Tag Archives: Kaplan Kaplan

Birlikte hep daha da iyiye

Kırksekiz tane olmaları vesilesiyle manzara halinde Yersiz Kitaplar sunulur.

Otuzuncu kitabın eksiklerini tamamlayan Boston Raporu: B yüzü çıktı.

İngilizce şarkı derlemesi I am now hungry çıktı.

Duran Kaya Siyu Kabilesi, Yazarlar Direnişte, Bilim Yürüyüşü, Büyülü Direniş gibi Amerika merkezli temaları ele alan İmletim Savaşları I ve II çıktı.

Karışık çeviri derlemeleri Kaplan Kaplan ve Cevherin İhtilafı çıktı.

Hoşgelirsin ve Sesler‘den sonra üçüncü Türkçe şarkı derlemesi olan Doksanların Rüyası çıktı.

On küsur yıl önce Evrensel Gençlik‘te yazdığım yazıları derledim. Annemle babamın ben beş yaşımdayken yayınladıkları İntihar Yazıları‘nı yayınladım.

Üniversitelerde “textbook” teriminde imletilen rehberlik edici ve yol gösterici işlevleri [*] üstlenmesi maksadıyla [+] İngilizce derleme Introduction to Sociotechnical Cognition‘ı yayınladım.

Mart başında önceden çevirdiğim şarkıları eser sahiplerine göre tasnif ederek dört tane eser sahibi derlemesi çıkardım: Herşey Yerli Yerinde, Ey Sen, Size Özel İsa, Bu Hayatın Ötesine.

Lambert Academic Publishing’den Lüdmila Çepan hanıma özür notuyla doktora tezim A Bayesian Approach To The Clustering Problem With Application To Gene Expression Analysis‘i yayınladım.

Konuyla ilgili yazıları içeren Öbekle Geç‘i yayınladım.

Gölge ile Hayal‘i yayınladım.

Birlikte Hep Daha İyiye‘yi de birazdan yayınlayacağım.

Bütün bunlar Şubat ve Mart aylarında hazırlandı.

Gelecekte gelecek hayalet kitapları hayal etmek üzere soru işaretleri tablonun alt satırlarına dizildi.

Bu ontolojiyi kaldıramayan tüm taraflar buradaki tabloyu kendilerine yönelik kocaman bir nanik gibi yorumlamakta hâlâ [encore] özgürdür.

Işık Barış Fidaner

[*] Kendi hayat ve fikirlerine gelecek bulmak için üniversitelere gelen öğrencileri yirminci yüzyılın kafası karışık paradigmalarında çırpındırarak geçinip giden “hocaların” bu işlevi üstlenebildikleri doğrusu pek söylenemez. Fukuşima patlama bölgesine gönderilen robotlar bile ölüyormuş. Türkiye’deki solcu bıyıklı medyalarınız size bunları anlatıyor mu?

[+] Özellikle de Facebook’taki Žižek and the Slovenian School grubumuzdaki arkadaşlar nezdinde bu işlevleri üstlenmesi maksadıyla.

wark-kapak badiou-kapak borromean-kapak lenin-kapak square-kapak
gorce-kapak lenin-syriza-kapak no-futur-kapak kati-olan-hersey-kapak kucuk-panteon-kapak
renk-nedir-kapak bosch-kapak postmortem-kapak iletisimin-kalbi-kapak yikilis-kapak
ne-dolaplar-pesindesin-kapak hosgelirsin-kapak korkma-kapak aaron-kapak tahammul-kapak
sesler-kapak iste-boyle-kapak bizim-olmayacaksa-kapak adalet-ozel-kapak baris-ve-bilgisayar-kapak
paskalya-adasinin-esrari-kapak dualarimiz-kapak bilinen-kapak karga-kapak karga-kapak
bbyuzu-kapak hungry-kapak imletim-kapak kaplan-kaplan-kapak evrensel-genclik-yazilari-kapak
doksanlarin-ruyasi-kapak sociotechnical-kapak imletim-ii-kapak cevherin-ihtilafi-kapak intihar-yazilari-kapak
hersey-yerli-yerinde-kapak ey-sen-kapak size-ozel-isa-kapak bu-hayatin-otesine-kapak bayesian-kapak
obekle-gec-kapak golge-ile-hayal-kapak !!! ? ?
? ? ? ? ?

