Tag Archives: Uzakın Nüve

Uzakın Nüve — çeviri derlemesi

UntitledSon versiyon: 18 Nisan 2022

Yazılar tek tek linklerden ya da kitabın etiket sayfasından (Uzakın Nüve) okunabilir.

İçindekiler

Güneşinin altında ne bulduysan hepsini selamla (Rilo Kiley)

Tanrı adına (Dream Theater)

Falanca adına öldürmek (Rage Against The Machine)

Korsan Bildiri (Rage Against the Machine)

Tanrı’yı doğurma işi (Quentin Meillassoux)

Söz varsa Tanrı hipotezi direşir (Jacques Lacan)

İlksel Yalan: Proton Pseudos (Slavoj Žižek)

Hançerli Psykhe ve solgu (aphanisis) (Jacques Lacan)

Komünizmde taşkınlıkların solacağını biliriz (V. I. Lenin)

Uzakın nüveyle yüzleşmenin bedeli öznenin solgusudur (Slavoj Žižek)

Sysiphus: dürtüde hedef ve amaç (Slavoj Žižek)

Dürtüde fol hedef ve sahi amaç (Slavoj Žižek)

Harfiyetin sahiliği sahil şerididir (Jacques Lacan)

Anayurt neler doğuruyor! Kırmızı mürekkep hariç! (Slavoj Žižek)

Doğrusal modelin kayırılması ve doğurusal modelin doğranması (linear, nonlinear, linearize) (Manuel DeLanda)

Bartleby politikası: Yapmamayı tercih ederim (Slavoj Žižek)

Alkışın muhatabı (Slavoj Žižek)

Diğer kitaplar

心 : nüve, merkez, kalp

Yorum bırakın

Filed under çeviri

Alkışın muhatabı — Slavoj Žižek

Stalinci ve Faşist ‘totalitarizm’lerin doğaları arasındaki temel fark küçük ama önemli bir detayda yakalanır:

Halka seslenişi bitip de kalabalık onu alkışladığı zaman Faşist Lider o alkışın muhatabı olduğunu kabullendiğini belirtir (gözünü uzaklara diker veya halka selam verir vb.), Stalinci lider ise (mesela Parti genel sekreterinin kongreye sunduğu rapor bitince) bizzat ayağa kalkıp alkışa katılır. Okumaya devam et

2 Yorum

Filed under çeviri

Falanca adına öldürmek — Rage Against The Machine

Falanca adına öldürmek
Kuvvetleri yürütenlerden bazıları haçları yakanlardan
Kuvvetleri yürütenlerden bazıları haçları yakanlardan
Kuvvetleri yürütenlerden bazıları haçları yakanlardan

Falanca adına öldürmek
Falanca adına öldürmek Okumaya devam et

2 Yorum

Filed under çeviri, şarkı

Korsan Bildiri — Rage Against the Machine

Naklen yayın, üçüncü dünya savaşı, üçüncü elimiz
Yer üstünde ses silahı altında geçti on senemiz
Kendine gölge arayanlara hiçbir sığınak bulunmaz
Acımasız maskaralığa atış yapmaktan yılmayız
Kamuoyu anketleri tabut gibi kapanırken
Hakikati yutanlar iktidar himayesinde sessiz sinema oynarken Okumaya devam et

2 Yorum

Filed under çeviri, şarkı

Güneşinin altında ne bulduysan hepsini selamla — Rilo Kiley

Güneşinin altına giren herkesi selamla
Güneşinin altından çıkan herkes için dua et
Güneşinin altına giren herkesi selamla
Güneşinin altından çıkan herkes için dua et
Her iyilik tam sana göreymiş gibi davran Okumaya devam et

1 Yorum

Filed under çeviri, şarkı

Dürtüde fol hedef ve sahi amaç — Slavoj Žižek

Yaratılışın ilk eylemi uzayı boşaltmaktır, Hiçliğin yaratılmasıdır (Freudcu ifadeyle: yaratıcı yüceltimin ölüm dürtüsüyle çetrefil bağları vardır). Okumaya devam et

