Cinsiyet farkının mantığı üzerine — Slavoj Žižek

İki cinsiyet arasındaki farkı sürdüren şey, doğrudan simgesel karşıtlıklar dizisine (eril Akla karşı dişil Duygu, eril Faaliyete karşı dişil Edilgenlik, vb.) müracaat değil, bir ve aynı simgesel özelliği (esasen “iğdiş”i) üstlenme eylemindeki gerekli bağdaşmazlıkla başetme yolundaki farktır.

Erkeğin temsil ettiği Logos’a karşı dişi olan Duyguları vurguluyor değildir; daha ziyade, erkeğe göre, tüm gerçekliğin bağdaşır ve tutarlı evrensel ilkesi olan Logos, gizemli, telaffuz edilemez, teşkil edici ve istisnai bir X’e dayanır (“konuşulmaması gereken şeyler vardır”), kadında ise istisna yoktur, “her konuda konuşulabilir,” tam da bu nedenle Logos’un evreni bağdaşmaz, tutarsız, dağınık, “herşey-değil” olur.

Veyahut bir simgesel sıfatın üstlenilmesi bakımından, bu sıfatla mutlak olarak özdeşleşme ve onun için herşeyi tehlikeye atma (davası için ölme) eğilimindeki erkek, yine de sıfatından ibaret olmadığı, giydiği “toplumsal maske”den ibaret olmadığı, onun altında “gerçek bir kişi” bulunduğu efsanesine dayanır; kadında ise, aksine, katı ve koşulsuz bağlılık yoktur, herşey esasen bir maskedir, ama tam da bu nedenle, “maskenin arkasında” hiçbirşey yoktur.

Veyahut, aşk bakımından: aşık bir erkek aşkı uğruna herşeyi vermeye hazırdır, sevilen mutlaklaştırılır, koşulsuz Nesne olur, ama tam da bu nedenle, kamusal veya meslekî davası için onu feda etmeye yönelir; kadın ise tamamen, kısıtsız ve tereddütsüzce aşkın içine girmiştir, oluşunda aşkla boyanmamış hiçbir boyut yoktur—ama tam da bu nedenle, ona göre “aşk herşey-değil”dir, aşka daima tekinsiz bir aslî kayıtsızlık eşlik eder. Byron’un sözleriyle: “Erkeğin aşkı erkeğin hayatında ayrı bir şeydir,/Kadının ise tüm varoluşudur” (Don Juan)

Slavoj Žižek, Incontinence of the Void

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

Leave a comment

Filed under çeviri

Özgürlük ve sınıf özdeşimi — Işık Barış Fidaner

(Bu yazının İngilizce özgün metni Žižekian Analysis’de yayınlanmıştır)

Parallax View‘daki [1] mükemmel bir pasajda, Žižek “özgürlük”ü “tanınmış/üstlenilmiş gereklilik” olarak tanımlar. Bu özgürlük tanımı sınıf özdeşimi ile nasıl ilişkilenir?

Burjuva özdeşimi işçi sınıfı özdeşiminden ayırt etmenin bir yolu, tanınmış/üstlenilmiş gerekliliklerin karakterine bakmaktır: Hayatın aslî gerekliliği, bir burjuva için, sermayeye eklenen değer fazlasıdır; ama bir işçi için, kendi emek-gücünü satma gereğidir. Marksist proleter özdeşim mefhumu da işçi sınıfı özdeşiminden ayırt edilebilir: Proleter özdeşim “siyasî” bir gerekliliği tanır/üstlenir, mesela “egemen sınıf olarak örgütlenme ve sonunda kendisini sınıf olarak ortadan kaldırma” gerekliliğini. Bu proletarya mefhumu hem topluma egemen olmayı hem de kendini ortadan kaldırmayı amaçlayan bir toplumsal sınıfın paradoksudur. Böyle tanımlanıp ayırt edildiğinde proletarya ile işçi sınıfı arasındaki çelişki açıkça görülebilir: Egemen olan bir sınıfın artık emek-gücünü satması gerekmez, ve işçi sınıfı bir özdeşim olarak “ortadan kaldırılamaz”. Bunun alternatifi proletaryayı devrimci parti bakımından tanımlamaktır.

