Tag Archives: Sanal Ağa

“Sanal ağanın intihal hakkı” nedir? — Işık Barış Fidaner

Sanal Ağa iki sloganla tanımlanabilir:

1) “Ben böyle uygun gördüm.” [1]
2) “Akıllı adamı severim ama benden akıllısını sevmem.”

Bu ikisi Sanal Ağanın dikişi ve feyzidir. Bunları tek tek ele alalım: Continue reading

2 Comments

Filed under şey

Sanal Ağanın Yüksek Mertebesi: Reziller Ağası ve Dadı Toplum — Işık Barış Fidaner

Sanal Ağa insanların gerçekleri inkar etme güdüsüne yaslanarak kendine iktidar alanı açan kişidir [1]. Temel işlevi çevresinde inkar edilen rezillikleri kendi ego inşasıyla örtmesidir. Sıradan bir Sanal Ağa kendi zümresindekiler için bir savunma mekanizması ve dengeleme unsuru olmanın ötesine geçmez. İnsanların “ayıp örtme” güdülerinin tek bir figür etrafında bir araya getirilmesidir.

Continue reading

2 Comments

Filed under şey

Hayali Baba ve Sanal Ağanın Çelmesi — Işık Barış Fidaner

Sanal ağa ile hayali baba birbirinden kesin çizgilerle ayırt edilmelidir.

Hayali baba insan zihninin korkutucu veya merhametli bir figür, silüet ya da gölge olarak algıladığı bir izdüşümdür [1]. İnsanın dualar ettiği, bazen fedalar sunduğu, bazen de pazarlık etmeye çalıştığı Tanrı figürü, hayali babanın bir örneğidir. Saray aşkında aşık şövalyenin zihnine yansıyan Hanımefendi figürü de bir başka hayali baba örneğidir.

Sanal ağa ise insanların zihninde yer bulan hayali baba izdüşümlerine ayak basıp onların tepesine çıkarak o insanlar üzerinde yetki kullanma stratejisi uygulayan gerçek bir kişidir [2]. Tanrı’nın sözcüsü kılığında gezinen ve insanları buna inandıran bir din adamı tipik bir sanal ağa örneğidir.

Continue reading

3 Comments

Filed under şey

Hayali baba üzerine — Jacques Lacan

Hayali babayla sürekli uğraşırız. Hayali baba, saldırganlık diyalektiğinin hepsinin, özdeşim diyalektiğinin hepsinin ve öznenin “babayla özdeşleşme” denen şeye erişmesine yol açan idealleştirme diyalektiğinin hepsinin ortak atıf noktasıdır. Bütün bunlar hayali baba seviyesinde gerçekleşir. Bu baba hayalidir deriz çünkü o “benim gibi”lerle (semblable) olan münasebetlere psikolojik destek sağlayan hayali ilişkiye entegredir; bunlar tam olarak türe dayalı münasebetlerdir, her libidinal fitnenin [1] ve her saldırgan açmazın kökeninde yatan münasebetler bunlardır. Hayali baba tipik karakter özellikleri ile ister istemez bunlara katılır. Bu hayali baba tanışık olduğumuz korkunç ve ürkünç babadır, birçok nevrotik deneyimin arkasında onu buluruz ve o çocuğun gerçek babasıyla ilişkili olmayabilir. Çocuğun düşlemlerinde bir baba figürünün filizlenmesine sıkça rastlarız – bu figür bir yüz gibi buruşur, çocuğun o anki gerçek babasından çok ayrı bir yerdedir. (…) Hayali babanın tümgüçlü baba olduğunu fark etmek kolaydır. Tanrı’nın evrensel düzenin güvencesi olduğuna dair bilindik kavrayışla dünyanın temellendirilmesidir bu. Gerçek ve fiziki olan bütün herşeyi Tanrı Ağa yaratmıştır.

[1] ç.n. “Fitne” insanı “meftun” eden herhangi bir şeydir. İngilizce karşılığı “captivation”.

Jacques Lacan’ın dördüncü seminerinden

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

4 Comments

Filed under çeviri

Sanal Ağa — özel sayı

AdsızSon versiyon: 18 Eylül 2021

Yazılar tek tek linklerden ya da kitabın etiket sayfasından (Sanal Ağa) okunabilir.

Işık Barış Fidaner

(öncesi: Yuva vs. Semptom)

İçindekiler

En Distopik Romanımız Böyle Olsun! (Fidaner, Ayanoğlu)

Ağbinin Gözü Üstünde (George Orwell)

Hayali baba üzerine (Jacques Lacan)

— Dünya Kurtarıcılığı Taslayan Sanal Ağalara İtibar Etmeyelim

— Grup Adına İnsan Bloklamak Sanal Ağa Davranışıdır

— Bir hesap bloklanıyor

— Sanal Ağa Özentilerine Karşı: Kural, Kurul, Kurum, Kuram

— Ağlaşma ve Ağalaşma

Hayali Baba ve Sanal Ağanın Çelmesi

Sanal Ağanın Yüksek Mertebesi: Reziller Ağası ve Dadı Toplum

“Sanal ağanın intihal hakkı” nedir?

