Tag Archives: Syriza: Deneyimler

Yersiz Kitaplar 24 tane oldu

24 tane olmaları vesilesiyle Yersiz Kitaplar‘ı hatırlatıyorum. Çünkü 24 ikiye de bölünebilir, üçe de bölünebilir. Hatta ikiye art arda üç kez bölünebilir.

Ama karışıklık olmasın: Üç kez ikiye bölünmesinin üçe bölünmesiyle hiçbir alakası yoktur. Üç kez ikiye böldükten sonra isterseniz üçe bölebilirsiniz, istemezseniz bölmezsiniz. Bölünmemiş halde kalır.

Continue reading

2 Comments

Filed under kitap

Syriza: Deneyimler — çeviri derlemesi

lenin-kapakv1 güncellenme tarihi: 24 Temmuz 2015

Dünyadan Çeviri, Yersiz Şeyler ve Hayal Gücü İktidara sitelerinin müşterek yeniden üretimidir.

(267 sayfa — PDFLaTeX)

İçindekiler

Yunanistan’ın kısa tarihi (BBC)

İdeolojinin Marazi Patlaması (Flesh Machine)

Korkunun Anatomisi (Immanuel Wallerstein)

Sintagma Meydanı’ndan dünyaya (Sintagma Halk Kurulu)

Bahar Kışla Yüzleşiyor (Mike Davis)

Yunanistan: Syriza’yı anlamak (John Mason)

İşte Avrupa Aşırı Sağı (Nick Malkoutzis)

Sol ve sağın sözde ’aşırılık’ları arasında bir bakışım bulunmuyor

Syriza nerede duruyor? (Baptiste Dericquebourg)

Roller değişirken (Nick Malkoutzis)

Kapitalizm vs. iktidar seçeneğini parçalamak (John Holloway)

Avrupa’nın yeni sol popülist hareketi (Paul Mason)

Yunan Komünistlerini Anlamak (Nikos Lountos)

Yunanistan: Birinci Aşama (Stathis Kouvelakis)

Yunanistan’ın dayanışma hareketi (Jon Henley)

Çipras Başbakanlık Yolunda (Yiannis Baboulias)

Borçlu Evet, Ama Suçlu Değil! (Slavoj Žižek)

Kobane için kutlama ve dayanışma mesajı (SYRIZA)

Syriza ve Podemos üzerine (David Harvey)

Syriza stratejisinin sonuna gelindi (Costas Lapavitsas)

Yunanistan: İkinci Aşama (Costas Lapavitsas)

Çipras-Juncker ortak açıklamasına yanıtımız (PAME)

12. Tarihsel Materyalizm Konferansı

GCAS Demokrasi Yükseliyor Konferansı

HDP’nin Büyük Başarısını Kutluyoruz! (SYRIZA)

Nobel ödüllü ekonomist Stiglitz Troyka’yı suçladı

Yunanistan kaosta (Paul Mason)

Bu Avrupa için bir uyanma şansı (Slavoj Žižek)

Syriza üzerine (Slavoj Žižek)

Artık Bakan Değilim! (Yanis Varoufakis)

Referandumda neden HAYIR demeliyiz? (Yanis Varoufakis)

Yunanistan kanaatkârlığı reddediyor (James Meadway)

Almanya Yunanistan’dan acıyı esirgemeyecek, çünkü yıkımımız işlerine geliyor (Yanis Varoufakis)

DWN: Anlaşma AB’nin siyasi birliğinin sonu

Sorun sadece trajedi değil, asıl sorun yalan (John Pilger)

Yunanistan, Güneye Bakan bir Aynadır (Ryan Harvey)

Küresel Ekonomi (Ryan Harvey)

Yunanistan avro borç anlaşmasını kazandı ama kaybeden demokrasi oldu (Paul Mason)

Bir makro ve mikro fiyasko (Mariana Mazzucato)

Almanya’nın Yıkıcı Öfkesi (Jacob Soll)

