Tag Archives: Jacques Lacan

Hayali baba üzerine — Jacques Lacan

Hayali babayla sürekli uğraşırız. Hayali baba, saldırganlık diyalektiğinin hepsinin, özdeşim diyalektiğinin hepsinin ve öznenin “babayla özdeşleşme” denen şeye erişmesine yol açan idealleştirme diyalektiğinin hepsinin ortak atıf noktasıdır. Bütün bunlar hayali baba seviyesinde gerçekleşir. Bu baba hayalidir deriz çünkü o “benim gibi”lerle (semblable) olan münasebetlere psikolojik destek sağlayan hayali ilişkiye entegredir; bunlar tam olarak türe dayalı münasebetlerdir, her libidinal fitnenin [1] ve her saldırgan açmazın kökeninde yatan münasebetler bunlardır. Hayali baba tipik karakter özellikleri ile ister istemez bunlara katılır. Bu hayali baba tanışık olduğumuz korkunç ve ürkünç babadır, birçok nevrotik deneyimin arkasında onu buluruz ve o çocuğun gerçek babasıyla ilişkili olmayabilir. Çocuğun düşlemlerinde bir baba figürünün filizlenmesine sıkça rastlarız – bu figür bir yüz gibi buruşur, çocuğun o anki gerçek babasından çok ayrı bir yerdedir. (…) Hayali babanın tümgüçlü baba olduğunu fark etmek kolaydır. Tanrı’nın evrensel düzenin güvencesi olduğuna dair bilindik kavrayışla dünyanın temellendirilmesidir bu. Gerçek ve fiziki olan bütün herşeyi Tanrı Ağa yaratmıştır.

[1] ç.n. “Fitne” insanı “meftun” eden herhangi bir şeydir. İngilizce karşılığı “captivation”.

Jacques Lacan’ın dördüncü seminerinden

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

2 Comments

Filed under çeviri

Bitmiştir — Jacques Lacan

Özne analize başladığında ya size hitap etmeden kendinden bahseder ya da kendinden bahsetmeden size hitap eder.

Size hitaben kendinden bahsedebildiği zaman analiz bitmiştir.

Écrits, s. 317

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

1 Comment

Filed under çeviri

Gerçek her zaman yerindedir — Jacques Lacan

Bir şey nasıl yerinde olmaz, olmadığı bir yer nasıl onun yeri olur? Gerçeğin bakış açısına göre bu kesinlikle anlamsızdır. Gerçek olan her şey her zaman ve ister istemez yerindedir, ona müdahale edildiğinde dahi. Gerçeğin en başat özelliği kendi yerini ayakkabısının topuğunda taşımasıdır. Gerçeği istediğiniz kadar bozun, bedenlerimiz paramparça olsa bile, o parçalar yerlerinde olmayı sürdüreceklerdir, her parça kendi yerinde olacaktır.

Continue reading

1 Comment

Filed under çeviri

Nazar — Jacques Lacan

Nazar sadece garip bir olumsallık biçiminde sunulur bize, ufukta bulduklarımızın simgesidir, tecrübemizin itkisidir, yani iğdiş kaygısını teşkil eden eksikliktir.

Göz ve nazar – bizim için dürtünün görsel alan düzeyinde tezahür ettiği bölünme budur.

Şeylerle ilişkimiz içinde, bu ilişki görme yoluyla teşkil edildiği ve temsil figürleri ile düzenlendiği ölçüde, bir şey sahneden sahneye kayar, geçer, iletilir ve her zaman oradan bir miktar sıyrılır – ona nazar adını veririz.

Jacques Lacan’ın 11’inci seminerinden küçük bir alıntı

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

Nazar

4 Comments

Filed under şey

Mycelium — Jacques Lacan

Freud’da rüya doğanın gördüğü bir rüya değildir, hareket veren bir arketip değildir, dünya için bir matris, ilahi bir rüya veya dünyanın kalbi değildir. Freud rüyayı belli bir düğüm olarak tarif eder, analiz edilen sözel biçimlerden oluşan bir çağrışımlar ağı olarak tarif eder, imlettikleri şeylerden dolayı değil de bir tür eşseslilikten dolayı bu sözel biçimler kesişim kurarlar. Öznenin aklına gelen üç tane fikrin kesişiminde bulunan tek bir kelimeyle karşılaştığınız zaman önemli olan tek şeyin o kelime olduğunu fark edersiniz. Mycelium’un etrafında en çok sayıda ipliği bir araya getiren ve yoğunlaştıran kelimeyi bulduğunuz zaman o kelimenin söz konusu arzunun gizli yerçekimi merkezi olduğunu bilirsiniz. Kısacası bu kelime demin bahsettiğim şeydir, söylemin bir delik oluşturduğu düğüm noktasıdır.

