Tag Archives: Sesler

Yersiz Kitaplar 24 tane oldu

24 tane olmaları vesilesiyle Yersiz Kitaplar’ı hatırlatıyorum. Çünkü 24 ikiye de bölünebilir, üçe de bölünebilir. Hatta ikiye art arda üç kez bölünebilir.

Ama karışıklık olmasın: Üç kez ikiye bölünmesinin üçe bölünmesiyle hiçbir alakası yoktur. Üç kez ikiye böldükten sonra isterseniz üçe bölebilirsiniz, istemezseniz bölmezsiniz. Bölünmemiş halde kalır.

Continue reading

1 Comment

Filed under kitap

Sesler — çeviri derlemesi

sesler-kapakSon versiyon: 3 Temmuz 2016

(47 sayfa — PDFLaTeX)

İçindekiler

Sesler (Dream Theater)

Kıymetli (Depeche Mode)

Sessizlik Ne Güzel (Depeche Mode)

Düzensizlik (Joy Division)

Sessizliğin Sesi (Simon & Garfunkel)

O benim kardeşimdi (Simon & Garfunkel)

El Condor Pasa (Olabilsem) (Simon & Garfunkel)

Dün (The Beatles)

Affedilmemişsin (Metallica)

Dumanlı Dağlara Hop (Led Zeppelin)

Yıldız Gözeten (Rainbow)

Karakuşum (Anonim)

Kara Kuğu (Thom Yorke)

Camdan Evde Hayat (Radiohead)

Kader polisi (Radiohead)

Paranoyak Android (Radiohead)

Duvarlara Tırmanıyor Olacağım (Radiohead)

Piramit şarkısı (Radiohead)

Anne (Pink Floyd)

Yankılar (Pink Floyd)

Keşke Burada Olsaydın (Pink Floyd)

New York, New York Teması (Frank Sinatra)

4 Comments

Filed under çeviri, kitap, şarkı

Sessizlik Ne Güzel — Depeche Mode

Kelimeler şiddet gibi
Kırar sessizliği
Parçalayıp girer
Küçük dünyamın içine
Acı verir bana
Delip geçer içimden
Anlayamaz mısın
Ah benim küçük kızım

İstediğim her ne varsa
İhtiyacım olan ne varsa
Burada kollarımda
Kelimeler çok gereksizdir
Zarar verirler olsa olsa

Verilen sözler
Bozulmak içindir
Hissiyat yeğindir
Kelimeler hafif
Geride kalır hazlar
Bir de acılar
Kelimeler anlamsızdır
Ve unutulabilirler

İstediğim her ne varsa
İhtiyacım olan ne varsa
Burada kollarımda
Kelimeler çok gereksizdir
Zarar verirler olsa olsa

Continue reading

2 Comments

Filed under çeviri, şarkı

Keşke burada olsaydın — Pink Floyd

Demek anlarmışsın farkını
Cennetin Cehennemden
Mavi göklerin acılardan
Peki sence anlar mısın farkını
Yeşil tarlanın soğuk çelik raydan
Gülümsemenin örtüden
Anlar mısın sence

Ve takasta sana ne vermişler
Kahramanların yerine hayaletler
Ağaçlar yerine yanık küller
Serin meltem yerine sıcak hava
Değişim yerine soğuk rahatlık
Ve almış mısın karşılığında
Savaştaki figüranlığın yerine
Kafesteki başrol oyunculuğunu?

Ne çok isterdim keşke burada olsaydın
İki kayıp candan ibaretiz
Akvaryumda yüzen
Yıldan yıla
Aynı yerde dolaşıp durup
Ne bulmuşuz
Eski bilindik korkular

Keşke burada olsaydın

Continue reading

2 Comments

Filed under çeviri, şarkı

Camdan evde hayat — Radiohead

Gene tek arkadaşımla sorun yaşıyoruz
Pencere çerçevesine kağıt kaplıyor
Bir gülümseme takınıyor
Camdan evde yaşıyor

Gene donuk gıda fabrika tavuğu gibi paketlenip
Açlık çeken milyonları düşünelim
Politika konuşma ve taş atma
Kraliyet hazretlerine

Evet tabi ki oturup sohbet etmek isterdim
Evet tabi ki kalıp çene çalmak isterdim
Evet tabi ki oturup sohbet etmek isterdim
Ama bizi dinleyen birisi var

Gene acıkmışız linç etmek istiyoruz
Böyle bir hata yapmanız tuhaf
Öbür yanağınızı dönmeliydiniz
Camdan evde yaşamak

Evet tabi ki oturup sohbet etmek isterdim
Evet tabi ki kalıp çene çalmak isterdim
Evet tabi ki oturup sohbet etmek isterdim
Ama bizi dinleyen birisi var

Continue reading

2 Comments

Filed under çeviri, şarkı

Paranoyak Android — Radiohead

Lütfen gürültüyü keser misin, biraz dinlenmeye çalışıyorum
Kafamdaki tüm doğmamış tavuk sesleri arasında
Bu ne…? (Paranoyak olabilirim ama android değilim)
Bu ne…? (Paranoyak olabilirim ama android değilim)

Kral olunca ilk seni kurşuna dizdireceğim
Hiçbir neticesi olmayan kanaatinle birlikte
Bu ne…? (Paranoyak olabilirim ama android değilim)
Bu ne…? (Paranoyak olabilirim ama android değilim)

Hırs pek çirkinleştirmiş seni
Tepinip bağıran domuzcuk gucci
Hatırlamıyorsun
Hatırlamıyorsun
Neden ismimi hatırlamıyorsun?
Bence uçur kellesini
Bence uçur kellesini
Neden ismimi hatırlamıyorsun?
Hatırlıyormuş galiba

Yağmur yağar, yağmur yağar
Yağmur gel yağ üstüme
Çok yüksekten
Çok yüksekten… yüksekten…
Yağmur yağar, yağmur yağar
Yağmur gel yağ üstüme
Çok yüksekten
Çok yüksekten… yüksekten…
Yağmur yağar, yağmur yağar
Yağmur gel yağ üstüme

Bu kadar efendim
Gidiyorsunuz
Domuz derisi çatırdar
Toz ve çığlıklar
Ağlaşan yupiler
Panik, kusmuk
Panik, kusmuk
Tanrı sever çocuklarını, Tanrı sever çocuklarını, evet!

