Tag Archives: Şimdi biraz metafizik

Şimdi biraz metafizik — derleme

Son versiyon: 26 Kasım 2017

Yazılar tek tek linklerden ya da kitabın etiket sayfasından (Şimdi biraz metafizik) okunabilir.

Işık Barış Fidaner

İçindekiler

Şimdi biraz metafizik

Devreler

Anti-denetim

Suç alette mi?

Etik’in kuruluşu

istatistiksel hipotez testinin ideolojik anlamı

özne yüklem nesne

özü sözü bir olma biçimi olarak toplum

tarihin yeniden yazılışları

devlet yaşam ölüm

para, genel irade, entropi, hak

burjuva birey,

Yorum bırakın

Filed under kitap

burjuva birey,

bbry

özü sözü bir olma biçimi olarak toplum

Işık Barış Fidaner

1 Yorum

Filed under şey

Zaruret Hakkı — G. W. F. Hegel

Doğal iradenin çıkarları dediğimiz tikellik, tekil bir bütünlük içinde ele alındığında, kişisel varoluş veya yaşamdır. Aşırı tehlike altındaysa ve bir başkasının hukuki mülkiyeti ile çelişki içindeyse bu yaşam (merhamet değil, hak olarak) bir zaruret hakkı iddia edebilir, çünkü böyle bir durumda bir yanda insanın varoluşuna sonsuz bir zarar ve dolayısıyla hakların tamamen kaybedilmesi vardır, öbür yanda ise özgürlüğün sadece tekil sınırlı bir bedenlenişinin zarar görmesi vardır, ve bu yüzden hukukun hem haklar olarak hem de zarar gören insanın hak yetkinliği olarak tanınması gerekir, çünkü zarar insanın yalnızca bu mülkiyetini etkiler.
(Hegel 1820 Hukuk Felsefesi, İkinci Kısım: Ahlak, § 127)

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

The particularity of the interests of the natural will, taken in their entirety as a single whole, is personal existence or life. In extreme danger and in conflict with the rightful property of someone else, this life may claim (as a right, not a mercy) a right of distress, because in such a situation there is on the one hand an infinite injury to a man’s existence and the consequent loss of rights altogether, and on the other hand only an injury to a single restricted embodiment of freedom, and this implies a recognition both of right as such and also of the injured man’s capacity for rights, because the injury affects only this property of his.
(Hegel 1820 Philosophy of Right, Second Part: Morality, § 127)

http://www.marxists.org/reference/archive/hegel/works/pr/prmorali.htm

***

toplumsal sözleşme son tahlilde paranın nasıl telaffuz edileceğine dairdir

***

toplantıda söylemeye çalıştığım şeyin denklemi:

fransız devrimi = eşitlik x özgürlük = hukuk x sanat ↛ direniş = forum = genel irade (Ruso) = ahlak

hukuk = daha özgürlerin eşitliği
sanat = daha eşitlerin özgürlüğü

direniş = genel irade = ahlak = ?

***

entropiden başka parametre yoktur ve bilim onun elçisidir.

***

Işık Barış Fidaner

6 Yorum

Filed under şey

devlet yaşam ölüm

devletin esas işlevi, belirsiz kesinlikleri kararlı muğlaklıklara çevirmektir

Okumaya devam et

1 Yorum

Filed under şey

tarihin yeniden yazılışları

A = [imparatorluk]

B = antik demokrasi -> (A = feodalizm) -> [aydınlanma]

C = ilkel komünal -> (B = kölecilik -> feodalizm -> kapitalizm) -> [sosyalizm]

D = (C = totem -> tabu -> fetişizm)

E = ?

Işık Barış Fidaner

1 Yorum

Filed under şey

özü sözü bir olma biçimi olarak toplum

burjuva birey, başkası yoluyla bireyleşir. başkası-yoluyla-bireyleşmeler sistemi meydana getirir. böylece burjuva birey sistem tarafından bireyleştirilir olur. sistem, hem başkası’nı hem de birey’in kendisini ortadan kaldırır. bu, burjuva bireyin hayal kırıklığıdır. hayal birey ve başkasını karşı karşıya koyduğundan, hayal kırıklığı, bu karşı-karşıya-koyma’nın imkansızlığının bilincidir. dolayısıyla burjuva bireyin hayal kırıklığı, aynı zamanda komünist bireyleşme için gereken bilinçtir. Okumaya devam et

2 Yorum

Filed under şey

özne yüklem nesne

ilginç bir şey:

ingilizcede “özne yüklem nesne” diye konuşuruz,
türkçede “özne nesne yüklem” diye konuşuruz ya,

yan cümleler de nesne’den çıktığı için ingilizce cümleler “özne yüklem (özne yüklem nesne)” diye kolayca uzatılabilirler,

türkçe cümleleri uzatırken ise “özne (özne nesne yüklem) yüklem” gibi biraz daha zorluk ve belirsizlik yaşarız.

Okumaya devam et

2 Yorum

Filed under şey

istatistiksel hipotez testinin ideolojik anlamı

devletlerin “bilgi toplumu” yönündeki gelişmelere karşı dönmesi, aslında küresel sermayenin de buna karşı dönmesi dikkat çekici.

bu da terimin kulağa geldiği kadar steril olmadığını, olamadığını gösteriyor..

“bilgi güçtür” denen, sahip olunan “bilgi” ile topluma yayılma arasında bir çelişki var: “güç toplumu”

“bilgi paylaşımdır” dersek belki “paylaşım toplumu” mümkün olabilir..

Okumaya devam et

5 Yorum

Filed under şey

Etik’in kuruluşu

  1. Önce kullanım var. Alet kullanan insan.
  2. Sonra ahlak gelip bu kullanımı temsil ediyor. Topluluk oluyorlar.
  3. İlk simgelerle birlikte topluluklar arası mübadele başlıyor. Mübadele, önceki iki terimi bölüyor: ahlak/tabu ve kullanım/istismar.
  4. Sonra bu bölünmeden çıkan tabu ve istismar, mübadeleyi temsil etmek üzere genelleşerek yasa‘yı oluşturmak üzere suç ve yasak oluyorlar.
  5. Bir süre sonra mübadele kullanım karşısında baskın konuma geçiyor ve kullanımı dönüştürmeye başlıyor. Buradan üretim çıkıyor. Ne mübadele, ne kullanıma indirgenebilen bu üçüncü boyut, öncesindeki iki terimi bölüyor: yasa/istisna ve mübadele/dışlanan.
  6. Bu bölünmeden çıkan yeni terimler istisna ve dışlanan, üretimi temsil etmek üzere birleşiyorlar ve etik oluyorlar, yani ne yasa, ne ahlaka indirgenebilen üçüncü bir boyut oluyorlar.

yasa = suç + suistimal <=> totem = tabu + istismar

etik = istisna + dışlanan <=> devrim = iktidar + mülksüz

***

yasa ve istisna, sırasıyla köle ve efendi‘yi temellendiriyor. bunlar da sırasıyla kaygı ve haz‘a dayanıyor.

***

yasa‘yı oluştururken tabu–>suç, istismar–>yasak oluyor dedik.
peki etik‘i oluştururken istisna–>?, dışlanan–>?

***

edit (nisan 2013)

etik de şöyle oluyor:
istisna –> peygamber veya önder
dışlanan –> kavim veya halk

Işık Barış Fidaner

2 Yorum

Filed under makale

Suç alette mi?

Sunum dosyası: PPT

Okumaya devam et

2 Yorum

Filed under makale