Syriza MK çoğunluk üyeleri, Brüksel anlaşmasını reddediyor

Yunanistan: Mücadele Devam Ediyor (Stathis Kouvelakis)

AB el altından darbe tezgahlıyor (Robert H. Wade)

Alexis Tsipras’ın Anti-Politikası (Stathis Kouvelakis)

Suruç’ta ölenlerin başlattığını biz devam ettireceğiz (SYRIZA Gençliği)

Diğer kitaplar

~~~

Ayrıca bakınız:

Kapital ve Politika — çeviri derlemesi

6 Comments

Filed under çeviri, bildiri, deneyim, görüşme, kitap

Syriza üzerine — Slavoj Žižek

6 Temmuz 2015 Pazartesi, Maddeci Dinbilimde Olumsuzluk (1:19)

Syriza’nın en azından problemle yüzleşmekteki kahramanlığını sonsuz değerli buluyorum. Bu Yunanistan’da, Atina’da yapılanlar umurumda değil — evet harika, insanlar gösteri yapıyor, ağlıyor, bağırıyor, gene bu dokunaklı sahneler. Ama bilirsiniz, Lacancı-Marksist terimlerle Kapitalin Gerçeği dediğim şey vardır. İşte bu ezeli öyküdür: demokratik, popüler, özgün bir hükümet seçilir, Mandela’dan Lula’ya — sonra büyük, büyük umut vardır, ama nihayetinde Kapitalle bir anlaşma yapmanız gerekir. Kapital ciddi Gerçektir. Ve bana göre problem budur. İşte bu yüzden, kimilerinin iddia ettiği gibi, eğer çok fazla taviz verilirse SYRIZA istifa etsin falan diye düşünmüyorum. Hayır, ben bu noktada Maocuyum. Bilirsiniz, Mao “ne yaparsanız yapın, iktidara tutunun” demişti. Yerinizde kalın, solcu çevrelerinize biraz basınç yüklemeniz gerekse bile bütün tavizleri verin ve sessizce çalışın. Tanrım! Syriza Stalin’den öğrenmeli. Ne mi yapabilirler? Siktirsinler! Devlet aygıtına kendi insanlarıyla nüfuz edebilirler, bilirsiniz işte, örgütlenimsel temeli koyabilirler. Böylece yalnız olmayacaklardır. Şimdi korkunç halde olmalılar — korkunç hal derken yani polis… [kesildi] … Diğer herşey müzakere edilebilir — ama kapitalist gerçeklikle, Kapitalin Gerçeğiyle nasıl başa çıkılacak? Onu gerçekten nasıl aksatabilirsiniz? … Oradaki meydanınız Sintagma Meydanı, Anayasa. Belki de (böyle bir şaka yapıyorum) Sintagma’dan Paradigma’ya geçmemiz lazım … gündelik yaşamın yeni bir paradigmasına ihtiyacımız var.

1 Comment

Filed under çeviri

Küresel Ekonomi — Ryan Harvey

Bir fincan kahve, bir buçuk dolar eder
Kahveyi toplayan adam üç dolar kazanmadı
Midesine saplanıp kaldığı endüstrinin
Umurunda değildir insanlar

Çalıntı arazide tepelerde çalışarak
Nasırlı çıplak eliyle toprağı eşerek
Kâr etsin diye ter döktüğü zengin adamın
Umurunda değildir insanlar

Süpermarketten satın alacağın meyveyi
Guatemala, Şili, El Salvador’da yetiştiren
Çocukları öksüz bırakan iç savaşı
Meyve şirketleri fonlamıştır

Küresel ticaret sistemini geçindiren
Duvarsız barakalara sıkışmış ailelere
Saldırı korkusu yaşatan ölüm mangalarını
Meyve şirketleri fonlamıştır

Bir deste tişört, dört buçuk dolar eder
Tişörtleri diken kız üç dolar kazanmadı
Onun tutunmaya çalıştığı endüstrinin
Umurunda değildir insanlar

Bangladeşte fabrika, 16 saat vardiya
