-Anne Hastanesi’nde tıp stajı yaparken kendi uydurup personel odasının duvarına astığı sloganı alenen nakletmiştir: “Deli olmayı dileyerek deli olunmaz.” Bir doktor, psikiyatrist, profesör, itfaiyeci olmak – bunları insan fiilen dileyebilir, ama deli olmak oluşun başka bir boyutudur. O halde, Lacan olmayı dileyerek de Lacan olunmaz.

Lacanian Ink 39, “Lacan’ın Hayatı” makalesinden (2011)

1 Comment

Filed under çeviri

Utanç yahut Ötekinin Var Olmayışının Kanıtı Üzerine — Daniel Tutt

Son zamanlarda sosyal medyada “Utan!” buyruğuna giderek daha fazla maruz kalır olduk. Bu buyruk ona zemin oluşturan, çeşitli gerekçelerle destekleyip yaygınlaştıran ve şiddetini arttıran somut olaylardan (son örneği “Vahşet Bodrumu”) bağımsız olarak, kendi imleyici işlevi bakımından ne anlama gelir?

Bunu anlayabilmek için ~Viyanalı Psikanalistler~ facebook grubuna bir soru sorduk: “Utanç acaba genel olarak (bilinçli veya bilinçdışı) bir aktarımdan kaçınma hali olarak tanımlanabilir mi? Ben karşısına Biz’i koyan paradoksal bir Ben karşıtı savunma mekanizması sayılabilir mi?”

Chris Oliver Schulz, fikirlerimizi doğrulayacağını düşündüğü bu Daniel Tutt gönderisini [post] bize iletti, biz de Türkçeye çevirdik. Adam John Ost’un da katıldığı tartışma şöyle ilerledi: “Bütün sosyal etkileşimlerde aktarım vardır ve aktarımlardan kaçınılamaz,” “ama burada imgesel bağlamı olan politik bir çerçeve sözkonusu olduğundan,” “buna aktarımdan kaçınma değilse bile karşı-aktarım denilebilir. Aktarım hiç olmadığında şeyler işlenmeden kalırlar, yani Şey [das Ding] olarak kalırlar. Karşı-aktarım olduğundaysa inşa edilen belirli simgelerde kendi ifadelerini bulabilirler.”

~Çevirmenler~

Daniel Tutt — 7 Mart 2013 — danieltutt.com
Türkçesi: Işık Barış Fidaner, Canan Coşkan

Analizde analistin sorabileceği en sinir bozucu sorulardan birisi şu: “Evet, siz böyle diyorsunuz biliyorum, ama gerçekten böyle mi, yoksa bu dediğiniz daha çok bir istek/dilek gibi mi?” Veya, biliyorum ki onu aştığınızı düşünüyorsunuz, veya onun size hissettirdiğini özdeştirmiş olduğunuzu düşünüyorsunuz, ama gerçekten onu ardınızda bırakmak, onun ötesine geçmek istiyor musunuz? Analistin söylediklerinin çevirisi şudur: kendi belirtinizle [symptom] karşılaşıp onu tanımış olabilirsiniz, ama şimdi esas zor iş geliyor: bu belirtiyi derinlemesine çalışmanız, akla gelebilecek tüm açılardan onu ele almanız ve ona yönelik bütünüyle yeni bir ilişki içine girmeniz.

Continue reading

1 Comment

Filed under çeviri

Katı Olan Herşey Yüceltiliyor — çeviri derlemesi

kati-olan-hersey-kapakSon versiyon: 21 Eylül 2015

(60 sayfa — PDFLaTeX)

İçindekiler

Reich ile Einstein

Gri alanda (Slavoj Žižek)

Dünya gözüyle? (Pink Floyd)

Kriz: Çağdaş dünyanın hakiki ve sahte çelişkisi (Alain Badiou)

Kapital’den bir cümle ve paragraf (Karl Marx)

Fiilî ile Virtüel (Gilles Deleuze)

Güneşin kalbine göre yapın ayarlamaları (Pink Floyd)

Uzakınlık (Jacques-Alain Miller)

Yeni oyunlarda öykü anlatımı aksiyonu yenmekte (Douglas Heaven)

Kağıtlar, Lütfen: büyük ses getiren ‘sıkıcı’ oyun (Lucas Pope ile görüşme)

Dijital oyunlar, sanat ve gürültü: Today programındaki tartışmaya hükmeden eskimiş stereotipler (Keith Stuart)

Psikanalizin Sonlandırılma Kriterleri Üzerine (Melanie Klein)

Ben hayatta kalacağım (Gloria Gaynor)

Kapıya yaslanmayınız

Franz Kafka’ya mektup

3 Comments

Filed under çeviri, kitap, oyun

Uzakınlık (2) — Jacques-Alain Miller

2008, Türkçesi: Işık Barış Fidaner

(1)

5. a ⊂ A

Başkasında neyin özne olduğu ekseriyetle vurgulanır. Mesela Lacan bilmesi-beklenen-özneden bahsettiğinde, hiçbir zorluk yok gibi gözükür: Başkasında özne olmanın bir yolu bulunur. Fakat biz başka bir şeye, Başkasında neyin nesne olduğuna dikkat çekmeliyiz. Bu meseleyi Lacan’ın iki semineri, Etik ve Aktarım ile geliştireceğiz.

Continue reading

1 Comment

Filed under çeviri

Uzakınlık (1) — Jacques-Alain Miller

2008, Türkçesi: Işık Barış Fidaner

Lacan’ın “yakınlık” [intimité] teriminden türettiği uzakınlık [extimité] terimi, Seminer’de iki üç kere geçer. Bu terimi bir ifadelendirmeye, bir yapıya dönüştürmek, onu bir S1 olarak üretmek, böyle bir imleyenle ilk karşılaşmanın vereceği kafa karışıklığının ötesine ulaşmak bize düşecektir.

Continue reading

3 Comments

Filed under çeviri