Tag Archives: Jacques Lacan

İmleyen olarak hiyeroglif — Jacques Lacan

Peki bir imleyen nedir? Size bunu defalarca söylediğim için burada bir kez daha ifade etmem gerekmiyor. İmleyen özneyi temsil eden şeydir. Kimin için? Bir başka özne için değil, bir başka imleyen için. Bu aksiyomu örneklemek üzere, çölde hiyeroglifle kaplanmış bir taş bulduğunuzu düşünün. Bu hiyerogliflerin ardında onları yazmış bir özne bulunduğundan hiç kuşkunuz olmaz. Ama her bir imleyenin sizi muhatap aldığına inanmanız hata olurdu – bunun kanıtı, onların hiçbirini anlayamamanızdır. Öte yandan onları imleyen olarak tanımlarsınız, çünkü bu imleyenlerin her birinin diğerleri ile ilişkili olduğundan eminsinizdir. Öznenin Ötekinin sahası ile ilişkisindeki mesele de budur.

Jacques Lacan, 11’inci seminer kitabından

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

Ayrıca bkz “Signifier Neden Gösteren Değil İmleyen Olarak Çevrilmeli”

107604017_1590154697810073_6949812977975329953_o

4’üncü Ramses’in mezarındaki hiyeroglifler. Krallar Vadisi, Thebes, Luxor, Mısır.

1 Comment

Filed under çeviri

Jacques Lacan ile Söyleşi

fl

Aşağıda yer alan metin, Emilio Granzotto’nun Jacques Lacan ile Panorama dergisi için 1974’te yaptığı söyleşinin bir bölümünün çevirisidir. Söyleşi, Şubat 2004’te Magazine Littéraire’in 428’inci sayısında da yayımlanmıştır.

19 Haziran 2017’de Birtakım İşler sitesinde yayınlanmıştır.
Türkçeleştiren: Banu Barış

Continue reading

Leave a comment

Filed under çeviri

İş-bilgisi’nden Episteme’ye — Jacques Lacan

Felsefe, evriminin tamamı boyunca neyi adlandırır? Şudur – hırsızlıktır, kaçırmadır, efendinin manevralarıyla kölenin bilgisinin çalınmasıdır … İletilebilir bilgi olduğu belirtildiği ölçüde episteme’nin işlevinin tamamı… her zaman zanaatkarların –yani kulların– tekniklerinden alınmıştır. Bu bilginin özünü çıkartarak onu efendinin bilgisine dönüştürme meselesidir. (21)

Felsefenin tarihsel işlevi bu öz çıkartmadır, denebilir ki adeta kölenin bilgisine ihanet edilmesidir, böylece efendinin bilgisine dönüştürülmesini sağlamaktır. (22)

Bilginin başlangıcında kölenin dünyasına işlenmiş, oraya gizlenmiş olan şeyin aktarımı, yağmalanması, talan edilmesi meselesidir … Daha yakından bakarsak, kölenin bilgisinin ondan çıkarılması, Hegel’in adım adım izlediği tarihin tamamını kapsar. (91)

Köle… en başta bilgiydi. Efendinin söyleminin evrimi buradadır. Felsefe, efendinin bilgisini teşkil etme rolünü oynayarak, kölenin bilgisinin özünü çıkarmıştır. Bilim… bu işlev dönüşümünden oluşur, böyle ifade edilebilirse…

Öyle de olsa, bilgide kesinlikle bir zorluk vardır: Bilgi, iş-bilgisi (savoir-faire, know-how, iş-başında-bilgi) ile tam anlamıyla episteme olan şeyin karşıtlığında bulunur. Episteme, bilginin sorgulanmasından, damıtılmasından oluşmuştur. (173-74)

(17’nci seminer kitabından)