Ne fazla mesai, ne mola, ne bir başka hak
Ve hamile kalsa onu işten kovacaklardır
Çünkü umurlarında değil insanlar

New York bankası Tayland bahtında artış gördü
Ve muazzam miktarda baht kredisi aldı
Eve dönerken bahtları dolara çevirdi
Ve milyonlar bu yüzden yoksullaştı

Borcunu ABD parasıyla ödedi
Kârını ABD bankasında cebe indirdi
Ve Güneydoğu Asya pazarları çöktü
Ve milyonlar bu yüzden yoksullaştı

Bir elmas yüzük, birkaç binlik eder
Elmas madenindeki çocuğun elini keserek
Mesaj veren arazi işletmecisi askerleri
Elmas şirketleri fonlamıştır

Köleliğin kanayan yaralarından
Yoksulluk yoluyla türeyen zenginliği
Bir ihracat ekonomisi halinde
Elmas şirketleri kontrol ederler

Emperyalizmin bu modern formudur
Borca sokan serbest pazar ekonomi reformudur
Küresel Güneyi tropik fırtına gibi kasıp kavurur
Kültürü dikiş yerlerinden sökerler

Parça tesirli bombadan tüfek dipçiğine
Altın madeninden ağaç kesimine
Kapitalizm dünyayı kilit altına almıştır
Ve kültürü dikiş yerlerinden sökerler

Continue reading

1 Comment

Filed under çeviri, şarkı

Neoliberalizmin son yılları: Yunanistan kanaatkârlığı reddediyor — James Meadway

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

JAMES MEADWAY | Yunanistanın söylediği şey her şeyden önce kavga etmenin -ve kazanmanın- imkanlı olduğudur. Geniş dersler daha bir süre tartışılacaktır. Hepimizin öğreneceği çok şeyler vardır. Ama solun artık kalıcı ve kaçınılmaz yenilgi tutumunu kabullenmesi gerekmiyor. Avrupa’da neoliberalizmin son birkaç yılındayız. Bu sefer kazanabiliriz.

OXI
*James Meadway, Çeviri: Işık Barış Fidaner
6 Temmuz 2015

Yunanistan’da Hayır kazandı. Kanaatkarlık kesinkes reddedildi, oy verenlerin %61’i Troyka karşısında Syriza hükümetine arka çıktı.

Bu zaferin büyüklüğünü abartmamız zordur. Kazanmak imkansız gözükmüştü; nitekim bahisçi Paddy Power hafta başında Evet zaferi ihtimaline para yatırmıştı. Avrupa’nın bütün politik liderliği Syriza’nın karşısında dizilmişti, Angela Merkel’den Matteo Renzi’ye, Jean-Claude Juncker’e kadar. Washington onlara karşıydı. Yunanistandaki bütün özel televizyon kanalları, ve Syriza’nınki hariç bütün gazeteler Evet diyordu. Zenginler, Yunanistan Gucci’leri, Evet diyordu. Egemen sınıf Evet diyordu.

ECB Yunanistandaki bankaları bir hafta boyunca kapattırarak yaşanan basıncı iyice yükseltti. Sıradan Yunanistanlılar yaşanacak çok daha büyük acılar üstüne kan donduran tehditlerle korkutuldular ve terörize edildiler.

Syriza ve destekçileri bütün bunları göğüsledi ve kazandı – şıklığın da ötesinde müthiş kazandılar. Yunanistandaki bütün bölgelerde çoğunluk açık farkla Hayır oyu verdi, en muhafazakar bölgede bile. Syriza kazanabildi çünkü sahada zorlu kampanyalar yürütmüşlerdi. Kimi tahminlere göre Atina’da 1 milyon kişinin katıldığı Cuma geceki muazzam referandum yürüyüşlerinde bu kampanya doruğa ulaştı.

