Tag Archives: Jacques Lacan

İhtiyaç, Talep, Arzu — Jacques Lacan

calder

Arzuyu öyle kesin tanımlayalım ki siz de konuyu anlayabilesiniz. Konuştuğum biri seminerlerimde size çizip çizip açıkladığım şemayı devinen Calder yapıtlarına benzetti, isabetli bir benzetme (bkz Şekil 1). Arzu derken kastedilen şeyi dile getirmeyi deneyelim. Bu diyalektikte arzuyu tanımlayan özellik, devinen yapıtta talebin ötesinde bulunmaktır. Peki talebin ötesine neden ihtiyaç duyulur? Okumaya devam et

1 Yorum

Filed under çeviri

Salivation/Salvation: Herkese ihtiyacına göre ve herkesten yeteneğine göre! — Jacques Lacan

Varsayalım ki insanlık tek bir gerçekliğe ait olsun, hani şu ünlü yabani ve rastgele gerçekliğe ait olsun, ondan başka hiçbir gerçeklik olmasın.

İmletici bir şeylerle o gerçekliği dile getirmek makul olacaktır. Zihninizi odaklamak için varsayalım ki –kimi ekollerde dedikleri gibi– imleyen, bir şeylerin koşullanmasıdır; reflekslerin değilse de reflekslere indirgenebilen bir şeylerin koşullanmasıdır. Dil sanki hayvanlara çan çalınca salya akıtmayı öğretmek için laboratuvarda yaratılan suni şartlardan bambaşka bir düzene ait değilmiş gibi düşünelim şimdilik. Okumaya devam et

1 Yorum

Filed under çeviri

Obsesyonelin marifet gösterisi — Jacques Lacan

Size obsesyonellerin marifet gösterilerinden bahsettim. Nedir bu gösteri?

Bu iş için en az üç kişi gerekir: Tek başınıza marifet gösteremezsiniz, en az iki kişi olmalı ki bir performans başarılmış olsun, bir depar atılmış olsun. Ayrıca bir de kayıtçı veya şahit bulunmalıdır. Okumaya devam et

1 Yorum

Filed under çeviri

Aktarım ve Telkin — Jacques Lacan

hatlar

İhtiyaç yaklaşımına bağlı kalmayan bu iki hat, talebin iki ufkunu verir.

Alt hattaki talep dilegelmiş taleptir; şu veya bu ihtiyacın doyurulması talebidir ve dildeki şu veya bu darboğazdan geçerek ifade bulmak zorundadır.

Ama talep sadece dilegelmekle kalmaz, eğer varolacaksa muhatap –Başkası– aracılığıyla imleyenler düzlemine geçmelidir: Koşulsuz sevgi talebi buradan gelir ve muhatabın simgelenmesine bağlı kalır, yani yokluk arkaplanında varlık göstermesine, namevcut halde mevcut olmasına, üst hattaki ufukta belirmesine bağlı kalır. Herhangi bir nesneye aşık olunacaksa –sevilen nesnenin Eros’una ihtiyaç duyulacaksa– önce talep konumu kurumlaşıp sevgi talebi ufkunu yaratmalıdır. Okumaya devam et

1 Yorum

Filed under çeviri

Tüm-yankılaşım: Belki bir gün insanlığın söylemi kendi metniyle berrak semalarda öpüşüp barışıverir, kimbilir? — Jacques Lacan

Özne, bireyin “öznel” yaşantısının çok ötesindedir.
Özne, tam olarak varabildiği hakikat kadar ötededir…

Evet, öznenin kendi tarihsel hakikati kendi senaryosunda noksandır.
[eğer özne bir oyuncuysa yönetmenden sadece kendi repliklerini alabilmiştir]
Ama bu noksanlık yüzünden canını yakan toslamalarda…
Onun kendi bağ yeri bellidir yine de…
Ona hiç/pek ferahlık tanımayan en karışık sayfalarda bile [1]. Okumaya devam et

3 Yorum

Filed under çeviri

Lacan Televizyonda: Gerçeğin yamuluşu/sırıtışı (grimace)

Lacan’ın Televizyon konuşmasının ilk 13-14 dakikası
Altyazı: Işık Barış Fidaner

Tam metin:
Televizyon da aynı işi hayli hayli görür
Can toplam/yekün varsayımıdır, Dünya gerçeğin yamuluşu/sırıtışıdır

Sahneleme: Kaçak Çağ’la Kan (derleme)

3 Yorum

Filed under çeviri, film, laf sal atası

Ayna evresi: Böyle bir varoluş görülmemiş dünyada — Jacques Lacan

Aynalanan Ben paranoyak yabancılaşma ile toplumsal Ben’e dönüşür.