Continue reading

1 Comment

Filed under çeviri

Saygın Vatandaş’ta büyük Öteki ile küçük öteki — Işık Barış Fidaner

vlcsnap-2018-10-04-00h53m12s631
Bu metni okumadan önce Saygın Vatandaş filmini izlemenizi öneririm.

Gastón Duprat ve Mariano Cohn’un Saygın Vatandaş filminde öyküsü anlatılan Daniel Mantovani, Nobel edebiyat ödüllü, ünlü ve zengindir, yirmili yaşlarında terk edip 40 yıl uzak kaldığı Arjantin’deki memleketi Salas’ı ziyaret eder. Ziyaretinde Salas belediye başkanı ona “saygın vatandaş” olduğu için bir madalya verir, ama Daniel ile Salaslılar arasında büyük sorunlar çıkar ve sonunda ödülü iade eder.

Continue reading

1 Comment

Filed under çeviri

La Casa De Papel’de Kanun & Suç için Lüzum & Keyfiyet — Işık Barış Fidaner

lcdp1

Raquel Murillo ve Sergio Marquina

Uyarı: Bu metni okumadan önce La Casa De Papel’in iki sezonunu izlemenizi öneririm, yoksa spoiler olur.

La Casa De Papel, büyük bir suç ile kanunun nasıl baş ettiğini anlatan bir TV dizisidir. Dizinin başat ekseni, Kanun ile Suç arasındaki ilişkinin iki figür arasındaki cinsel ilişki yoluyla sahnelenmesidir: Raquel Murillo (Itziar Ituño) Kanun figürüdür, Sergio Marquina (Álvaro Morte) Suç figürüdür. Kanun ile Suç arasındaki özsel fark, bu iki figürün jouissance modaliteleri ile ifade edilmiştir. Önceden söylediğim gibi, kuramımda, bir öznenin jouissance‘ı, Lüzum & Keyfiyet olarak bölünmüş bir cevherdir [1]. Bu bölünmeyi iki figüre uygulayarak, bu öyküde Kanun & Suç için jouissance‘ın nasıl örgütlendiğini görebiliriz.

Continue reading

1 Comment

Filed under çeviri

Araştırmaları biz fonluyoruz, öyleyse erişim ücretsiz olmalı – George Monbiot

Dünyadan Çeviri

Research_articles_cycles

Bilimsel araştırmaları ödeme duvarlarının dışına çıkaranlar hırsız değil kahraman sayılmalı.

Kararlı bir insanın gücünü asla hafife almayın. Carole Cadwalladr’ın Facebook ve büyük veri, Edward Snowden’ın ise devlet güvenlik aparatı konusunda yaptığı şeyi; Kazakistanlı genç bilim kadını Alexandra Elbakyan, bilimsel bilgiyi ödeme duvarlarının ardına hapseden milyar dolarlık  bilimsel yayıncılık sektörüne yaptı. Elbakyan’ın geliştirdiği özel internet tarama hizmeti Sci-Hub, modern çağın en büyük kazıklarından biriyle, yani kamunun fonladığı ve hepimize ait olması gereken bilimsel araştırmaların rehin tutulmasıyla başa çıkmak için hiçbir hükümetin yapamadığı bir şeyi başardı. Herkes özgürce öğrenebilmeli; bilgi olabildiğince geniş yayılmalı. Hiç kimse buna karşı çıkmayacaktır. Buna rağmen hükümetler ve üniversiteler büyük akademik yayıncıların bu hakları ihlal etmesine ses çıkarmıyorlar. Akademik yayıncılık denince akla karışık ve demode bir şey gelebilir, oysa tüm sektörlerden daha acımasız ve kara dayalı iş modellerinden birini kullanıyor bu sektör.

View original post 822 more words

Leave a comment

Filed under şey

Sapkının Sinema Rehberi altyazı çevirisi

SRT

https://www.turkcealtyazi.org/sub/712908/the-pervert-39s-guide-to-cinema.html

Leave a comment

Filed under şey

The Gifted (Dizi, 2017)

Bilimde “mutasyon” denince çoğu zaman genetik bozukluklar anlaşılır. Bu dizideki mutasyonlar gerçek hayattakinden farklı: Bir süpergüçle doğan özel insanlara “mutant” deniyor. “X-Men” evreninde geçen bu hikayedeki mutantlar süperkahraman olabilecek güçlere sahipler ama kostüm giyip bireysel kahramanlık peşinde koşmuyorlar. Çok daha farklı dertleri var.

