Tag Archives: Katı Olan Herşey Yüceltiliyor

Yersiz Kitaplar 24 tane oldu

24 tane olmaları vesilesiyle Yersiz Kitaplar’ı hatırlatıyorum. Çünkü 24 ikiye de bölünebilir, üçe de bölünebilir. Hatta ikiye art arda üç kez bölünebilir.

Ama karışıklık olmasın: Üç kez ikiye bölünmesinin üçe bölünmesiyle hiçbir alakası yoktur. Üç kez ikiye böldükten sonra isterseniz üçe bölebilirsiniz, istemezseniz bölmezsiniz. Bölünmemiş halde kalır.

Continue reading

1 Comment

Filed under kitap

Katı Olan Herşey Yüceltiliyor — çeviri derlemesi

kati-olan-hersey-kapakSon versiyon: 21 Eylül 2015

(60 sayfa — PDFLaTeX)

İçindekiler

Katı olan herşey

Reich ile Einstein

Gri alanda (Slavoj Žižek)

Dünya gözüyle? (Pink Floyd)

Kriz: Çağdaş dünyanın hakiki ve sahte çelişkisi (Alain Badiou)

Kapital’den bir cümle ve paragraf (Karl Marx)

Fiilî ile Virtüel (Gilles Deleuze)

Güneşin kalbine göre yapın ayarlamaları (Pink Floyd)

Uzakınlık (Jacques-Alain Miller)

Yeni oyunlarda öykü anlatımı aksiyonu yenmekte (Douglas Heaven)

Kağıtlar, Lütfen: büyük ses getiren ‘sıkıcı’ oyun (Lucas Pope ile görüşme)

Dijital oyunlar, sanat ve gürültü: Today programındaki tartışmaya hükmeden eskimiş stereotipler (Keith Stuart)

Psikanalizin Sonlandırılma Kriterleri Üzerine (Melanie Klein)

Ben hayatta kalacağım (Gloria Gaynor)

Kapıya yaslanmayınız

Franz Kafka’ya mektup

5 Comments

Filed under çeviri, kitap, oyun

Fiilî ile Virtüel — Gilles Deleuze

Gerçel ile Görcül‘ün versiyonudur.

Felsefe çoklukların kuramıdır. Her çokluk fiilî ve virtüel öğelerden müteşekkildir. Saf fiilî nesneler varolmaz. Her fiilî şey kendisini bir virtüel imgeler bulutuyla sarmalar. Bu bulut eş-varoluş içinde az çok uzanımlanmış devrelerin bir dizisidir. Virtüel imgeler bu dizi boyunca dağıtılır ve bu dizi etrafında koşar. Bu virtüeller hem türce hem de onları neşreden ve soğuran fiilî partiküllere yakınlık derecelerine göre çeşitlenirler. Onlara virtüel denmesinin ölçüsü, neşir ve soğurularının, yaratı ve yokedilerinin imgelenebilen en kısa süreğen süreden daha kısa bir zaman süresinde olmasıdır; onları bir kesinsizlik veya belirsizlik ilkesine tabi tutan işte bu kısalıktır. Virtüeller, fiilî olanı çevrelerken, durmaksızın kendilerini yenilemek üzere başka virtüeller neşreder, sonra onlar onu sarmalar ve dönüp fiilî olanı tepkiler: ‘virtüelin bulutunun kalbinde daha bile yüksek düzende bir virtüel bulunur … her virtüel partikül kendisini virtüel bir kosmos ile sarmalar ve her biri sırayla süresizce yine böyle yapar.’ [1] Bir algıyı bir partikül ile benzeştiren, dinamiğindeki dramatik özdeşimdir: fiilî bir algı kendisini virtüel imgelerin bir bulutuyla sarmalar. Bu bulut giderek daha uzak, daha büyük, birbirini yapan ve kaldıran hareketli devreler üzerine dağıtılmıştır. Bunlar farklı çeşitlerden hafızalardır, ama onlara yine virtüel imgeler denir çünkü hızları veya kısalıkları onları da bir bilinçdışı ilkesine tabi kılar.

Continue reading

3 Comments

Filed under çeviri

Uzakınlık (2) — Jacques-Alain Miller

2008, Türkçesi: Işık Barış Fidaner

(1)

5. a ⊂ A

Başkasında neyin özne olduğu ekseriyetle vurgulanır. Mesela Lacan bilmesi-beklenen-özneden bahsettiğinde, hiçbir zorluk yok gibi gözükür: Başkasında özne olmanın bir yolu bulunur. Fakat biz başka bir şeye, Başkasında neyin nesne olduğuna dikkat çekmeliyiz. Bu meseleyi Lacan’ın iki semineri, Etik ve Aktarım ile geliştireceğiz.

Continue reading

1 Comment

Filed under çeviri

Uzakınlık (1) — Jacques-Alain Miller

2008, Türkçesi: Işık Barış Fidaner

Lacan’ın “yakınlık” [intimité] teriminden türettiği uzakınlık [extimité] terimi, Seminer’de iki üç kere geçer. Bu terimi bir ifadelendirmeye, bir yapıya dönüştürmek, onu bir S1 olarak üretmek, böyle bir imleyenle ilk karşılaşmanın vereceği kafa karışıklığının ötesine ulaşmak bize düşecektir.