Continue reading

2 Comments

Filed under çeviri, şarkı

Duvarlara tırmanıyor olacağım — Radiohead

Evindeki kilidin anahtarıyım
Oyuncaklarını bodrumda tutan
Ve fazla içeri girersen
Sadece yansımamı göreceksin

Mumları söndürmek her zaman iyidir
Buzdaki kırma aletiyim
Sakın bağırma ve alarma basma
Ölene dek arkadaşız biliyorsun

Ve ne tarafa dönsen
Orada olacağım
Kafatasını aç
Orada olacağım
Duvarlara tırmanıyor olacağım

Işığı kapatmak her zaman iyidir
Dışarısı hep daha iyidir
Onbeş darbe kafanın arkasına
Onbeş darbe zihnine

Çocukları güvenle kilitle bu gece
Ve kapat dolaptaki gözleri
Yerli adam kokusu var bende
Kendini en yalnız hisseden biri

Ve ne tarafa dönse
Orada olacağım
Kafatasını aç
Orada olacağım
Duvarlara tırmanıyor olacağım

Duvarlara tırmanıyor olacağım
Duvarlara tırmanıyor olacağım

Continue reading

2 Comments

Filed under çeviri, şarkı

Kader polisi — Radiohead

Kader polisi bu adamı tutukla
Matematik konuşur
Buzdolabı gibi vızıldar
Ayarı bozuk radyoya benzer

Kader polisi bu kızı tutukla
Hitler gibi saçları
Beni hasta eder
Partisine de davetsiz gelmişiz

Olacağı bu
Olacağı bu
Bize bulaşırsan olacağı bu

Kader polisi
Verebildiğim her şeyi verdim
Yetmedi
Verebildiğim her şeyi verdim
Ama gene personel listesindeyiz

Olacağı bu
Olacağı bu
Bize bulaşırsan olacağı bu

Bir anlığına, kendimi kaybetmişim, kendimi kaybetmişim
Phew, bir anlığına, kendimi kaybetmişim, kendimi kaybetmişim

Bir anlığına, kendimi kaybetmişim, kendimi kaybetmişim
Phew, bir anlığına, kendimi kaybetmişim, kendimi kaybetmişim

Continue reading

2 Comments

Filed under çeviri, şarkı

O benim kardeşimdi — Simon & Garfunkel

O benim kardeşimdi
Beş yaş büyüktü benden
O benim kardeşimdi
Yirmiüç yaşındaydı öldüğü gün

Özgürlük süvarisi
Sövdüler kardeşime bakarak
“Evine git, yabancı
Bu şehir sana mezar olacak”

Diz çökmüş şarkı söylerken
Öfkeli güruh peşinden geldi
Vurup öldürdüler kardeşimi
Çünkü o haksızlıktan nefret ederdi

O benim kardeşimdi
Gözyaşları geri getirmez onu bana
O, benim kardeşimdi
Ve o kardeşleri özgür olabilsin diye öldü
O kardeşleri özgür olabilsin diye öldü

Continue reading

1 Comment

Filed under çeviri, şarkı

Dumanlı Dağlara Hop — Led Zeppelin

Parkta yürürken daha geçen gün, bebek
Bir de ne, bir de ne göreyim?
Kalabalık insanlar çimende oturmuş saçlarında çiçeklerle dediler ki
“Hey, koçum, kazanım elde etmek ister misin?”
Ve bilirsin işte nasıl olduğunu
Gerçekten bilmiyorum o an saat kaçtı
Ben de biraz kalsam mı dedim sizinle

Fark etmedim ama hava çok kararmıştı ve benim gerçekten
Gerçekten benim aklım gitmiş
Tam o anda bir polis karşıma çıktı ve bizi sorup dedi ki
“Lütfen beyler şimdi herkes tek sıra olsun
Tek sıra olsun”
Bilirsin işte, çaylarını içip eğlenelim istediler
Dedi ki arkadaşları da uğrayacakmış

Neden kendine iyice bakıp ne gördüğünü bana tarif etmiyorsun
Ve bebek, bebek, bebek, bu sence iyi mi?
Orada oturursun, yedekte oturursun rafta paslanan kitap gibi
Mücadeleye kalkışmadan
Gelip gelmemeleri aslında umurunda değildir
Ya biliyorum işte bu da böyle bir kafa

Bugün eğer sokaklarda dolaşırsan bebek, gözünü açıp
Gözünü açık tutsan iyi edersin
Çünkü halkımız aslında umursamaz, aslında umursamaz, umursamaz, aslında
Baskının ne, ne taraftan geldiğini
Ben de şimdi ne yapacağıma karar verdim
Çantamı topladım Dumanlı Dağlara gideceğim
Ruhlar şimdi oraya gider
Tepelerin üstünde ruhlar uçuşurlar
Gerçekten bilmiyorum

Continue reading

2 Comments

Filed under çeviri, şarkı