AB, Avrupa Merkez Bankası ve IMF “Troyka”sının niyeti, Syriza’yı bölmekti. Avrupa Parlamentosunun orta-solcu başkanı Martin Schulz oylamadan hemen önce Syriza’ya istifa çağrısı yaparak bunu çok açık etti. Demek ki planladıkları, Syriza hükümetinin Ocak’ta kuruluşundan beri olduğu gibi, Syriza’yı sol-kanadından koparmaya yetecek bir basınç uygulayarak (Schulz’un sözüyle) “teknokratik” ulusal birlik hükümetini biçimlendirmekti.

Bu sabah Syriza ve destekçileri, bölünmekten çok öte, her zamankinden daha birliktelerdi. Bölünen ise Troykanın kendisi olmuştur. Eski başkan Dominique Strauss-Kahn altında 2010 Avrobölge fiyaskosuyla kendini bozan IMF, kirlenen ününü cilalama niyeti ile, Dışişleri Bakanlığının ve gelişmekli ülkelerden geniş olanlarının eleştirel basınçları altında şimdi bu işten kendisini kurtarmaya muhtaçtır. (Christine Lagarde’ın makamı için seneye seçim yapılacak. Şimdi buraya bir gelişmekli ülke adayı önerilerek Avro-Atlantik tekelinin kırılması muhtemeldir.) Fon [IMF kastediliyor], ECB basıncına rağmen, hafta ortasında Syriza liderliğinin savını tamamen onaylayan bir rapor neşretti: GDP’nin %180’leri civarında dolaşan hükümet borcu iyice kayıttan düşülmeden Yunanistan’ın devam edemeyeceğine dair bir rapordu bu.

Bugün Yunanistanlıların istisna olduğunu iddia edenler olacak: kibarlar kendi tarihlerini ilan edecek, önyargılılar ise Balkan mizaçlarının onları Avrupa’nın geri kalanından farklı kıldığını iddia edecek. Yunanistan’ın Troyka’nın elinde benzersiz acılar çektiği elbette gerçektir. Oradaki kanaatkarlık İngiltere’de henüz hayal etmekte zorlanacağımız ölçülerdedir. Ekonomi %25 düşmüştür, ortalama aylıklar %30 düşmüştür. Bugünkü Syriza uzun bir gebelik sürecinin ürünüdür, kökleri Yunanistan’ın kanlı iç savaşına, diktatörlük karşıtı mücadeleye bağlanır – ve Cunta düştükten sonraki sol-kanat politik argümanlara bağlanır.

Fakat sonuçta Avrupalı bir örüntüye uyar. Dalga kanaatkarlığa karşı dönmektedir, özellikle de çevre bölgenin borçlu ülkelerinde. Avrupalı kurumlardaki yapılar kıtanın her köşesinde sorgulanmaktadır. Fransa, neoliberal Avrupa Anayasasını 2005’te referandumla reddederek bütün süreci sekteye uğrattı. Bundan on sene sonra, büyük toplumsal kriz koşulları altında, Yunanistan bu tekere daha büyük bir çomak sokmuştur.

Şimdi üç mesele var. Birinci mesele Yunanistanda Syriza hükümetinin geri kaymasını önlemektir. IMF borç duyurusu yaparak açıkça Syriza sağ-kanadına yönelik bir yol teklif etmiştir, müzakereler başarıyla tekrar açılabilirse.

Kanaatkarlığın biraz zayıflatılması için mübadele karşılığında borcun biraz rahatlatılacağı görece zayıf bir sözleşmenin ortaya çıkışını gözlemlemek mümkündür. Syriza sağ-kanadı buna şevkle yapışacaktır. Halen, müzakereleri tekrar açma basıncı, Avrogrup ve “partnerlerinin” endişeleri gereği maliye bakanı olarak Yanis Varoufakis’in kaybına yol açmıştır. Bu değişikliğin mevcut durumda kavgacı sayılması pek muhtemel değildir. Syriza’nın sol-kanadı yoluyla alttan gelen basıncı şimdi bu hükümet üzerinde sürdürmek gerekir – verilen oyun gerçekte olduğu haliyle tanınması için, yani bir taviz çağrısından ziyade kanaatkarlığın açık ve kesin bir reddi olarak tanınması için.

