Bir zar atımı — Stéphane Mallarmé

Fransızca bilmediğimden çevirmeye cesaretim yok. Türkçesi nasıl olurdu diye ilk iki sayfasını şöyle koyayım. Aşağıda da İngilizce belgeye link var. Oxford çevirisi.

https://www.facebook.com/groups/TFOTN/1505764369697431/

Bu da Kadir İnanır ile Hale Soygazi’nin oynadığı Ceza (1974) filminden bir kare:

zar

“Atom fiziğine de lanet olsun” sahnesiyle bilinir.

Leave a comment

Filed under şey

To hell with atomic physics, to hell with professorship — Kadir İnanır

Translator’s note:

I translated this famous scene from a Turkish movie as a gift to March for Science Australia, March for Science Denmark and March for Science Norway because they were the first ones to follow March for Science Turkey on Twitter.

It’s also a gift for March for Science Charleston because they accepted me as their official Turkish translator. [*]

The actor is Kadir İnanır. He is playing Ali in the movie Ceza (1974) which means Punishment. Here is the full movie.

Işık Barış Fidaner

[*] Unlike March for Science DC who kicked me out of their secret Facebook group banning me forever from their group [+] just because they felt like it. [♢]

[+] I’m managing a white list of non-hierarchical #ScienceMarch accounts to deal with this extremely savage and primitive behaviour that came from the least expected party. [-]

[-] Or are they really the least expected party? [%]

[%] Never forget Aaron Swartz. Never forgive those who had left him alone.

[♢] TO HELL WITH THEM!!! GOD DAMN SCIENCEMARCHDC!!!

Man: You know brother, I thought you like science and knowledge, books, calculations, I thought you as quiet as a mouse. If we leave here tomorrow, how will you study? So many books, files and stuff…

Ali: To hell with all of it. We studied for humanity, they threw us to the streets. To hell with atomic physics, to hell with professorship. From now on, I’ll be another man.

Man: What kind of other man?

Ali: A man more cruel, more merciless than those who pushed my father to the grave. So, god damn atomic physics, god damn professorship.

Man: You are a scientist, brother. What other trade do you know?

Ali: But I will learn.

Man: You will learn what?

Ali: To gamble, to be a scoundrel, to be a prick.

Ali: Good morning professor.

Professor: Oh! Good morning Ali… What happened to your hair and your beard?

Ali: I cut them, professor.

Ali: Unfortunately, we won’t be able to study, because I am leaving.

Ali: I decided to quit this profession.

Ali: I will leave aside the calculations of the space, to deal with the calculations of the world.

Ali: I am changing my profession, professor.

Ali: The profession to be a scoundrel, to gamble, to act immorally. Maybe I was a fool until today, professor. Now I’ll get smart. I am resigning, if you’ll excuse me…

Professor: Yes but Ali!..

Ali: No, don’t look at me like that, I did not go crazy or something.

English: Işık Barış Fidaner

Continue reading

1 Comment

Filed under çeviri, bilim

Türkiye için #ScienceMarch #BilimYürüyüşü Twitter hesabı açıldı

Takibe alınız: @MFSTurkey

IBF

Leave a comment

Filed under şey

Telekulak iddialarıyla yüzleştirilen Trump Merkel’e “En azından ortak bir şeyimiz var, belki” dedi — Noah Friedman, Natasha Bertrand

Noah Friedman, Natasha Bertrand — 17 Mart 2017 — businessinsider.com

Britanya istihbaratının Obama idaresine Trump kulesi için telekulak yardımı verdiği yönündeki iddiaları sorulan Başkan Trump Alman Şansölye Angela Merkel’e “en azından ortak bir şeyimiz var, belki” dedi. Görüntü kaydının yazıya dökümü şöyle:

Muhabir: İddiaların reddedilmesinin ardından bu konuda yaklaşımınız nedir? Başka şüpheliler de var mı, yoksa Britanya istihbaratına yapılan bu ithamın hata olduğunu mu düşündünüz? Ve bu arada, ikinci sorum, zaman zaman geriye baktığınızda yazdığınıza pişman olduğunuz cıvıltılar [tweets] oluyor mu?

Trump: Çok nadiren, çok nadiren.

Muhabir: Yani bir şeyi cıvıldamamış olmayı dilediğiniz hiç olmaz mı?