Diğer derlemeler

霸 : tiran

9 Comments

Filed under kitap

Ağlaşma ve Ağalaşma — Işık Barış Fidaner

Ağ kavramı ağın içi/dışı ayrımına dayanır. Bir üye ağın ne kadar içindeyse o kadar ayrıcalıklı ama tabidir (simgesel iğdiş yoluyla yer edinir) ağın ne kadar dışındaysa o kadar serbest ama yoksundur (simgelenmeye direndikçe yersiz kalır). Ağın içinde olmanın temel avantajı ağın dışındakileri (unutarak veya inkar ederek) boşverebilme lüksüdür. Ağın içi ve dışı psikanalizdeki bilinç ve bilinçdışına benzer. Ağda iç/dış sınırını çizen mekanizma (bilinçdışındaki bastırma ve inkar yerine) sosyal medyadaki bloklama yetkisidir.

Continue reading

7 Comments

Filed under şey

Sanal Ağa Özentilerine Karşı: Kural, Kurul, Kurum, Kuram — Işık Barış Fidaner

Türkiye’de en küçük çocuktan en tepedekine kadar az çok ego inşa eden herkeste birazcık da olsa sanal ağa özentiliği olduğunu kabul etmeliyiz. Bu öyle özel şartlar gerektiren istisnai bir durum değildir, en alelade hadisedir, kültürel bir gerçektir [1]. Bu özentilerden bir tanesinin sarf ettiği şu söz belki de bütün sanal ağa özentilerinin ölümsüz mottosudur: “Ben böyle uygun gördüm.” [2] Continue reading

7 Comments

Filed under şey

Bir hesap bloklanıyor — Işık Barış Fidaner

AdsızBu yazıda Freud’un “Bir çocuk dövülüyor” formüllerini rehber alarak Sanal Ağalığın yaslandığı mazoşist düşlemi açığa çıkaracağız [1].

Sanal ağalığın mütemmim cüzü (tamamlayıcı bileşeni) grup adına insan bloklama davranışıdır [2]. Sanal ağalık kazanılmamış ve hak edilmemiş bir yetki olduğu için bu bloklama davranışının bir miktar haksızlık içerdiği kesindir. Ama haksızlığı tasvip etmeyip kaş çatmaktansa (ahlakçı üstbeni öne sürmektense) bu davranışla üretilen zevki anlamak daha önemlidir, özellikle de bloklayan sanal ağanın sadist zevkinden çok onun bu davranışına tanıklık eden diğer grup üyelerinde üretilen mazoşist zevki anlamak önemlidir. Böyle bir analiz, iptal kültürü, linç, günah keçisi gibi meselelerde de yol gösterici olacaktır [3].

Continue reading

9 Comments

Filed under şey

Grup Adına İnsan Bloklamak Sanal Ağa Davranışıdır — Işık Barış Fidaner

Sosyal medyada hem kişi hem grup sayfalarının ayrılmaz bir unsuru olan bloklama, ilişkilerimize zemin aldığımız kamusallığı aşındırmak isteyen bozguncu trollerden kendimizi korumak için gerek duyduğumuz meşru bir güç sayılıyordu, fakat zamanla anlaşıldı ki:

1) Sosyal medya kaygan bir zemindir, kamusal yerine kamusalımsı sayılması daha isabetlidir.

2) Davranış ve silah olarak bloklamanın kabul görmesinin pratik sonucu, zaten kamusalımsı olan sosyal medyanın iyice özelleştirilmesi ve Admin-Ağa denebilecek feodalimsi kurumlaşmalara teslim edilmesidir.

Continue reading

9 Comments

Filed under şey

Dünya Kurtarıcılığı Taslayan Sanal Ağalara İtibar Etmeyelim — Işık Barış Fidaner

İnternette entelektüel faaliyet yürüttüğünüz zaman garip durumlara düşebiliyorsunuz. Mesela çevirmen olarak emeğine ve çabasına saygı duyduğunuz için çeşitli konularda fikir alışverişi yaptığınız ve yazılarınızı paylaştığınız birisi bir gün şöyle bir deklarasyonla karşınıza çıkabiliyor:

“Artık ben Dünyanın Kurtuluşu sitesinin Editörü’yüm, yazılarınıza orada yer verebiliriz. Amacımız dünyayı kapitalist felaketlerden kurtarıp mutlu yarınlara taşımaktır.” Böyle bir heves ve iddia karşısında ne denebilir, “Peki ben de size yardım edeyim, dünyayı birlikte kurtaralım”dan başka?

Continue reading

5 Comments

Filed under şey