Zorluklar küçümsenmemelidir. Yunanistan bankaları halen kapalıdır, ECB –avro bankacılık sistemi muhafızı rolüne aykırı bir duruşla– ek destek sağlamayı reddetmektedir. Bazı işverenler para noksanlığıyla baş etmek için “scrip” denilen özel paralar neşrediyor. Yunanistan’ın zaten bir ayağı avro kapısından çıkmıştır; eğer Troykanın kanaatkarlık şantajı devam ederse, dışarıya son adımın atılmasına bütün hareketin hazır olması gerekir.

İkinci mesele bütün Avrupa üzerinedir. Şimdi bu oylama kanaatkarlığın karşısına dizilmiş bütün o kuvvetlere verilmiş muazzam bir gazdır, özellikle de “çevre bölge” dediğimiz alanda bulunanlara. İspanya’da Podemos, geçen ayki istisnai yerel seçim sonuçlarının da sırtına binerek, Aralık seçiminde açık farkla zafer kazanmak için bunu kullanabilir. Kıta çapında birlik önemlidir, ama bu Avrupa kurumlarıyla değil, onlara karşı birliktir. Alttan gelen bir birliktir, işçiler ve müttefiklerinin birliğidir, altın yıldızlarla Brüksel harcama hesaplarının yalancı birliği değildir. Birleşik Krallık için bu, AB üyeliğinin kendi referandumumuzda kesinkes reddedilmesi demektir: geçen hafta dişlerini görmemizden sonra, soldaki hiçkimse şimdi bunların desteklenecek kurumlar olduğunu makulce tartışamaz. Varoluşlarının en köküne kadar neoliberaldirler ve buna yönelen her ciddi karşı duruşu ezmeye niyetlidirler (ve ezmektedirler). “Toplumsal Avrupa”ya giden yol şimdi kapanmıştır. Başka bir Avrupa mümkündür.

Üçüncüsü, kanaatkarlık karşıtı hareketi burada Birleşik Krallıkta inşa çabalarını katlamak demektir bu. Haziran gösterisi, yeni harcama kesintileri karşısında Halk Meclisinin birleşik, ulusal kampanya olarak kendisini tesis etmekte olduğunu göstermiştir. Haftaya yapılması planlanan gösteriler var, yaz sonunda Muhafazakar Parti konferansında da protesto günleri olacak. Hükümetin momentumu şu anki haliyle kırılabilir. Halk Meclisinin yanısıra, Jeremy Corbyn’in Emek lideri olmaya dönük kampanyası da hayatidir. Britanyanın en büyük sendikası Unite’ın da şimdi destek sunmasıyla birlikte, bu kazanım fazlasıyla mümkündür. En azından makul bir oy verilmesi, Emek’te kanaatkarlık ihtiyacı üzerine Blairci argümanın belini kıracaktır. Soldaki herkes bundan kazanım sağlayacaktır.

Yunanistanın söylediği şey her şeyden önce kavga etmenin -ve kazanmanın- imkanlı olduğudur. Geniş dersler daha bir süre tartışılacaktır. Hepimizin öğreneceği çok şeyler vardır. Ama solun artık kalıcı ve kaçınılmaz yenilgi tutumunu kabullenmesi gerekmiyor. Avrupa’da neoliberalizmin son birkaç yılındayız. Bu sefer kazanabiliriz.