Mutantlar o kadar fazla ki adeta bir sosyal sınıf olmuşlar. Normal insanlar marjinal bir kesim olan mutantları dışlamış ve buradan sosyal çatışmalar çıkmış. Mutant karşıtı ırkçıların sık sık hatırlattıkları “7/15” diye bir olay var. The Gifted wiki’sine göre “15 Temmuz 2013’te mutant hakları yürüyüşü isyana dönüştü ve mutant güç kullanımı sonucu binlerce insan öldü.” Devletin sosyal çatışmaya müdahalesi, mutantları avlamayı hedefleyen “Sentinel Services” diye bir kurum işletmek.

Bu zorlu dünyada mutantlar kendilerini gizlemek, korunmak ve dayanışmak zorunda. Bunun için “Mutant Underground” olarak örgütlenmişler. Birkaç mutant arkadaşın yürüttüğü bu örgütlenmenin en önemli işi, mutant mültecilere yardım etmek. Dizi, polisten kaçan bir mutantın bu örgütle tanışması ile başlıyor ve olaylar gelişiyor.

gifted

 

Leave a comment

Filed under şey

Sütten kremaya: Bir nitelik farkının kaydedilmesi — Işık Barış Fidaner

cups-of-coffee

Žižek’in zaman zaman başvurduğu Ninotchka‘daki fıkrayı hatırlayalım:

— Garson! Bana bir fincan kremasız kahve getir!
— Özür dilerim beyefendi, kremamız yok, ama size sütsüz bir kahve getirebilirim!

Zupančič, Žižek ve diğerleri bu fıkraya başvurduklarında “süt” ve “krema”yı birbirinin yerine geçebilen iki terim gibi alırlar. Ama bu iki terim bir nitelik farkını kaydeder: süt genelde kremadan daha iyidir; krema sütün nitelik bakımından yadsınmasıdır. Başka bir deyişle, süt büyük Öteki’dir, krema küçük öteki’dir: Sütümüz olması bizi simgesel düzene kaydeder, kremamız olması ise, süte kıyasla, rahatsız eder ve kaygı verir. Bu nitelik farkı dikkate alındığında, garsonun yanıtı ilginç bir tavırla yüklenir.

Continue reading

2 Comments

Filed under çeviri

Hep Çalışıp Hiç Oynamamak Mutantları Sıkıcı Yapar — Işık Barış Fidaner

the-gifted-polaris-and-eclipses-powers-explained

Şekil 1: Lorna ile Marcos’un dokunarak ürettikleri Aurora Borealis

The Gifted, süper yetenekleri olan mutantlarla ilgili bir TV dizisidir. Dizideki mutantlar yeteneklerini çeşitli amaçlar için mükemmel şekilde “kullanırlar”, ama aslında daha yaratıcı olup süper güçleriyle daha çok “oynayabilirlerdi”. Başlıkla kimseye sıkıcı demek istemiyorum, demek istediğim sadece mutantların şimdiki hâllerinden çok daha yaratıcı olabilecekleri. Bu metnin iki amacı var: Kuramımdan [1] birkaç temel kavramı tanıtmak ve bu TV dizisinin içeriğini incelemek.

Continue reading

2 Comments

Filed under çeviri

Žižekçi Analiz Küratörü ile röportaj — Işık Barış Fidaner

Geçen hafta Žižekian Analysis adında İngilizce bir yayın başlattım. Ben de Yersiz Şeyler adına yayını başlatan kendimle bir röportaj yapmaya karar verdim. İyi okumalar…

— Žižekian Analysis ya da Türkçe adıyla Žižekçi Analiz bir dergi midir, nedir?

Žižekçi Analiz, Žižekçi insanların blog yazılarını yayınlayan çevrimiçi bir yayındır. Yazıların derlendiği bir yer oluşturduğuna göre, çevrimiçi bir “dergi” olduğu da söylenebilir. İlk hafta dört yazar adayı bizimle irtibat kurdu, üç tanesinin toplam beş yazısı websitesinde yayınlandı.

Continue reading

1 Comment

Filed under görüşme