Tag Archives: Tek-yüzlü Bozuk Para

Tek-yüzlü Bozuk Para — derleme

resim_2021-05-28_225517Son versiyon: 22 Eylül 2020

Yazılar tek tek linklerden ya da kitabın etiket sayfasından (Tek-yüzlü Bozuk Para) okunabilir.

Işık Barış Fidaner

İçindekiler

Tek-yüzlü Bozuk Para Birsel Özelliktir

Kimera

Yetki, Beden, İrade, Sistem, Arzu, Arıza ve Koronavirüs

İğdiş ve Jouissance Diyalektiği

Muhataplık ve Dört Söylem

Tovariş, Comrade, Yoldaş

Dünkü kuzu bugün kurt olmuşsa diyalektik işliyor demektir

Hep Sonradan: Entropi ve Feda

Cinsiyetsiz Ödül ve Ataerki

Möbius Şeridi Bir Adadır

Ignorance’a Cehalet Değil Bilmezlik Denmelidir

(İngilizcesi)

Diğer derlemeler

面 : yüzey

1 Comment

Filed under kitap

Tek-yüzlü Bozuk Para Birsel Özelliktir — Işık Barış Fidaner

Tek-yüzlü bozuk para, çeşitliliğin zıttı gibi görünür. Çeşitlilik çok sayıda çeşitli olasılığı gerektirir. Çeşitliliğin zıttı, tek bir olasılıktır, buna da tek-yüzlü bozuk para denir.

Mesela “monoton ve sıkıcı” sayılan biri “tek-yüzlü bozuk para” denerek aşağılanabilir (İngilizcede bu deyim var). Başka bir örnek: Çeşitlilik taraftarı birisi, tek bir davaya bağlı olan birisini “tek-yüzlü bozuk para” diye yaftalayabilir, hatta ona “fazla ideolojik” diyebilir. Aslında ideolojinin en saf hali, kendini ideolojilerin üstünde tutmaktır (post-ideolojik saymaktır) ve “çeşitlilik” bu anlamda gayet ideolojik işlev gösteren bir mefhumdur.

Continue reading

2 Comments

Filed under şey

Dünkü kuzu bugün kurt olmuşsa diyalektik işliyor demektir — Işık Barış Fidaner

db3d16c5091bf7aad26451f5669b2f31-1024x460-1

İnsan olmayan hayvanlar, içgüdü dediğimiz bilgilerle donatılmıştır, indirgeyici bir mecaza başvurursak, adeta “doğa” onları programlamış gibidir; böylece onlar doğduktan hemen sonra kalkıp yürümeye başlayabilirler. İnsanın diğer hayvanlardan ayırt edici farkı ise bilmesinden çok bilmezliğidir (ignorance [1]). Bilmezlik bilginin ufkunda sahiliğin (truth [2]) alanını açar ve insan bilmezliği sayesinde öğrenir. İnsan olmayan hayvanların da bir miktar öğrenme kapasiteleri vardır ama hiçbirinde insan gibi tamamen dönüşme yeteneği yoktur.

Continue reading

1 Comment

Filed under şey

Muhataplık ve Dört Söylem — Işık Barış Fidaner

Birinin bize söylediği bir şeyi iyi duyamadığımızda “Ne?” diyerek tekrarlanmasını istersek kabalık etmiş oluruz, nezaket icabı “Efendim?” diyerek tekrarlanmasını istememiz gerekir. Türkçeye özgü bu detay, muhataplığın yetkilenme ile ilişkisini gösteriyor. “Muhatap” kavramının Türkçede özel bir yeri olması da bununla ilgilidir.

Continue reading

12 Comments

Filed under şey

Tovariş, Comrade, Yoldaş — Işık Barış Fidaner

Nazım Hikmet “Kosmosun Kardeşliği Adına” şiirinde şöyle der:

Kosmosda bizden başka düşünen var mı
var

hangi dilde bilmiyorum
yıldızlardan birinde konuşacak elçimiz onunla
Tovariş diyecek
söze bu sözle başlayacak biliyorum
Tovariş diyecek

selamlamaya geldim seni yeryüzü umutları adına,

ve kosmosun kardeşliği adına

Tovariş kelimesi Sovyetler Birliği’nde yoldaş anlamında kullanıldığı için eskiden Marksist çevrelerde iyi bilinirdi. Ama bu kelimenin Türkçeden geldiğini herkes bilmez.

Continue reading

2 Comments

Filed under şey

Yetki, Beden, İrade, Sistem, Arzu, Arıza ve Koronavirüs — Işık Barış Fidaner

Marx ve Engels’in Komünist Parti Manifestosu‘nda (1848) dile getirdiği enternasyonal komünist ideal, şu sözlerle özetlenir: “Dünyanın işçileri birleşin! Kazanacağınız bir dünya var!” (“Workers of the world unite! You have a world to win!”) Avustralyalı düşünür McKenzie Wark (2015) bu bilindik sloganı bozundurarak farklı bir slogan elde eder: “Dünyanın işleyişleri bozunun! Dünyalandıracağınız bir kazanım var!” (“Workings of the world untie! You have a win to world!”). Kazanımları dünyalandırabilmek için dünyadaki işleyişlerin öznel-nesnel yapısına ifade verebilmemiz gerekir. Bu yazıdaki savım şöyle: Öznellik-nesnellik iki sürece dayanır: yetkilenme ile bedenlenme. Yetkilenmenin zemini iradedir. Bedenlenmenin zemini sistemdir (Fidaner, 2020, 8 Temmuz).