Kaynak: http://www.counterfire.org/articles/opinion/17897-the-last-years-of-neoliberalism-greece-rejects-austerity

*James Meadway:
Radikal ekonomist James Meadway kanaatkarlık ekonomisinin önemli bir eleştirmeni olarak bir alternatif öne sürülmesi çabalarının ön cephesindedir. James, Avrobölgede Kriz (2012) ve Bugün İçin Marx’ta (2014) eş-yazarıdır.

1 Comment

Filed under çeviri

GCAS Demokrasi Yükseliyor Konferansı

!!! Mekan değişikliği yapılmış. İngilizce metne bakınız. !!!

posterTasarlayan: Stavroula Drakopoulou

SERBEST & KAMUYA AÇIK

Gelişmiş Çalışmalar için Küresel Merkez

İlk Dünya Konferansımızı Duyurur

“Demokrasi Yükseliyor”

Tarih: 16-19 Temmuz 2015, Atina, Yunanistan

Konferans Selamları: Alain Badiou (GCAS Başkanı) Gabriel Sakellaridis (Yunanistan Hükümeti Merkezi Sözcüsü) Aristides Baltas (Yunanistan Eğitim Bakanı).

Genel Konuşmacılar: Tariq Ali, Maria Aristodemou, Bruno Bosteels, Jodi Dean, Costas Douzinas, Stathis Kouvelakis, Paul Mason, Maria Nikolakaki, Leo Panitch.

Özel Konuşmacılar: Athena Athanasiou, Peter Bratsis, Alex Callinicos, Aris Chatzistefanou, Creston Davis, Paolo Gerbaudo, Stathis Gourgouris, Sigrid Hackenberg, Srecko Horvat, Azfar Hussain, Athina Karatzogianni, Kostis Karpozilos, Theodore Koulouris, Claudia Landolfi, Spyros Marketos, Sandro Mezzadra, John Milios, Aamir R. Mufti, Rodrigo Guimaraes Nunes, Neni Panourgia, Julie Resche, Jerome Roos, Gabriel Sakellaridis, Lola Sánchez, Helena Sheehan, Lenart Skof, Angeliki Spiropoulou, Stavros Stavrides, Igor Stiks, Bhaskar Sunkara, Kenneth Surin, Peter Thompson, Giovanni Tusa, Kees van der Pijl, Leonidas Vatikiotis, Christoforos Vernadakis, Katarina Peović Vuković, Hilary Wainwright, Vio.Me İşçileri, Syriza ve Podemos’tan özel konuklar.

Tarif: Margaret Thatcher’ın “Hiçbir alternatif yok” sloganı, demokratik ve kamu-temelli projeleri 30 yıldan uzun süre aşındırmış ve sistemlice boşa çıkarmış neoserbestici politika dehşetlerini kuran bir savaş beyanıydı. 2008 yılındaki küresel mali kriz, zirvedeki 80 kişisi bugün dünyanın yarı nüfusundan zengin dokunulmaz oligarşik sınıfın yükseliş yolunu açan neoserbestici politikaları ifşa etmiştir. Bugün apaçıktır: neoserbesticilik hem radikal eşitsizliği ivmelendirmiş, hem de başımıza daha büyük felaketler gelecek diyerek dünyayı kendi sorgulanmaz anti-demokratik politikalarına uyumlanmaya zorlamıştır. Hiçbir alternatif bulamayanların bir dizi ayaklanması 2011’de Occupy hareketinden Tunus’a, Mısır, Bahreyn, Yemen, İspanya’ya, İrlanda ve Yunanistan’a kendi koşulları içinde ortaya çıkmaya başlamıştır. Syriza’nın yakın tarihsel zaferiyle, yurttaşların kendi geleceklerini kararlaştırma zorunluluğu mesajı öne çıkmıştır. Politikanın önceliğinin tekrar savlanması böylece dünyada yeniden gerçekleşmektedir. Syriza’nın zaferi ve dünyaya göre ifadelendirdiği umudun şafağında, demokrasinin doğum yeri Atina’dan (Yunanistan) akademisyenler ve aktivistlerle bir konferans önermekteyiz. Konferansın amacı demokrasi ve geleceği üzerine düşünmek ve stratejik alternatifler önermek için entelektüel ve aktivistleri biraraya getirmektir.