Trump: Çok nadiren. Muhtemelen şimdi burada olmaz, ama, çok çok nadiren. Muazzam bir grup insanı dinliyorum ve medya hakikati söylemediğinde medyayı atlatabiliyorum, yani bundan memnunum. Telekulak bakımından, sanırım, bu geçmiş idarenin yaptığı telekulak bakımından, öyle ya, (eliyle Merkel’i işaret ederek) en azından ortak bir şeyimiz var, belki.

Merkel: (aşağıdaki bakışı atar)

Trump: Ve sadece sorunuzu tamamlamak için, biz kendimiz bir şey demedik. Yaptığımız tek şey bunu televizyonda söylemekten mesul çok kabiliyetli hukuk aklından alıntı yapmaktı. Ben bu konuda görüş bildirmedim. Çok kabiliyetli bir hukukçunun Fox’ta yaptığı bir beyandı bu, o halde sizin benimle değil Fox’la konuşmanız lâzım, oldu mu?

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

Ayrıca bkz. Garip: Merkel el sıkışmak istedi, Trump karşılık vermedi (Jessica Estepa)

Leave a comment

Filed under çeviri

Sunî istihbaratla öğretilen bilgisayar grafiği canlandırmasına bir tepki — Hayao Miyazaki

Haricî ses: Bugün bir faaliyet vardı.

Hayao Miyazaki: Ne çok insan gelmiş. Üç kişi olur dememiş miydiniz?

Haricî ses: Bir bilişim teknoloji firmasının bilgisayar grafiği programcıları geldi.

Hayao Miyazaki: Burada mı yapıyorsunuz?

Nobuo Kawakami (DWANGO): Evet, bugün… Well, görüntü işlemede sunî istihbarat [*] kullandıklarını birçok firma duyurdu. Ben de bugün size çalıştığımız işleri biraz göstermek istiyorum.

Haricî ses: Anlaşılan bize sunî istihbaratla öğretilen bir bilgisayar grafiği canlandırması gösterecekler.

Nobuo Kawakami: Dans edermiş gibi bir hâli var. Bunda da sunî istihbaratla hızlı hareket etmeyi öğretiyoruz. Hareket etmek için kafasını kullanıyor. Ama kendisi ne acı çekiyor ne de kafanın önemli bir şey olduğunu algılıyor. O da kafasını ayak gibi kullanarak etrafta dolaşıyor. Gayet ürkütücü olduğundan bu hareketi bir zombi oyununda kullanmak kullanışlı olabilir diye düşündük. Bunun gibi sunî istihbaratlar kullanarak insanların tahayyül edemeyeceği kadar ürkütücü hareketler yaratılabilir. İşte çalıştığımız iş bu.

Hayao Miyazaki: Well… Benim fizikî engelli bir arkadaşım var, her sabah onunla görüşürüm. Bir beşlik çakmakta bile zorlanır. Elindeki tutuk kaslarla benim elime zar zor dokunur. Onu düşünürken bunlara bakıp ilgi çekici bulmam mümkün değil. Bunu yapan insanlar acı hakkında falan düşünmüyor. Çok, çok rahatsız edici. [+] Eğer sahiden böyle tiksinti veren işler yapmak istiyorsanız bu kendi seçiminiz. [-] Ama bu gibi işlerin bizim burada yaptığımız işlerle hiçbir bağlantısı olmasını ben asla istemem. Bu işin hayat ve varoluş karşısında yapılmış çok büyük bir saygısızlık olduğunu hissediyorum.

Nobuo Kawakami: Bu yalnızca bir deneyden ibaret. [%] Yani bu bizim dünyaya gösterip hava atacağımız bir iş değil.

Hayao Miyazaki: Evet, anlıyorum.

Suzuki (Studio Ghibli yapımcısı): Neyi başarmak istiyorsunuz?

Bilgisayar Oyunu Geliştiricisi: Aynen insanın yaptığı gibi çizim yapabilen bir makine.

Suzuki: Yapmak istediğiniz şey bu mu?

Bilgisayar Oyunu Geliştiricisi: Evet.

Hayao Miyazaki: Sanki dünyanın sonu gelmiş gibi hissediyor insan değil mi? İnsanlar özgüvenlerini kaybetmiş. [■]

Haricî ses: Belki de bir gün canlandırma insanların elinden çıkacak. Kim bilir Miyazaki usta neler planlıyor?

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

[*] ç.n. “Artificial Intelligence‘ı neden Yapay Zeka yerine Sunî İstihbarat diye çeviriyorsun?” sorusunun yanıtı için bkz. Asilomar Sunî İstihbarat İlkeleri (Yeni Dünya Düzeni)

Hayao Miyazaki’nin tepki verdiği bu sahnede Asilomar belgesinin “çok çok tekinsiz”liğine beden verilmiş olduğunu görebilirsiniz.