1 Comment

Filed under çeviri, kitap

Kaplan Kaplan — çeviri derlemesi

kaplan-kaplan-kapakSon versiyon: 12 Şubat 2017

(76 sayfa — PDFLaTeX)

İçindekiler

Kaplan (William Blake)

Hayatın yapıtaşları yıldız ışığından geliyor (Ray Cahill)

Quark’ın Finnegans Wake ile ne ilgisi var? (Merriam-Webster)

Karanlık evreni arayan fizik, çarpıştırma verileriyle ziyafet vermeye hazırlanıyor (Tom Miles, Ruth Pitchford)

Laboratuvardaki herkes (Aslı Erdoğan)

Fizik ve kadın gerçeği üzerine

Karımı seviyorum. Karım ölmüş. (Richard Feynman)

Ayrımcılık: Enformel, Fizikî, Formel, Elektronik

Kanıtlanmış bir olguyu kabullenmekteki beceriksizliğin, bir yetkiliye müracaat ederek birisini (bu olayda beni) “ne yazık ki” gözardı etmeye çevrilmesi

Fırtınalı yoğun hava şartları geçiren İsveç yarım milyon kWh rüzgâr gücüyle rekor kırdı (Andrew Griffin)

İsveç yeni iklim kanunu ve sıfır neşir hedefi sundu (Lee Roden)

Yoksa İsveç başbakan yardımcısı sadece kadınlarla çektirdiği bu fotoğrafla Trump’ı trolledi mi? (Lee Roden)

Meçhul Yurttaş (Wystan Hugh Auden)

Oynamış olacaklar (Alan Turing)

Tamamlanmamış hakimiyet

‘Mutant’ Papatyalar Sahiden Fukuşima Yayılımından Mı Kaynaklandı? (Brian Clark Howard, Rachel Becker)

Fuji Dağı Kıpkırmızı (Akira Kurosawa’nın Rüyalar filminden)

Barış’ın başka biri olması

Barış sen neden böylesin?

Nerede? (Jean Piaget)

Kağıt Kesiğinin Tedavisi

Data virüsü mü yoksa kız basili mi?

1 Comment

Filed under çeviri, bilim, kitap, şey

Data virüsü mü yoksa kız basili mi?

cooties

Kızlar sadece makyaj, kıyafet, atlar ve pembe şalları düşünür? Öyle mi?

Hiç de bile!

Kızlar en az oğlanlar kadar iyi ve hevesli data delileridir. Ve diğer herkes gibi, kızlar da yeni zorluklar isterler. Sınırları zorlamayı ve hatta ötesine geçmeyi isterler.

Sizin için artık yeni Amiga 600 var (pazar öncüsü Commodore’dan).

Varolan en havalı oyunları ve simülatörleri onda oynayabilirsiniz.

Ama Amiga bundan çok daha fazlasıdır. Binlerce işlevi sayesinde böyledir. Mesela ev ödevinizi düpedüz maceraya çevirir.

4000 rengiyle, 16/32 bitiyle, çizim programları ve stereo sesiyle, yazılar yazabilir, hesaplamalar yapabilir ve önceden ancak hayal edebildiğiniz yollarla havalı resimler yaratabilirsiniz.

Amiga’yı 40Mb harddiskli ya da harddisksiz olarak alabilirsiniz (harddiskli versiyonda heyecan veren bir sürü program önceden yüklenmiştir).

Ve o kadar basittir ki onu herkes anlar. Oğlanlar bile.

AMIGA: Commodore’dan

Kendine ait bir sınıfta!

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

Continue reading

1 Comment

Filed under çeviri

Kaplan — William Blake

Kaplan kaplan, parlak yanan,
Gece karanlığında ormanlarda;
Hangi ölümsüz el ya da göz,
Koymuş senin dehşet simetrini?

Hangi uzak derinlikler ya da gökler.
Yakmış gözlerindeki ateşi?
Hangi kanatla cüret eder uçmaya?
Kim cesaret eder ateşini çalmaya?

Ve hangi omuz, & hangi sanat,
Bükmüş senin kalbindeki telleri?
Ve kalbin çarpmaya başladığında,
Hangi ürkek el? & hangi ürkek ayak?

Hangi çekiçle? hangi zincirle,
Hangi fırından çıkmış senin beynin?
Hangi örs? hangi ürkek kavrayış,
Cüret etmiş amansız korkuları tutmaya!

Yıldızlar zıpkınlarını fırlattıklarında
Ve gökyüzünü gözyaşıyla yıkadıklarında:
O sana gülümsedi mi işini gördüğünde?
Kuzuları yapan, o mu yaptı seni de?

Kaplan Kaplan parlak yanan,
Gece karanlığında ormanlarda;
Hangi ölümsüz el ya da göz,
Koymuş senin dehşet simetrini?