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

5 Comments

Filed under çeviri

Özgür insanlar delilerdir — Jacques Lacan

Özgür insanlar, sahiden özgür insanlar, delilerdir. Onlarda küçük a nesnesi talebi yoktur, o kendi nesnesini elinde tutar, o onun duyduğu seslerdir mesela. […] Deli, a nesnesiyle Öteki’nin mahalline tutunmaz, a nesnesini kendi kullanımında tutar. Deli sahiden özgür bir varlıktır. Deli, bu anlamda, bu gerçekdışılıktır, bu absürt şeydir, absürt… dahası absürt olan herşey gibi muhteşemdir. Filozofların tanrısına “causa sui” denirdi, yani kendi kendisinin sebebi; diyebiliriz ki deli kendi sebebini cebinde taşıyordur ve bu yüzden o delidir.

Jacques Lacan 1967 “Sainte-Anne psikiyatristleri için kısa konuşma”

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

Ayrıca bkz. “Hatırlamak & Unutmak” Russell Grigg

2 Comments

Filed under çeviri

Bastırma ve defterden silme — Jacques Lacan

Özne deneyimlemiş olduğu bir şeyin kendi simgesel dünyasına erişimini reddedebilir, bu şey iğdiş tehdidinden başka bir şey değildir. Öznenin bu olayı izleyen gelişiminin tamamı bu şey hakkında hiçbirşey bilmek istemediğini gösterir, Freud buna “bastırılmış” (Verdrängt, repressed) adını verir.

Bastırma etkisi altına giren şey geri döner, zira bastırma ve bastırılanın geri dönüşü aynı madalyonun iki yüzüdür. Bastırılan şey her zaman oradadır, semptomlar ve bir dizi başka fenomen yoluyla kusursuzca ifade edilir. Buna karşılık, defterden silme (Verwerfung, foreclosure) etkisi altına giren şeyin yazgısı bambaşkadır…

Defterden silinerek simgesel düzenden reddedilen şey, gerçek’te yeniden belirir.

Jacques Lacan 1955-56 Psikozlar

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

1 Comment

Filed under çeviri

Bu o değil — çeviri derlemesi

AdsızSon versiyon: 9 Haziran 2020

Yazılar tek tek linklerden ya da kitabın etiket sayfasından (Bu o değil) okunabilir.

İçindekiler

Sana sunduğum şeyi reddetmeni istiyorum çünkü bu o değil (Dany Nobus)

İdeal Ben, Ben İdeali, Üstben, Arzu Yasası (Slavoj Žižek)

Eril kimlik taslama (imposture) ile dişil kılık değiştirme (masquerade) (Jennifer Friedlander)

Cinsiyet farkının mantığı üzerine (Slavoj Žižek)

Magdalen Berns, Kadınlar Arasında Bir Kahraman (Madeleine Kearns)

Biyolojik Cinsiyet Var mı Diyen Twitter Kullanıcısı Adama Açık Mektup (Jonah Mix)

Transgender dogma naif ve Freud’la uyumsuzdur (Slavoj Žižek)

Freud’un “penis haseti”ne feminist yaklaşım (Mari Ruti)

Fuhuşun yasallaştırılmasından 17 yıl sonra “Alman Modeli” (Ingeborg Kraus)

Judith Butler üzerine: Bunun fallusla ne ilgisi var? (Caroline Criado-Perez)

Cinsiyet ve Aklın Ötanazisi (Joan Copjec)

Dünya yok (Battlestar Galactica)

Kadın tamamsızdır (Jacques Lacan)

Kadın olmak hiçbirşey olmaktır (Alenka Zupančič)

Diğer kitaplar

不: değil

Leave a comment

Filed under çeviri, kitap

Dördüncü imkânsız meslek: Bilim — Jacques Lacan

Bilimciler için kaygılanma zamanı gelmiş gibidir. Steril laboratuvarlarında, kolalı beyaz önlüklerle, bilinmeyen şeylerle oynayan, giderek daha karmaşık aygıtlarla uğraşan ve giderek daha komplike formüller icat eden bu ihtiyar çocuklar, hep yeni olan araştırmalarının neler getirebileceğini ve gelecekte neler olabileceğini kendilerine sormaya başlamaktadır. Nihayet, diyorum. Ya şimdiden çok geç kalındıysa? Biyologlar, fizikçiler, kimyacılar, diyorlar onlara. Ben deliler diyorum!