Temalar: Kapitalizm Altında Feminist Mücadeleler; Uzam ve Kapital; Latin Amerikada Sınıf Mücadeleleri; Müşterekler İçin Mücadeleler; Hapsetme, Kapitalizm ve Irk; Prekerler ve Prekarya; Çevreci-sosyalizm, Küresel Adalet ve İklim Değişimi; Marksist Tarihler ve Kuramlar; Kapitalist Kriz: Kuramlar ve Deneyimler; Neoserbesticilik ve Tutumsallık Tedbirleri; Felsefe ve Politik Mücadeleler; Küresel Borç Krizi; Kapitalizm & Eğitim; Demokrasi & Aktivizm; Avrupa Birliği & Avro-Bölge; Avrupada Faşizmin Yükselişi; Neoserbesticilik ve Küreselleşme; İşçileri Entelijansiya ile Birleştirmek; Sol Yönetişim Umudu; İspanyada Podemos’un Yükselişi; Yerelce & Küreselce Örgütlenmek; Eşitsizlik & Demokrasi.

Netice: Columbia Üniversitesi Yayınlarında Ayaklanmalar Dizisi Editörleri bildirilerin yayınlanmasını desteklemeyi düşüneceklerdir. Bazı makaleler GCAS Yayınları aracılığıyla GCAS’ın yeni Dergisi için ve ayrıca Bilgi Kültürleri Dergisi için de düşünülecektir.

Yer: Atina Tarımcıl Üniversitesi (Agricultural University of Athens — AUA). Gazi Meydanı metro durağına dakikalar mesafesindeki AUA, Atina şehir merkezinde uygunca yerleşiktir. gcas1Atina Tarımcıl Üniversitesi (AUA) Yunanistanın en eski üçüncü üniversitesidir. 1920’den beri tarımcıl bilimlerde yürüttüğü temel ve uygulamalı araştırmalarla, hem ürettiği yüksek nitelikli mezunlar hem de bıçak sırtı bilimcil bilgisiyle Yunanistan ve Avrupanın tarımcıl ve ekonomik gelişimine değerli katkılar yapmaktadır. Üniversite, Akropolis yakınında antik Zeytinliğin kalbindeki tarihsel Iera Odos’un (antik çağın Kutsal Yolu) iki ayağı üzerinde duran 25 hektar yeşil kampüste konumludur. Onaltı binasında şunlar bulunur: oditoryumlar, 41 tam donanımlı laboratuvar, çağdaş kütüphane, bilgisayar odaları, kapsamlı tarımcıl tesisler (botanik bahçe, üzüm bağı, deneysel tarlalar, çiçek bahçesi, seralar, inek ahırı, koyun ağılı, tavuk kümesi, papatya kurulumları, su kültürü tankları), müzeler, öğrenci merkezi, spor salonu ve spor sahaları. Bu nezih muhitte öğrencilere on dönem süre boyunca Tarımcıl Bilimin ilkeleri öğretilmektedir. gcas2Örgütlenme Komitesi: Creston Davis, Maria Nikolakaki, Anghelos Palioudakis, George Souvlis, Bob Drury, King Evi Zevgiti, Steven A. Panageotou, Michael D Wassell, Salim Nabi, Katerina Anastasiou, Kimon Markatos.

Bilimcil Komite: Alain Badiou (GCAS Başkanı), Azfar Hussain (GCAS asbaşkanı ve profesörü), Maria Nikolakaki (Peloponnese Üniversitesi & GCAS profesörü), Creston Davis (Yönetmen). gcas3Özel Faaliyetler: Atinada yapılacak özel turlar Demokrasi için mücadele olaylarını izleyecektir, diğer seyahat şansları da olacaktır. Bu olaylar zaman içinde gönderilecektir.

Barınma: Her katılımcı kendi konaklamasından sorumludur.