(Tyger)

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

ç.n.

Tabiat Kanunları yoktur. Fenotipler vardır.

3 Comments

Filed under çeviri, şiir

Tamamlanmamış hakimiyet

aksamsefasi

Tamamlanmamış hakimiyeti örnekleyen bir Punnett karesi. R eş-geniyle [allele] ilişkili kırmızı taçyaprak özelliği ile r eş-geniyle ilişkili beyaz taçyaprak özelliği bileşimlenir. Bitkide hakim özellik (R) tamamlanmamış hâlde ifade bularak Rr genotipli bitkilerin kırmızı rengi azalmış çiçekler çıkarmasına sebep olur, pembe çiçeklere yol açar. Renkler birbiriyle karışmaz, sadece hakim özelliğin ifade gücü azalmıştır.

Tamamlanmamış hakimiyet (veya kısmî hakimiyet, yarı-hakimiyet) [incomplete dominance] farklı-döl [heterozygote] fenotipin aynı-döl [homozygote] fenotiplerden değişik olması, sıklıkla da onların ara hâli olmasıdır. Mesela aslanağzı çiçeği kırmızı ya da beyaz renkli olduğunda aynı-döldür. Kırmızı aynı-döl çiçek ile beyaz aynı-döl çiçek eşlendiğinde, pembe aslanağzı çiçeği elde edilir. Pembe aslanağzı tamamlanmamış hakimiyetin sonucudur. Benzer bir tamamlanmamış hakimiyet tipi akşamsefası çiçeğinde bulunur, orada da pembe renk, beyaz ve kırmızı soylu ata çiçeklerin melezlenmesiyle üretilir. Fenotiplerin sayısal ölçümlerle ele alındığı nicelik genetiğinde, [quantitative genetics] eğer bir farklı-döl fenotip iki aynı-döl fenotipin (sayısal anlamda) tam ortasında olursa, o fenotipte hiçbir hakimiyetin sergilemediği söylenir, yani hakimiyet sergilenmesi, ancak farklı-döl fenotipten çıkan ölçüm aynı-döl ölçümlerinden birtanesine [*] ötekinden daha yakın durduğunda olur.

F1 neslinden bitkiler kendileriyle döllendiğinde, F2 neslinin fenotip ve genotip oranı 1:2:1 (Kırmızı:Pembe:Beyaz) olacaktır.

Atıf: Pennington, Sandra (1999). 11th Hour: Introduction to Genetics. Wiley. p. 43. ISBN 978-0-632-04438-2.

(Wikipedia)

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

[*] ç.n. Farklı-döl fenotipli yaratık yakınsadığı aynı-döl ideale “Birtanem!” dermiş. Gerekli halk efsanesini de ilerleyen aylarda icat ederiz.

Continue reading

2 Comments

Filed under çeviri, bilim

İsveç yeni iklim kanunu ve sıfır neşir hedefi sundu — Lee Roden

Lee Roden — 2 Şubat 2017 — thelocal.se

796b478a58eaa8881fced0994995cec80defd3cb57c6f4ebd7d55a502e613d96

İklim Bakanı Isabella Lövin (solda) ve Başbakan Stefan Löfven (sağda) yeni iklim kanununu sunarken. Fotoğraf: Jonas Ekströmer/TT

İsveç’in yeni sunduğu iklim kanunu, gelecekteki tüm hükümetlerin “güvenilir bir iklim yordamı” [credible climate policy] izlemesini emniyete almak [ensure] üzere tasarlanmış. 2045’te net sıfır sera gazı neşri seviyesine ulaşma hedefi duyuruldu.

Continue reading

1 Comment

Filed under çeviri, bilim

Yoksa İsveç başbakan yardımcısı sadece kadınlarla çektirdiği bu fotoğrafla Trump’ı trolledi mi? — Lee Roden

Lee Roden — 3 Şubat 2017 — thelocal.se

050210a4c9238d237bb800ef3aa3c53ed704fdd3dd4ab4db6e64a9fe6d244c30

İsveç başbakan yardımcısı Isabella Lövin meslektaşlarıyla birlikte aşina olduğunuz bir poz veriyor. Fotoğraf: Isabella Lövin

İsveç Başbakan Yardımcısı ve İklim Bakanı Isabella Lövin galiba BE Başkanı Donald Trump’a bir atar yaptı. Meslektaşlarıyla çektirdiği bu resmi [*] paylaşarak, Trump’ın etrafında adamlarla kürtaj karşıtı kanun hükmünde kararnameyi imzalamasının her yerde paylaşılan resmiyle galiba alay etti.