Jacques Lacan 2008 Benim Öğretim

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

Ayrıca bkz.

Mycelium, Sigmund Freud

Mikoriza

2 Comments

Filed under çeviri

İmleyişin matematiksel formelleştirmesi anlama aykırıdır — Jacques Lacan

Gerçek burada kendisini ayırt eder. Gerçek ancak bir formelleştirmenin açmazı temelinde nakşedilebilir. Bu yüzden matematiksel formelleştirmeyi kullanarak gerçeğe dair bir model sunabileceğimi düşündüm, zira matematiksel formelleştirme imleyişi üretmek için sahip olduğumuz en gelişmiş çalışmadır. İmleyişin matematiksel formelleştirmesi anlama aykırıdır – anlam-karşıtıdır (çelişkidir) dedim neredeyse. Günümüzde matematik filozofları matematik için “hiçbir anlamı yok” derler, Russell gibi bizzat kendileri matematikçi olsalar bile.

Encore’dan bir paragraf.

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

Not: Bruce Fink’in signifierness dediği signifiance’a “imleyiş” dedim. Bu terim, imlenen anlamdan bağımsız olarak imleyiş olayının kendisini belirtiyor.

Konuyu açarak bu çeviriye vesile olduğu için Batuhan Demir’e teşekkürler.

2 Comments

Filed under çeviri

Nazar Noktası — çeviri derlemesi

AdsızSon versiyon: 28 Temmuz 2020

Yazılar tek tek linklerden ya da kitabın etiket sayfasından (Nazar Noktası) okunabilir.

İçindekiler

Nazar noktası: Benden ne saklanıyor? (Joan Copjec)

Bilinçdışı düşünümsellik olarak öz-bilinç (Slavoj Žižek)

İmleyen olarak hiyeroglif (Jacques Lacan)

Signifier Neden Gösteren Değil İmleyen Olarak Çevrilmeli (Işık Barış Fidaner)

Fallusun İmletimi: İhtiyaç, Talep, Arzu (Todd McGowan)

Fallusun İmletimi (Jacques Lacan)

Psikanaliz ve BDT (Agnès Aflalo)

Freud ve Siyasallık (Mladen Dolar)

Bastırma ve defterden silme (Jacques Lacan)

Bilme öznesi ya da zulmün tanığı (Dany Nobus)

Özgür insanlar delilerdir (Jacques Lacan)

İş-bilgisi’nden Episteme’ye (Jacques Lacan)

Freud’un Kemikleri (Axel Fox ile röportaj)

Günümüzde Hegelci olunabilir mi? (Slavoj Žižek)

Tekrar ve kılık değiştirme (Gilles Deleuze)

Transgender üzerine (Slavoj Žižek)

Anne ve kaygı (Jacques Lacan)

Erkek bağı üzerine (Michael Downs)

Frantz Fanon beyaz düşmanlığına karşı çıkıyor

Adalet ve Açık Tartışma Üzerine Bir Mektup

Paradoksal Sınıflar (Jean-Claude Milner)

Yeni araştırmaya göre örümceğin ağı zihninin parçası (Bryan Nelson)

Joker üzerine devam: Apolitik nihilizmden yeni bir sola ya da Trump neden bir Joker değil? (Slavoj Žižek)

Isı dalgasında filozof olmak neden özellikle dayanılmazdır (Slavoj Žižek)

Greta Thunberg bir dahi değil – o bir havari (Slavoj Žižek)

İsteseniz de istemeseniz de insanlığın kaderini değiştireceğiz

Dördüncü imkânsız meslek: Bilim (Jacques Lacan)