Yazının geri kalanını Kimera’da okuyabilirsiniz.

(İngilizcesi, İspanyolcası)

10 Comments

Filed under şey

Hep Sonradan: Entropi ve Feda — Işık Barış Fidaner

tdworld_20573_lightbulb_getty

Bir ampul düşünün. Ampule verdiğiniz elektrik enerjisinin bir kısmı aydınlanma için kullanılır. Bu kısım, enerjinin “işe yarar” bölümüdür. Verilen enerjinin başka bir kısmı ise ısı halinde ampulün çevresine yayılarak kaybedilir. Bu ikinci kısım, enerjinin “işe yaramaz” bölümüdür. Her ampulde ve her sistemde bu ikinci kısmın ister istemez kaybedilmesi, “entropi” kelimesi ile belirtilir.

Continue reading

14 Comments

Filed under şey

İğdiş ve Jouissance Diyalektiği — Işık Barış Fidaner

İnsan varoluşunu imleyenler düzenine münhasır bir atıf yoluyla anlayamayız, hele jouissance’a münhasır bir atıf yoluyla hiç anlayamayız. Varoluşumuzu yaşayışımız, daha ziyade, bu iki kutup arasında özsel bir gerilim şeklinde olur. Tam da bu nedenle, yeni nesnelere özel anlamlar yüklemeye devam ederiz, eksiksiz olarak tamamlanmış bir varoluşu hayal ederiz; öte yandan, bu arzu nesnelerinin sınırlı oluşuyla tekrar tekrar yüzyüze geliriz, bu kutuplar –varoluşumuzun eşit ölçüde ilksel belirleyicileri– arasında gerilmiş olmaktan başka türlüsünü umut etmemizin boşuna oluşuyla yüzyüze geliriz. İnsanlar bu anlamda “arada-varlık”tırlar, varoluşları iki tezat terim –jouissance ile iğdiş– arasındaki diyalektik ilişki içinde yürütülür. İnsanın varlığı arzudur. (Philippe Van Haute, Uyumlanmaya Karşı [Against Adaptation])

Žižekçi bir kuramcı olarak, İstanbul’da düzenlenen ilk Yeni Medya Çalışmaları Kongresi’nde (2013) “Postmodern Yabancılaşma Modeli”ni (PYM) yayınlamıştım [1]. Türkçe olarak Lüzum ile Keyfiyet’in diyalektiğini tarif ediyordu. PYM’yi İngilizce’ye tam anlamıyla 2018’de çevirdim. Şemada görebileceğiniz gibi, PYM, Yetkilenme ile Bedenlenme’yi sırasıyla Lüzum ile Keyfiyet’e dayanan iki koşut süreç olarak tarif eder.

gelistirici-yasam2

Continue reading

9 Comments

Filed under şey

Ignorance’a Cehalet Değil Bilmezlik Denmelidir — Işık Barış Fidaner

Lacan üç tutkudan bahseder: sevgi, nefret ve bilmezlik tutkuları [1]. Bu üçüncü tutku Türkçe literatürde “cehalet tutkusu” adıyla yer etmiştir. Muhtemelen dramatik etkisi nedeniyle tercih edilen bu adlandırma fol [2] ve yanlıştır.

Lacan’a göre cehalet “kaba bilmezlik”tir (crass ignorance) ve “öğrenilmiş-eğitilmiş bilmezlik”ten (learned-trained ignorance) ayırt edilmelidir. Lacan cehaletin ayırt edici özelliğini şöyle tanımlar: Kaynaklarına yönelik eleştirilerin dişleri, cehaletin (kaba bilmezliğin) yüzeyini bile çizmemiştir (Écrits, sf. 409). Öğrenilmiş bilmezlik ise cehaletten çok farklıdır ve psikanaliz için büyük önem taşır: “Öğrenilmiş bilmezliğin yollarından başka hiçbir yerde analiz kendi ölçüsünü bulamaz.” (Écrits, sf. 300)

Continue reading

12 Comments

Filed under şey

Cinsiyetsiz Ödül ve Ataerki — Işık Barış Fidaner

Berlin film festivali Berlinale, “En İyi Aktör” ve “En İyi Aktris” kategorilerinin yerine “En İyi Başrol Performansı” ve “En İyi Destekleyici Performans” kategorilerini geçirme kararı aldı. Kararı hem kutlayanlar hem de kınayanlar var. Tepkiler arasındaki çelişkiyi feminizmin iç çelişkisi bakımından değerlendirebiliriz.

Continue reading

5 Comments

Filed under şey