Tekinsizliğin bilimsel söylemdeki yeri için bkz. Bir Fizikçi İzah Ediverdi: “Geniş Hadron Çarpıştırıcısı Hayaletlerin Varolmadığını Kanıtlar” (Bec Crew)

[+] ç.n. bkz. Boston Raporu‘nun 14’üncü ve son bölümü: Simülasyon İşi Monstrasyon İşine Dönüşür.

[-] ç.n. bkz. Bilirmiş gibi yapmak, 4 no’lu madde: “Seçim mümkündür, biz özgürüz, ve son karar size ait. Seçiniz!”

[■] ç.n. Keşke insanlar robotlara duydukları sonsuz güvenlerini de artık biraz olsun kaybetmeye başlasalar. Bkz. Bozulan Sondalarla Fukuşima Robot Mezarlığına Dönüyor (Tom Hale)

[%] bkz.

Freud rüyalarda oldukça sık karşılaşıldığını söylediği bir eleştiriden, artık dilsiz, duygusal bir çaba olmaktan çıkıp “Ne de olsa bu bir rüyadan ibaret” bildirisinde ifadesini bulan bir eleştiriden söz eder. Böyle bir örneği açıklarken Freud sansür kavramına başvurur, psişik bir sansürün rüyalarda kesinlikle işletildiği varsayımına başvurur.

Rüya işinde mantık ve mantıkdışı (John Sallis)

Ayrıca bkz.

Kahkahanı duyduğumu zannetmiştim
Şarkı söylediğini zannetmiştim
Uğraştığını zannetmiştim sanırım

Ama bu bir rüyadan ibaretti
Bu bir rüyadan ibaretti

Dinimden çıkıyorum (REM)

ç.n. Çeviri alttaki ilk vidyonun altyazısından yapıldı. Open Culture’da yer verilen ikinci ve daha kısa vidyonun altyazılarında daha farklı bir İngilizce çeviri var. Aşağıda yazıya döktüm.

Continue reading

Leave a comment

Filed under çeviri

Birlikte Hep Daha İyiye — derleme

birlikte-hep-daha-iyiye-kapakSon versiyon: 19 Mart 2017

(110 sayfa — PDFLaTeX)

İçindekiler

Aşkın Astronomik (Klaxons)

2017’nin Gelişi (Franco ‘Bifo’ Berardi)

Dünyadan Çeviri: Yayıncılığın sömürgeciliğine karşı ammeci bir kolektivizm

Çevirmenler, False’a Yanlış demeyelim, Fol diyelim (IBF)

Taş Kağıt Makas: Dilbilimsel Bir Yaklaşım (Altuğ Işığan)

Küresel Oyun Karmaşası 2017’nin teması…

Işığın çocuğu

Tam Gaz’daki Müthiş İlişki (Cara Ellison)

Twitter’daki #FolklorPerşembe hashtagi nasıl da küresel bir olaya dönüştü (David Barnett)

Neden Perşembe? Çünkü tek efsane! #FolkloreThursday (Dr. Işık Barış Fidaner)

Fırtınaya Doğru (Blind Guardian)

Mycorrhizae ağı (Wikipedia)

Ormanların İnterneti (Ed Yong)

Fedadan Kalanın Yüceltimi (Atharva Veda)

Eşitlik feminizminden farklılık feminizmine (Dicle Koğacıoğlu)

Savaş var (Leonard Cohen)

Kammenos Yunan ordusunun sınır karakolundan Ankara’ya katı bir mesaj gönderdi

Daha onbeş yaşındaymış

Destina (Yeni Türkü)

Doğrulanmış Bilgi Yerine Sentezlenmiş Bilgi

Can sıkıntısına varır (Zygmunt Bauman ile görüşme)

Horace ile Pete (Paul Simon)

“X’in yaptığı iş” bir damgalamadır (IBF)

Birlikte hep daha iyiye

Birlikte hep daha da iyiye

30 Eylül

Leave a comment

Filed under çeviri, bilim, görüşme, kitap

Birlikte hep daha da iyiye

Kırksekiz tane olmaları vesilesiyle manzara halinde Yersiz Kitaplar sunulur.

Otuzuncu kitabın eksiklerini tamamlayan Boston Raporu: B yüzü çıktı.

İngilizce şarkı derlemesi I am now hungry çıktı.