Continue reading

2 Comments

Filed under çeviri, bilim

Quark’ın Finnegans Wake ile ne ilgisi var? — Merriam-Webster

James Joyce’un kullandığı bir kelime nasıl maddenin öğesel bir parçacığını adlandırdı

Parçacık fizikçilerini düşündüğümüzde aklımıza gelen ilk ismin James Joyce olması beklenmez. Ve fizikçi Murray Gell-Man, proton ve nötrondan küçük kendi öğesel parçacık kavramını 1963’te adlandırdığında, onun da aklında Joyce yoktu. “Quork” diye telaffuz ettiği bu terim hiç yazıya geçirilmemişti ve nasıl yazılacağı belirlenmemişti.

joyce

Proton ve nötrondan küçük bu öğesel parçacığın “quark” yazılışı, Joyce’un Finnegans Wake‘inden geliyor.

Kendi anlattığına göre acayip nesnelere “squeak” ve “squork” gibi adlar takma alışkanlığı vardı ve “quork” (pork ile kafiyeli) da o günlerde çıkmıştı. Birkaç ay sonra, Joyce’un Finnegans Wake‘inden bir satıra denk geldi:

Three quarks for Muster Mark!

Sure he has not got much of a bark

And sure any he has it’s all beside the mark.

Bu satır ona ilk bakışta münasip geldi, çünkü bu varsayımsal parçacıklar üçlüler halinde geliyordu; o da Joyce’un kullandığı yazılışı kendi “quork”u için benimsedi. Joyce’un niyeti belli ki quark’ın Mark, bark, park, vb. ile kafiyeli olmasıydı, ama Gell-Mann kendi telaffuzunu quart kelimesindeki ünlü harfle izah etti: Oxford İngilizce Sözlük araştırmacılarına anlattığı yoruma göre Joyce’un “Three quarks for Muster Mark” satırı, pub sahibinin “Three quarts for Mister Mark” talebinin bir versiyonuydu. Joyce’un kendisi belli ki süzme peynir gibi bir süt ürününe Almanca bir kelime aramıştı; bu kelimenin bir kullanımı da “önemsiz saçmalık” anlamındaki quatsch ile eşanlamlıdır.

Anlaşılan quark biraz da kulağa bilimsel gelmediği için kabul görmüştü. Nitekim quark’ların altı çeşidine yukarı, aşağı, garip, çekici, tepe ve dip adları verilmiştir.

Bir kelimenin ne şartlarda türetildiğini bilmemiz enderdir; hikayeler hep zamanın sislerine saklanır. Başka bir Amerikan bilimci, Edward Kasner, dokuz yaşındaki yeğeninden 1’in yanında yüz tane sıfırın olduğu dev sayıyı belirtecek eğlenceli bir kelime bulmasını istemişti. Yeğen Milton Sirotta (tesadüfen tam da Murray Gell-Man’ın çağdaşıdır) kendi uydurduğu kelimeyi sundu: googol, o da quork gibi yeniden yazılacak ve kendi hayatını yaşayacaktı.

Kaynak: Merriam-Webster

Türkçesi: Işık  Barış Fidaner

Ayrıca bkz.

İzdüşüm Entropisi

1 Comment

Filed under çeviri, bilim

Fuji Dağı Kıpkırmızı — Akira Kurosawa’nın Rüyalar filminden

Adam: Ne var? Ne oluyor? Fuji mi patlamış? Ne berbat.

Kadın: Daha kötüsü oldu! Duymadınız mı? Nükleer santral patladı.

Öteki: Altı tane atom reaktörü var. Birer birer patlıyorlar. Japonya çok küçük, kaçacak yer yok.

Kadın: Hepimiz biliyoruz. Kaçacak yerimiz yok. Ama gene de şansımızı denemek zorundayız. Başka bir yolumuz yok.

Continue reading

1 Comment

Filed under çeviri, bilim

‘Mutant’ Papatyalar Sahiden Fukuşima Yayılımından Mı Kaynaklandı? — Brian Clark Howard, Rachel Becker

Hasarlı santralden gelen yayılım garip çiçeklerin kaynağı olabilir, ama başka kuvvetler de iş başında olabilir.

Brian Clark Howard, Rachel Becker — 23 Temmuz 2015 — nationalgeographic.com

Biçimi bozunmuş papatyaların resmi her yerde paylaşıldı, peki bunlar Fukuşima yayılımından mı kaynaklandı?

Continue reading

1 Comment

Filed under çeviri, bilim