Ayna evresini sona erdiren o anda ‘benim gibiler’ imagosuyla özdeşim üzerinden ön-kıskançlık dramı başlar (çocukça geçişkenlik vakalarında Charlotte Bühler ekolü bunu çok iyi vurguladı) ve bundan böyle bu diyalektik Ben’i toplumsal gelişmeli hallere bağlayacaktır.

Başkasının arzusunun medyatik dolayımına sokarak bütün insani bilgilerin dengesini altüst eden bu dönüm noktası, diğer insanlarla rekabet içinde soyut bir denkleştirme üzerinden kendi nesnelerini kurar ve bunun sonucunda Ben’i öyle bir aygıta çevirir ki artık içgüdülerimden gelen her itkiyi tehlikeli sayarım, doğal bir olgunlaşmaya karşılık gelse dahi.

Dolayısıyla insanlarda olgunlaşmanın normalleşebilmesi kültürel bir aracıya bağlı kalır, cinsel nesnenin Ödip kompleksine bağlı kalışında da görülen budur [ensest yasağı]. E tabi analitik öğretide ayna evresinin libidinal bitişmesini adlandıran ‘ön-narsisizm’ terimi de ister istemez bu terimi icat edenlerin manidar gecikmelere besledikleri derin hisleri açığa vurmaktadır (le plus profond sentiment des latences de la sémantique). Okumaya devam et

2 Yorum

Filed under çeviri

Can toplam/yekün varsayımıdır, Dünya gerçeğin yamuluşu/sırıtışıdır — Jacques Lacan

(öncesi: Televizyon da aynı işi hayli hayli görür)

Bilinçdışı, ne acayip kelime!

Sahiden öyle. Sonuçta Freud daha iyisini bulamadı ama olan olmuş artık, geri dönemeyiz. Yadsımalı olduğundan bu kelime elverişsiz kalıyor, ona dair dünyadaki herşeyi farzedebilirsiniz –ki yapılır da bu hiç tereddütsüz– hatta dünyada olmayan şeyleri de…

Ben tasvip etmesem de sonuç aynıdır: Yeni fark edilen bir şeye ‘hiçbir yerde’ ifadesi kadar ‘her yerde’ ifadesi de yakışır. Bilinçdışı yine de çok isabetlidir. Okumaya devam et

11 Yorum

Filed under çeviri

Televizyon da aynı işi hayli hayli görür — Jacques Lacan

Ben her zaman hakikati dile getiririm. Hakikatin tamamını değil, çünkü tamamını söylemenin bir yolu yoktur. Tamamını söylemek harfiyen imkansızdır: kelimeler kifayetsizdir. Yine de bu imkansızlık yoluyla hakikat gerçeğe tutunur.

İtiraf edeyim: Bu güldürüye karşılık vermeyi denediysem de ancak çöpe yaraşır bir sonuca varabildim.

Bocaladım yani, ama böylece yanlışa düşmemeyi becermiş oldum, daha doğrusu savrulmamayı. Okumaya devam et

7 Yorum

Filed under çeviri

Totemsilintemsili (Vorstellungsrepräsentanz): Gerçekliği Sınayanın Derdi Ne? — Jacques Lacan

İyice bakın ve görün ki…

Gerçekliği sınayanın derdi gerçek bir mevcudiyeti teyit etmektir elbette ama işaretlerin mevcudiyetini! Freud’un en enerjik vurgusu budur.

Gerçekliği sınayanın maksadı kendi temsillerinin gerçek bir şeye tekabül ettiğinin teyidini almak değildir. Bu kulvarda filozoflara taş çıkartamayacağınızı artık anlasanıza bir zahmet!

Gerçekliği sınayanın amacı kendi temsillerinin sahiden temsil edildiğini teyit ettirmektir. Totemsilintemsili budur (Vorstellungsrepräsentanz). Okumaya devam et

1 Yorum

Filed under çeviri