2 Yorum

Filed under çeviri

Tanrı’yı doğurma işi — Quentin Meillassoux

İnsanların iple çektikleri şey, arzuladıkları şey, binyıllardır onlara hem garip bir gebelik çektiren hem de ender bir şiddet enerjisi veren şey, Tanrı’yı doğurma işidir; nasıl ki madde canı doğurduysa ve can düşünceyi doğurduysa öyle. Biz Tanrı’nın yarattığı mahluklar değiliz, onun müstakbel atalarıyız, acı çekiyoruz çünkü ilahi oluverebileceğimizi biliyoruz, hayvan ise insan oluverebileceğini bilmezdi. Tanrı’yı rahmimizde taşırız, huzursuzluğumuz da aslında gelmekte olan çocuğun kasılmalarından başka bir şey değildir. Okumaya devam et

2 Yorum

Filed under çeviri

Doğrusal modelin kayırılması ve doğurusal modelin doğranması (linear, nonlinear, linearize) — Manuel DeLanda

Onsekizinci yüzyıl matematikçilerinin tosladığı problem hâlâ teorik mekaniğin başını ağrıtmaktadır: Denklemleri yazmak kolaydır ama çözmek zordur… Onsekizinci yüzyıldaki başarıların çoğu fiziksel fenomenleri modelleyen denklemleri yazmakla ilgiliydi. Onları çözmek konusunda pek başarılı değildiler… Kendiliğinden bir seçilim süreci oluştu ve çözülemeyen denklemler çözülebilen denklemlerden daha az ilgi görür oldu. (Ian Stewart, Tanrı Kumar Oynar Mı?)

Böylesi bir seçilim sürecine teslim oldular diye bu matematikçi ve fizikçileri suçlayamayız çünkü o çağdaki matematiksel teknolojilerin dayattığı sınırlar dahilinde çalışıyorlardı. Fakat problemlerin çözülebilirlik kıstasıyla seçilmesi onların (ve haleflerinin) dünya görüşüne nüfuz etmiş ve gerçekliğin saat gibi işlediği bir tablo çizmiştir. Çünkü tam isabetle çözülebilen denklemler doğrusal (linear) denklemlerdi. Okumaya devam et

3 Yorum

Filed under çeviri

Anayurt neler doğuruyor! Kırmızı mürekkep hariç! — Slavoj Žižek

Müteveffa Alman Demokratik Cumhuriyeti’ne ait eski bir fıkrada Almanyalı bir işçi Sibirya’da işe girmiştir; memlekete yazdığı bütün mektupların sansürden geçeceğini bildiği için arkadaşlarına şöyle der:

Hadi bir şifre oluşturalım: Eğer benden aldığınız mektuptaki yazı sıradan mavi mürekkepse doğuruymuş dersiniz, kırmızı mürekkepse yalanmış dersiniz.

Okumaya devam et

5 Yorum

Filed under çeviri

Harfiyetin sahiliği sahil şerididir — Jacques Lacan

Bir şey önereceğim, harfiyet üzerine kör gözüm parmağına bir hafriyat olacak. Diyelim ki harfiyetin sahiliği sahil üzerine kurulmuş olmasından kaynaklanmaz mı (literal, littoral)? Sahil cepheden farklı bir şeydir. Bunların karışmadığını fark etmişsinizdir. Sahil bir sahayı kondurur, bu saha ile başka bir saha arasında oluşan cepheden söz edilebilir ama ikisi arasında kesinlikle ne bir ortak özellik ne de karşılıklı ilişki vardır. Harfiyet aslında böyle bir sahil şeridi değil midir? Bilgideki oyuğun kenarı değil midir, harfiyetle uğraşan psikanaliz tam olarak bu kıyı şeridine işaret etmez mi? Okumaya devam et

6 Yorum

Filed under çeviri