Continue reading

3 Comments

Filed under çeviri

Psikanalizin Sonlandırılma Kriterleri Üzerine — Melanie Klein

1950, Türkçesi: Işık Barış Fidaner, Elif Okan Gezmiş

Analizin bitirilme kriterleri her psikanalistin aklındaki önemli bir sorundur. Hepimizin uzlaşacağı çeşitli kriterler bulunmaktadır. Burada bu soruna farklı bir yaklaşım önereceğim.

Sıklıkla gözlendiği gibi analizin sonlandırılması hastada daha önceki ayrılış durumlarını tekrar etkinleştirir ve doğası itibariyle bir sütten kesme deneyimidir. Bu, çalışmamın bana gösterdiğine göre şu anlama gelir: bebeğin sütten kesildiğinde hissettiği duygular, erken çocukluk çatışmaları tepe yaptığındaki duygular, analizin bitmesine doğru kuvvetle tekrar canlanırlar. Buna uygun olarak vardığım neticeye göre, analizi sonlandırmadan önce kendime sormam gerekir: Hayatın ilk yılında tecrübe edilmiş çatışma ve kaygılar yeterince analiz edilmiş midir, tedavi süresince bunlar yeterince derinlemesine çalışılmış mıdır?

Continue reading

1 Comment

Filed under çeviri

Dünya gözüyle? — Pink Floyd

Mademki
Aklına gelmiş
Gösteriye gitmek istesem demişsin
Sıcak kargaşalı heyecanı duyup görmeye
Uzaylının parıltısını.
Söyle bana şekerim anlamadığın bir şey varsa.
Bu değil miydi görmeyi beklediğin?
Yok eğer bu donuk gözlerin ardındakini arayacaksan
Şu kamuflajların içinden kendine bir yol açman
Gerekecek

Continue reading

2 Comments

Filed under çeviri, şarkı

Güneşin kalbine göre yapın ayarlamaları — Pink Floyd

Azar azar gece döner arkasını
Şafakta titreyen yaprakları sayarak
Nilüferler özlemle yaslanır birbirine
Saçak altında kırlangıç dinlenir

Güneşin kalbine göre yapın ayarlamaları

Dağın üzerinden gözetçiyi gözeterek
Kırıyor karanlığı asmaları uyandırarak
Bir santim aşk bir santim gölge eder
Aşk şarabı olgunlaştıran gölgedir

Güneşin kalbine göre yapın ayarlamaları
Güneşin kalbine göre, güneşin kalbine göre

Duvara doğru celallenen adama bakın
Soruları Cennete göre şekillendirir
Güneş akşam batsa da batmasa da o
Vermesi gerektiğini hatırlayacak mı?

Güneşin kalbine göre yapın ayarlamaları
Güneşin kalbine göre, güneşin kalbine göre

Continue reading

2 Comments

Filed under çeviri, şarkı

Ben hayatta kalacağım — Gloria Gaynor

Başta korkmuştum
Donup kalmıştım
Sen yanımda olmazsan asla yaşayamam
diye düşünüp durmuştum
Ama sonra geceler boyu düşündüm
bana ne yanlışlar yaptığını
Ve güç kazandım
Ve öğrendim geçinip gitmeyi
ve demek dönmüşsün
uzaydan gelmişsin
İçeri girdiğim anda seni buldum
yüzünde o melül bakışınla
O salak kilidi değiştirmeliydim
Anahtarını almalıydım
Bir an bile aklıma gelseydi
dönüp beni rahatsız edeceğin

Devam et hadi yürü çık git kapıdan
hemen şimdi arkanı dön
çünkü hiç hoş gelmemişsin artık
sen değil miydin vedanla beni acıtmaya çalışan
Yıkılır mıyım sandın
Yere yatıp ölür müyüm sandın
Ah hayır, ben değil
Ben hayatta kalacağım
Ah sevmesini bildiğim sürece
Hayatta kalacağımı biliyorum
Yaşayacak bütün bir hayatım var
Verecek bütün bir aşkım var
ve hayatta kalacağım
Hayatta kalacağım
Hey hey

Bütün gücümü tükettim
parçalanmamak için
onarabilmek için hep uğraştım
kırık kalbimin parçalarını
ve ah ne çok gece geçirdim
hep kendime acıyarak
Ağlardım
Ama şimdi başımı dik tutuyorum
ve görüyorsun beni
yeni birisiyim
O sana aşkına tutunan zincirlenmiş
küçük insan değilim
ve demek uğrayasın gelmiş
ve serbest olurum diye beklemişsin
ve ben şimdi bütün aşkımı
beni seven birine saklıyorum

Devam et hadi yürü çık git kapıdan
hemen şimdi arkanı dön
çünkü hiç hoş gelmemişsin artık
sen değil miydin vedanla beni acıtmaya çalışan
Yıkılır mıyım sandın
Yere yatıp ölür müyüm sandın
Ah hayır, ben değil
Ben hayatta kalacağım
Ah sevmesini bildiğim sürece
Hayatta kalacağımı biliyorum
Yaşayacak bütün bir hayatım var
Verecek bütün bir aşkım var
ve hayatta kalacağım
Hayatta kalacağım

Continue reading

1 Comment

Filed under çeviri, şarkı

Katı olan herşey

1 Comment

Filed under şey