Harcamacılar: InfoWar Productions, RedNotebook, Roar Magazine, Solidarity4All, The Jacobin Magazine, University of Primorska: Institute for Philosophical Studies, E-Dromos, To Periodiko, Institute Nikos Poulantzas, Barikat.GR, Vio.Me.

EN

2 Comments

Filed under çeviri

Syriza Üzerine Bir Not: Borçlu Evet, Ama Suçlu Değil! — Slavoj Žižek

Slavoj Žižek — 20 Şubat 2015 — potemkinreview.com

Jeroen Dijsselbloem ve Yanis Varoufakis bir basın toplantısında

Jeroen Dijsselbloem ve Yanis Varoufakis bir basın toplantısında

Medyamıza bakılırsa Yunanistan’daki Syriza hükümeti “akıldışı” ve “sorumsuz” popülist tedbirler öne süren bir kısım popülist aşırılıkçıdan oluşmaktadır. Hakikatten daha uzak bir şey olamaz. Açıkça akıldışı olan ve olmaya devam eden, aksine, AB politikalarıdır. Yunanistan 2008’den beri sert kemer sıkma tedbirlerini yasalaştırarak mali durumunu düzene sokmaya zorlanmaktadır; ama bugün, altı yıl sonra, ülkede korkunç bir gerileme yaşandıktan sonra, Yunanistan’ın mali durumu daha bile büyük bir düzensizlik içindedir. Gerçekten, ülkenin borcu GDP’nin %100’ünün biraz üstündeyken %175’e yükselmiştir ve şimdi 320 milyar avroda durmaktadır. Artık bu da akıldışı değilse, akıldışı sözcüğünün hiçbir anlamı yoktur. Peki AB neden Yunanistan’a bunu yapmaktadır?

Continue reading

1 Comment

Filed under çeviri

Sol ve sağın sözde ‘aşırılık’ları arasında bir bakışım bulunmuyor – Kolektif

3 Haziran 2014, theguardian.com

Alexis Tsipras

Syriza lideri Alexis Tsipras’ın partisinin Avrupa seçimindeki başarısının ardından yaptığı konuşma. Fotoğraf: Petros Giannakouris/AP

Yunanistan‘da Syriza’nın seçilmesi (Rapor, 26 Mayıs) Avrupa‘da toplumsal ve ekonomik demokrasinin geleceği için canlı bir umut ışığı sunmakta. Fakat aynı zamanda ırkçı ve antisemitik hassasiyetlerin ateşlenmesiyle sağ kanat ulusalcılığın yükselişi çoğulcu ve demokratik Avrupa ideallerini tehdit ediyor. Syriza’nın büyüyen seçim desteğinin önemini çarpıtarak sol kanat ‘aşırılığın’ yükselişi diye temsil eden medya öykülemelerine en güçlü şekilde karşı çıkılmalıdır. Çağımızda sol ve sağın sözde ‘aşırılık’ları arasında bir bakışım bulunmuyor.

Continue reading

2 Comments

Filed under çeviri, bildiri

Sintagma Meydanı’ndan dünyaya – Sintagma Halk Kurulu

Sevgili arkadaşlar, kardeşler,

Biz Atina’da Sintagma Meydanı’nda bir ay boyunca savaşanlarız. Siyasi partileri dışarıda bırakarak, doğrudan demokrasi ile örgütleniyoruz. Sesimiz her gün yapılan halk kurulunun sesidir.

Öfkeliyiz, çünkü başkaları bizim yerimize karar veriyor ve geleceğimizi ipotek altına alıyor; dayattıkları borçlarla halkın değil bankaların ve hükümetin menfaatlerini gözetiyorlar. Öfkeliyiz, çünkü bizi iflasla yıldırarak korkutmaya çalışıyorlar. Sadece korkutmaya değil insanları birbirine düşman etmeye de çalışıyorlar.

Continue reading

1 Comment

Filed under çeviri, bildiri