Tag Archives: Küçük Panteon

Yersiz Kitaplar 24 tane oldu

24 tane olmaları vesilesiyle Yersiz Kitaplar’ı hatırlatıyorum. Çünkü 24 ikiye de bölünebilir, üçe de bölünebilir. Hatta ikiye art arda üç kez bölünebilir.

Ama karışıklık olmasın: Üç kez ikiye bölünmesinin üçe bölünmesiyle hiçbir alakası yoktur. Üç kez ikiye böldükten sonra isterseniz üçe bölebilirsiniz, istemezseniz bölmezsiniz. Bölünmemiş halde kalır.

Continue reading

2 Comments

Filed under kitap

#KüçükPanteon Çevirmen Versiyonunun Hazırlanması

1) Bir kitapçıya gidip Alain Badiou’nun Küçük Panteon kitabını isteyiniz. Size kırmızı ciltli bir kitapçık verilecek. Elinizdeki kitap #KüçükPanteon Editör Versiyonu’dur:

2) Şu sayfalarda geçen ‘toplum’ sözcüklerini daksille silerek yerine ‘sosyete’ yazınız: ve ‘toplumsal’ sözcüklerinin üstüne küçük stickerlar yapıştırıp ‘sosyete’ ve ‘sosyal’ yazınız:

19, 23, 32, 102, 108, 109, 110, 134

3) Şu notu küçük bir kağıda yazıp kitabın iç yüzüne yapıştırınız:

Fransızca société ve İngilizce society sözleri Türkçede “toplum” sözcüğü ile karşılanıyor. Türkçede ayrıca “toplum”la zıtlaşan “sosyete” diye bir kavram var. İlk bakışta birbirlerinden uzak gibi gözükseler de “toplum” ile “sosyete” arasındaki zıtlık iki yönden ele alınırsa derin bir çağrışım açığa çıkar: Sosyete, toplum değildir. Yani biz onları anlamayız. Toplum, sosyete değildir. Yani biz onlara benzemeyiz. Böylece iki terim arasındaki zıtlık, biz ve onlar zamirleri arasında gelişen bir zıtlaşmaya dönüşür. Kısacası Fransızca société sözü “toplum” diye çevrilmeyi reddetmiştir ve dilimizde enformel bir kalıntı bırakmıştır. “Toplum” sözü böylece iki temel desteğe yaslanmıştır: Sosyeteyi anlamıyoruz. Sosyeteye benzemiyoruz. Bu destekler ve getirdikleri yüklerden kaçınabilmek için bu kitapta sociétéyi sosyete olarak bırakmayı tercih ettik.

Evet bu kadar. Artık kitabı güvenle okuyabilirsiniz. İyi okumalar!

Not: Bu işlemleri hayata geçirmeniz esnasında size şaşkınlıkla bakıp ne yaptığınızı anlamaya çalışıyormuş gibi tavırlar takınan Türklerle karşılaşma ihtimalinize karşı şöyle bir yanıt vermenizi tavsiye edeceğiz:

“Ne var birader, üstdil mi gördün?”

~~~ Yersiz Kitaplar ~~~

1 Comment

Filed under çeviri, kitap

Çevirmen önsözü — Işık Barış Fidaner

Küçük Panteon, Tanıtıcı Yazı

Alain Badiou bu kitabında bize büyük bir yoğunluk sunuyor. Müthiş bir yoğunluk, ayrıca üstün ve yüksek bir yoğunluk. Badiou’nun bu nitelikleri ifade ettiği “grand” terimini elinizdeki çeviride işte bu dört sözcükle ifade ettik: büyük, müthiş, üstün, yüksek. Bu yoğunluğun Türkçeye aktarılması gerçekten zor, zorlu ve zorunlu bir görev. Ayrıca mecburi ve gerekli de bir görev. Önemli, mühim bir iş. Tek seferde bunu burada belirtmiş olalım. Olmuş bitmiş bir şeymiş gibi söylemiyoruz zira kitabın okunması da bu aktarma işine dahildir.

Continue reading

4 Comments

Filed under çeviri, kitap

Küçük Panteon — Alain Badiou

(192 sayfa — idefixencore)kucuk_panteon

İçindekiler

Çevirmen önsözü

Açılış

— Jacques Lacan

— Georges Canguilhem ve Jean Cavaillès

— Jean-Paul Sartre

— Jean Hyppolite

— Louis Althusser

— Jean-François Lyotard

— Gilles Deleuze

— Michel Foucault

— Jacques Derrida

— Jean Borreil

— Philippe Lacoue-Labarthe

— Gilles Châtelet

— Françoise Proust

Metinler Üzerine Notlar

Kitabı yayımladığı için Encore Yayınları’na teşekkür ediyoruz.

#KüçükPanteon Çevirmen Versiyonunun Hazırlanması

9 Comments

Filed under çeviri, kitap

Küçük Panteon

Küçük Panteon, Önsöz

Günümüzde yaşayan en saygıdeğer filozoflardan birisi olan Alain Badiou, kendi kuşağından Fransız düşünürler onuruna düzenlenen anma toplantılarında yaptığı konuşmaları ve onlar anısına yazdığı katkıları bir kitapta toplamıştır. Yazarın Cenaze Söylevleri diye adlandırmayı düşündüğü kitap, Fransız yayımcının önerisiyle Petit panthéon portatif adını almıştır. Küçük, taşınabilir tapınak anlamındaki bu başlığı biz de Türkçeye Küçük Panteon adıyla aktardık.

Politik idealleri, umut ve çatışmaları, güçlü yoldaşlık bağları ve yoğun düşünsel çalışmalarıyla geçmiş bir felsefi kuşağın üstün tuttuğu değerleri temsil eden bu Fransız düşünürlere yine onlardan birisi olarak hürmet sunan Alain Badiou, bu yazılarında, hem küçük anekdotlarla bu insanların kişiliklerine değiniyor, hem de bu onları sürükleyen mefhumları ve onlar aracılığıyla ayırdına vardığımız kavramsal dünyaları tarif ediyor – tabii ki kendi felsefi ufkunun ona verdiği bakış açısıyla.

Kitapta ondört benzersiz düşünür anlatılıyor: Lacan’ın olağanüstü düşünce etiği; Canguilhem’in felsefi sahiciliği; matematikçi Cavaillès’in mantıksal direnişçiliği; kolektif faaliyetin imkanlarını araştıran Sartre’ın isyan analizleri; Hyppolite’in kaçakçılığı, örgütleyiciliği, tetikleyiciliği, dolayımlayıcılığı, okuyuculuğu, doğaçlamacılığı, idareciliği; Althusser’in bilimsel ve politik alanları birbirine dikişlediği stratejik ve taktiksel müdahaleleri; Maocuları ve kitle kavramını reddeden Lyotard’ın sonunda gece içinde sabahı gözeten figürlerin peşine düşmesi; Althusser’in antitezi olan Deleuze’ün yadsınamaz felsefi yoldaşlığı; Foucault’nun dünyadaki bütün kabalık karşısında felsefi ve etik duruşu; Derrida’nın felsefeyi savlayıcı ve yadsıyıcılıktan çıkarıp inşasızlaştırması; Borreil’in seyahat eden sorgulamalarının düşünsel şahitliği; Lacoue-Labarthe’ın geleceğe doğru fırlattığı şiddetli formüller; Châtelet’nin bilimsel uzamları epik düşünsel jestlerle açımlaması; Proust’un Kant eleştirisi ve etkinlik-edilginlik üzerine çalışması.

Bu eşsiz insanları kendi gençliğinde görüp tanımış ve ölümlerinin ardından onların temsil ettikleri değerleri büyük bir sabır ve yoğunlukla yazıya geçirmiş olan Alain Badiou’nun bu eserini siz Türkçe okuyuculara ulaştırmış olmaktan biz de büyük bir mutluluk duyuyoruz.

idefix.com

1 Comment

Filed under çeviri, kitap