Nevmelek — derleme

untiSon versiyon: 3 Temmuz 2022

Yazılar tek tek linklerden ya da kitabın etiket sayfasından (Nevmelek) okunabilir.

Işık Barış Fidaner

İçindekiler

Nevmelek, Bir Nevi Melek? Nüve Melek ve Neon Melek

Parousia ve Parrhesia: İnkar ve İkrar

Eriyor olacağım! Sigmund Freud ve Nasreddin Hoca: Kazanmaya inanıyorsun da kaybetmeye neden inanmıyorsun?

Rodos Çıtası: Alay mı İroni mi?

Hegel ve Marx: İşte endeks, o zaman zıpla! İşte simge, o zaman dans!

Yoldaş mı Yoltaş mı? Evet, Hakikaten, Gerçekten, Sahiden

Diyelim ki Sivas’ta

Diğer derlemeler

琪 : melek, yeşim

Yorum bırakın

Filed under kitap

Nevmelek, Bir Nevi Melek? Nüve Melek ve Neon Melek — Işık Barış Fidaner

Walter Benjamin’in ilahi şiddet kavramında Slavoj Žižek iki boyuta dikkat çeker [1]:
1) Birinci ilahi şiddet, insanlığa karşı işlenen haksız eylemlerin intikamını alacak Angelus Novus’tur.
2) İkinci ilahi şiddet ise tam da o haksız eylemleri işleyen kaprisli Tanrıdır, Eyüp kitabında anlatıldığı gibi. Okumaya devam et

2 Yorum

Filed under şey

Angelus Novus — Walter Benjamin, Slavoj Žižek

Angelus-novus

Kanadım hazır savrulmaya
Artık geri dönsem ya
Süregidersem zira
Küseceğim şansıma
(Gerherd Scholem, Melekten Selamlar)

Klee’nin Angelus Novus resmindeki melek sanki dikkatle incelediği bir şeyden uzaklaşmak üzeredir. Gözleri dikmiş, ağzı açık, kanatlar havada. Tarihin meleği işte böyle olmalı. Okumaya devam et

2 Yorum

Filed under çeviri

Diyelim ki Sivas’ta — Işık Barış Fidaner

2 Temmuz vesilesiyle Metin ve Kemal Kahraman’ın şarkısını yorumlayacağız (kayıt). Sözler:

Renklerde yaşamak seninle
Diyelim ki mavide
Diyelim ki mavide
Gökyüzünün denizle buluştuğu çizgide

Türkülerde yaşamak onunla
Diyelim ki semahta
Diyelim ki semahta
Sazın sözle dönmeğe başladığı anda

Ölümlerde yaşamak sizinle
Diyelim ki Sivas’ta
Diyelim ki Sivas’ta
Işığın ateşle göz göze geldiği anda

Okumaya devam et

1 Yorum

Filed under şey

Yoldaş mı Yoltaş mı? Evet, Hakikaten, Gerçekten, Sahiden — Işık Barış Fidaner

Bir yoldaşlığı ikrar etmenin seviyelerini ayırt edelim:
1) Evet varsın
2) Hakikaten varsın
3) Gerçekten varsın
4) Sahiden varsın
Şimdi bunları birer birer ele alalım. Okumaya devam et

1 Yorum

Filed under şey

Hegel ve Marx: İşte endeks, o zaman zıpla! İşte simge, o zaman dans! — Işık Barış Fidaner

Hukuk Felsefesi‘nin önsözünde Hegel bir özdeyişi uyarlayarak Lacancı dilmeden‘e (lalangue) başvurur:
1) Hic Rhodus, hic saltus! (İşte Rodos, zıpla da görelim!)
2) Hic rhodon, hic salta! (İşte gül, dans et bakalım!) Okumaya devam et

2 Yorum

Filed under şey

Rodos Çıtası: Alay mı İroni mi? — Işık Barış Fidaner

Ezop’un Farfara öyküsünde seyahatten dönen bir palavracı şehir dışındayken Rodos’ta müthiş bir atlayış yapmakla övününce bir hemşehrisi ona şöyle karşılık verir [1]:

İşte Rodos, atla da görelim!

Acaba bunu diyen hemşehri palavracıyla alay mı etmektedir (dalga mı geçmektedir) yoksa ironi mi yapmaktadır (takılmakta mıdır)? [2] Okumaya devam et

2 Yorum

Filed under şey

Farfara (palavracı) — Ezop

Pentatlonda yarışan bir adama komşu ve ahbapları:
— Yahu sen de biraz erkek adam gibi yarışsana!
deyip dururmuş, o da bir gün şehir dışına yolculuğa çıkmış. Okumaya devam et

1 Yorum

Filed under çeviri

Eriyor olacağım! Sigmund Freud ve Nasreddin Hoca: Kazanmaya inanıyorsun da kaybetmeye neden inanmıyorsun? — Işık Barış Fidaner

Sigmund Freud’un Şakalar ve Bilinçdışıyla İlişkileri (1905) kitabında anlattığı ‘kazan mantığı’nı anımsayalım (kettle logic):

Yalıtık tutulan kusurları bir araya getirmeyi reddetme tavrı insanları çok güldüren bir fıkrada (daha doğrusu safsatada) da geçer:

A B’nin bakır kazanını ödünç alır ama geri verdikten sonra B onu dava eder çünkü ortasında açılmış kocaman delik yüzünden kazan kullanılmaz haldedir. A kendini şöyle savunur:

— Birincisi, ondan kazan mazan ödünç almadım; ikincisi, kazanı ödünç aldığımda zaten ortası delinmişti; üçüncüsü, kazanını hiç hasar görmemiş halde ona iade ettim.

Her savunma kendi başına geçerli olabilse de bir araya gelince birbirlerini dışlarlar. A, bağlı bir bütün sayılması gereken şeyleri birbirinden yalıtık tutmuştur… Denebilir ki A “ya öyle ya böyle” demesi gerekirken “hem öyle hem böyle” demiştir.

Okumaya devam et

1 Yorum

Filed under şey

Parousia ve Parrhesia, İnkar ve İkrar — Işık Barış Fidaner

Adaletle ilgili iki kavramı anımsayalım:
1) Parousia (varış): İsa’nın ikinci gelişi
2) Parrhesia (tümünü söyleme): Hiç korkmadan hakikati eksiksizce dile getirmek

Bu iki kavram basitçe sentezlenirse bir gün İsa’nın gelip herkese hakikati bildireceği hayal edilebilir. Karikatürize edersek: Bir yetkili gelip hepimize kimin iyi kimin kötü olduğunu (kimin masum kimin suçlu olduğunu, kimin gerekli kimin gereksiz olduğunu, kimin haklı kimin haksız olduğunu, vb.) bildirir ve hep birlikte rahatlarız. Okumaya devam et

1 Yorum

Filed under şey