Psikanalist Marguerite Derrida koronavirüsten öldü

Olağanüstü Hal Mi? Gönder gelsin! (Todd McGowan)

Toplumsal Mesafelenmenin Huzursuzluğu (Matthew Flisfeder)

Peki ya başarırsak? (Slavoj Žižek)

Firar hatları (Gilles Deleuze, Félix Guattari)

Kamuoyuna kötü haberleri verme hakkı kimdedir? (Slavoj Žižek)

“Parodi” hesaplar meselesi (Işık Barış Fidaner)

Güpegündüz Hırsız Gibi: İnsan-Sonrası Kapitalizm Çağında İktidar (Slavoj Žižek)

Hiçbir Zaman Yeterince İstihdam Edilebilir Olmamak: Patronun Arzusunu Tatmin Etmenin İmkân(sızlığ)ı (Colin Cremin)

Diğer kitaplar

睐: nazar

Leave a comment

Filed under çeviri, kitap

Fallusun İmletimi — Jacques Lacan

“Fallusun İmletimi” makalesinin McGowan alıntısında geçen paragraflarını çevirdim:

“Öteki’nde o konuşur” dediğimde, “Öteki” sözcüğü ile, konuşmaya başvurunun rol oynadığı herhangi bir ilişkide bu başvurunun uyandırdığı yeri adlandırıyorum. Öteki’nde onun konuşmasının nedeni, özne onu kulağıyla işitse de işitmese de, öznenin kendi imletici yerini, herhangi bir imlenenin uyanışının mantıken öncesinde, burada bulmasıdır. Onun o yerde (yani bilinçdışında) ifade verdiği şeyin keşfi, onun nasıl bir bölünme (Spaltung) pahasına teşkil edildiğini kavrayabilmemizi sağlar.

Continue reading

6 Comments

Filed under çeviri

Anne ve kaygı — Jacques Lacan

Bilmez misiniz ki kaygıyı kışkırtan şey annenin memesine duyulan özlem değil, memenin yakınlığıdır? Kaygıyı kışkırtan şey, kucağa geri alınacağımızı bize duyuran, bize belirten herşeydir. Söylendiğinin aksine, annenin varlık ve yokluk arasındaki gelgitinin ritmi değildir. Küçük çocuğun varlık ve yokluk oyununa bayılması bunu kanıtlar. Varlığın güvenliği yokluk imkanıdır. Küçük çocuk için en sıkıntılı şey, onun kendini dayandırdığı ilişkinin –onu arzuya dönüştüren eksikliğin– bozulma anıdır; ve bu ilişkiyi en çok bozan şey, hiçbir eksiklik imkanı olmamasıdır, annenin hep çocuğun tepesinde olmasıdır, özellikle de çocuğun kıçını sildiğinde.

Jacques Lacan, 10’uncu seminerden

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

Continue reading

1 Comment

Filed under çeviri

İmleyen olarak hiyeroglif — Jacques Lacan

Peki bir imleyen nedir? Size bunu defalarca söylediğim için burada bir kez daha ifade etmem gerekmiyor. İmleyen özneyi temsil eden şeydir. Kimin için? Bir başka özne için değil, bir başka imleyen için. Bu aksiyomu örneklemek üzere, çölde hiyeroglifle kaplanmış bir taş bulduğunuzu düşünün. Bu hiyerogliflerin ardında onları yazmış bir özne bulunduğundan hiç kuşkunuz olmaz. Ama her bir imleyenin sizi muhatap aldığına inanmanız hata olurdu – bunun kanıtı, onların hiçbirini anlayamamanızdır. Öte yandan onları imleyen olarak tanımlarsınız, çünkü bu imleyenlerin her birinin diğerleri ile ilişkili olduğundan eminsinizdir. Öznenin Ötekinin sahası ile ilişkisindeki mesele de budur.

Jacques Lacan, 11’inci seminer kitabından

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

Ayrıca bkz “Signifier Neden Gösteren Değil İmleyen Olarak Çevrilmeli”

107604017_1590154697810073_6949812977975329953_o

4’üncü Ramses’in mezarındaki hiyeroglifler. Krallar Vadisi, Thebes, Luxor, Mısır.

1 Comment

Filed under çeviri