Continue reading

1 Comment

Filed under çeviri

Kadın tamamsızdır — Jacques Lacan

Erkek, imleyenden başka bir şey değildir. Kadın, erkeği imleyen olarak arar. Erkek ise kadını –burası size tuhaf gelecek– sadece söylem aracılığıyla konumlanan şey olarak arar; çünkü iddiam doğruysa, yani kadın tamamsızsa, kadında söylemden kaçan bir şey vardır her zaman.

Jacques Lacan, Yine/Hâlâ

Not: Paragrafı Murat Erşen’in Metis çevirisinden (sf. 41) alıp kısmen değiştirdim (“bir” tanımlıklarını attım, “imleyen” ve “tamamsız”ı ekledim).

Pas-tout için “tamamsız” çevirisini öneriyorum. İngilizce’de not-all ya da not-whole deniyor. All bir kümenin tamamıdır, whole ise bir şeyin tamamıdır. O yüzden “tamamsız” sözü pas-tout’yu karşılıyor. Žižek ve Zupančič’in söz ettiği ontolojik tamamsızlığı da belirtiyor. Ayrıca eyvallahsız olmak, kimseye eyvallahı olmamak çağrışımı da çok iyi bence.

Işık Barış Fidaner

13 Comments

Filed under çeviri

Semptom Üzerine Cenevre Konferansı — Jacques Lacan

Beni buraya çağırmış olduğu için Olivier Flournoy’a teşekkür etmeden başlamam olmaz, size hitap edebilmem için bana bir ayrıcalık sağladı.

Bana öyle geliyor ki, pratiğe başladığımdan bu yana, size en azından bir açıklama borçluyum –bu öncelikle uyguladığım ve ondan sonra da bir gün öğretmeye başladığım olgu hakkında bir açıklama.

Türkçesi: Özgür Öğütcen

Kaynak: L’innomable

Leave a comment

Filed under çeviri

Cevherin İhtilâfı — çeviri derlemesi

cevherin-ihtilafi-kapakSon versiyon: 28 Şubat 2017

(42 sayfa — PDFLaTeX)

İçindekiler

Gönüllü emeğin takdir edilmesi (IBF)

Totoloji hâlinde topoloji (IBF)

En az o kadar küresel bir dalga (Albert Einstein)

Uzay ve zaman ve düşünce (STNG)

Kuantum Sıçraması Esas İmleyendir

Yücenin iki şekli (Slavoj Žižek)

Bağdaşım yanılsaması (Slavoj Žižek)

İhtilâf (G. W. F. Hegel)

Kategoriler (G. W. F. Hegel)

İlişki tersine çevrilmiştir (G. W. F. Hegel)

Faktörlerin listelenmesi düşünceye terminus olmaz (G. W. F. Hegel)

Hiç durmadan kendini bu impulstan kurtarma eylemi (G. W. F. Hegel)

Olsa olsa lüzumsuz birer tekrarlama sayılabilir (G. W. F. Hegel)

Dışaran dolaysız bilgi salt bir olgu hâlinde öne sürülür (G. W. F. Hegel)

Ayaklarımla düşünürüm (Jacques Lacan)

Bir Çevrede Yürümeye Dair Bakış Açıları (Işık Barış Fidaner)

Trimetilamin (Jacques Lacan)

Niceliğin Niteliğe Dönüşüm Kanunu Hakkında (Friedrich Engels)

Çalınmış Mektup (Jacques Lacan)

Alethosfer (Jacques Lacan)

Samilyonerce (Jacques Lacan)

İki tür ışık (Abdu’l-Bahá)

Diğer kitaplar

7 Comments

Filed under çeviri, kitap, şey