Duran Kaya Siyu Kabilesi, Yazarlar Direnişte, Bilim Yürüyüşü, Büyülü Direniş gibi Amerika merkezli temaları ele alan İmletim Savaşları I ve II çıktı.

Karışık çeviri derlemeleri Kaplan Kaplan ve Cevherin İhtilafı çıktı.

Hoşgelirsin ve Sesler‘den sonra üçüncü Türkçe şarkı derlemesi olan Doksanların Rüyası çıktı.

On küsur yıl önce Evrensel Gençlik‘te yazdığım yazıları derledim. Annemle babamın ben beş yaşımdayken yayınladıkları İntihar Yazıları‘nı yayınladım.

Üniversitelerde “textbook” teriminde imletilen rehberlik edici ve yol gösterici işlevleri [*] üstlenmesi maksadıyla [+] İngilizce derleme Introduction to Sociotechnical Cognition‘ı yayınladım.

Mart başında önceden çevirdiğim şarkıları eser sahiplerine göre tasnif ederek dört tane eser sahibi derlemesi çıkardım: Herşey Yerli Yerinde, Ey Sen, Size Özel İsa, Bu Hayatın Ötesine.

Lambert Academic Publishing’den Lüdmila Çepan hanıma özür notuyla doktora tezim A Bayesian Approach To The Clustering Problem With Application To Gene Expression Analysis‘i yayınladım.

Konuyla ilgili yazıları içeren Öbekle Geç‘i yayınladım.

Gölge ile Hayal‘i yayınladım.

Birlikte Hep Daha İyiye‘yi de birazdan yayınlayacağım.

Bütün bunlar Şubat ve Mart aylarında hazırlandı.

Gelecekte gelecek hayalet kitapları hayal etmek üzere soru işaretleri tablonun alt satırlarına dizildi.

Bu ontolojiyi kaldıramayan tüm taraflar buradaki tabloyu kendilerine yönelik kocaman bir nanik gibi yorumlamakta hâlâ [encore] özgürdür.

Işık Barış Fidaner

[*] Kendi hayat ve fikirlerine gelecek bulmak için üniversitelere gelen öğrencileri yirminci yüzyılın kafası karışık paradigmalarında çırpındırarak geçinip giden “hocaların” bu işlevi üstlenebildikleri doğrusu pek söylenemez. Fukuşima patlama bölgesine gönderilen robotlar bile ölüyormuş. Türkiye’deki solcu bıyıklı medyalarınız size bunları anlatıyor mu?

[+] Özellikle de Facebook’taki Žižek and the Slovenian School grubumuzdaki arkadaşlar nezdinde bu işlevleri üstlenmesi maksadıyla.

wark-kapak badiou-kapak borromean-kapak lenin-kapak square-kapak
gorce-kapak lenin-syriza-kapak no-futur-kapak kati-olan-hersey-kapak kucuk-panteon-kapak
renk-nedir-kapak bosch-kapak postmortem-kapak iletisimin-kalbi-kapak yikilis-kapak
ne-dolaplar-pesindesin-kapak hosgelirsin-kapak korkma-kapak aaron-kapak tahammul-kapak
sesler-kapak iste-boyle-kapak bizim-olmayacaksa-kapak adalet-ozel-kapak baris-ve-bilgisayar-kapak
paskalya-adasinin-esrari-kapak dualarimiz-kapak bilinen-kapak karga-kapak karga-kapak
bbyuzu-kapak hungry-kapak imletim-kapak kaplan-kaplan-kapak evrensel-genclik-yazilari-kapak
doksanlarin-ruyasi-kapak sociotechnical-kapak imletim-ii-kapak cevherin-ihtilafi-kapak intihar-yazilari-kapak
hersey-yerli-yerinde-kapak ey-sen-kapak size-ozel-isa-kapak bu-hayatin-otesine-kapak bayesian-kapak
obekle-gec-kapak golge-ile-hayal-kapak !!! ? ?
? ? ? ? ?

1 Comment

Filed under çeviri, kitap

Garip: Merkel el sıkışmak istedi, Trump karşılık vermedi — Jessica Estepa

Jessica Estepa — 18 Mart 2017 — usatoday.com

Cuma günü Başkan Trump ile Alman Şansölye Merkel’in Oval Ofiste aldığı ilk toplantının kargaşası içinde, bir şey rica edildi.

Fotoğrafçılar dünya liderlerinin el sıkışmalarını istediler.

Merkel Trump’a döndü. “El sıkışmak ister misiniz?” diye sordu.

Trump yanıt vermedi. (Haksızlık etmeyelim, oda gürültülüydü.)

Sonra da Merkel bir surat yaptı.

Garip.

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

1 Comment

Filed under şey

Gölge ile Hayal — çeviri derlemesi

golge-ile-hayal-kapakSon versiyon: 18 Mart 2017

(55 sayfa — PDFLaTeX)

İçindekiler

En büyük tevazu ile rica ederim (Friedrich Trump)

Entropi (Walk The Moon)

Akademik yayıncı Walter de Gruyter’e açık mektup (Akademik Filozoflar)

Olasılık ve Görcüllük (Slavoj Žižek)

NASA kaynaklı çeviriler yapmak editörümüzün fikriydi (IBF)

Kuantum Kanunları Siyahlı, Beyazlı, Siyahbeyazlı (Uluslararası Meşguliyet Makineleri)

Bazı Uzmanlardan Justin Trudeau’nun Kuantum Bilgisayar İzahını Puanlamalarını İstedik (Daniel Oberhaus)

Bir Fizikçi İzah Ediverdi: “Geniş Hadron Çarpıştırıcısı Hayaletlerin Varolmadığını Kanıtlar” (Bec Crew)

Bozulan Sondalarla Fukuşima Robot Mezarlığına Dönüyor (Tom Hale)

Suriye’de cihatçılarla savaşmak için eğitim alıp ‘Ölüm Hanım’ olduktan sonra terörist diye yaftalanan Danimarkalı öğrenci her şeyi kaybettiğini anlattı (Nick Fagge, Lara Whyte)

Danimarka Tüm Elektrik Gereksinimini Karşılayacak Rüzgâr Enerjisini Çarşamba Günü Üretti (Joshua S. Hill)

İngiliz vekil Joan Ryan Türkiye hakkında meclis toplantısı yapılmasını emniyet altına aldı

Türkiye’de devlet denetimli İnternet karşısında hareketler: Kısa bir tarih anlatımı ve gelecekteki zorluklar üzerine (Alternatif Bilişim Derneği)

İstanbul’da Diskotek: Atlatma Taktiklerini Paylaşmak

Özgür düşünen bilimci İran’da hapis ve durumu çok ağır

İran’da ölüm cezasıyla tehdit edilen hapsedilmiş felaket tıbbı uzmanının salıverilmesi için acil çağrı (Caroline Pauwels, Ives Hubloue)

Ahmetrıza Celalî’ye çocuklarından mektup

1 Comment

Filed under çeviri, bilim, kitap

İran’da ölüm cezasıyla tehdit edilen hapsedilmiş felaket tıbbı uzmanının salıverilmesi için acil çağrı — Caroline Pauwels, Ives Hubloue

Caroline Pauwels, Ives Hubloue — 2 Mart 2017 — demorgen.be

carol

VUB Rektörü Caroline Pauwels (Illias Teirlinck)

Adalet Başkanı Ayetullah Sadık Larijani Hazretleri’ne

Hazretleriniz,
En derin endişelerimize konu olan Dr. Ahmetrıza Celalî adına size müracaat etmek isteriz. Dr. Ahmetrıza Celalî’nin, İsveç’te yaşayan bu evli ve 45 yaşında İranlı hekimin, Nisan 2016’da yaptığı son İran ziyaretinde tutuklanmış olduğunu ve o zamandan beri Tahran’daki Evin hapishanesinde tutulduğunu öğrenmek, hem de alenen beyan edilen bir itham olmaksızın, bizi endişelendirdi.

Öğrendik ki 31 Ocak’ta, kendi avukatı bulunmadan, Tahran Devrim Mahkemesi’nin 15’inci branşına sevk edilmiş ve oradaki hâkim yargıç ona “casusluk”la itham edildiğini ve ölüm cezasıyla yüz yüze gelebileceğini söylemiş.

Aralık 2016’da yetkeler Dr. Ahmetrıza Celalî’ye yoğun baskı yaparak “düşman bir hükümet” için casusluk yaptığını “itiraf eden” bir beyanı imzalamaya zorlamışlar. Reddettiği zaman onu “Allah’a düşmanlıkla” (moharebeh) itham edeceklerini söylemişler, bu da ölüm cezası demek. Celalî bunu protesto ederek 26 Aralık 2016’da açlık grevine, 24 Şubat’ta susuzluk grevine başladı ve o zamandan beri sağlığı kötüleşti.

Continue reading

1 Comment

Filed under çeviri, bilim