Žižek sonrası evren için Tanrı ve Doğa’yı yeniden tanımlamak — Işık Barış Fidaner

Öncelikle neden tanrı ve doğadan bahsedelim ve niye onları yeniden tanımlayalım? Žižek ve diğer kaynaklardan bildiğimiz gibi ne tanrı ne de doğa vardır, farklı nedenlerle ve farklı şekillerde de olsa. Žižek’e göre Hıristiyanlıkta tanrının kendisi kendi yokluğuna tanık olup bir ateist olur. Tanrı gibi doğa da varolmaz, ama daha radikal bir anlamda (kendi yokluğuna tanık bile olmaz). Tanrı ve doğanın ortak özelliği bazen bir büyük Öteki figürü işlevi görmeleridir, yani imleyenler olarak bilinçdışında etkide bulunsalar da tutarlı bir anlamda gerçekten varolmazlar. Peki “tanrı” ve “doğa” böyleyse, birer imleyen ise, neden onları imleyenler olarak yeniden tanımlamayalım? Buradaki derdim “tanrı” ve “doğa”yı dairesel olarak birbirlerine atıfla yeniden tanımlamaktır, öyle ki herhangi biri büyük Öteki rolü üstlenmeden anlam taşıyabilsinler.

Continue reading

Leave a comment

Filed under şey

Lüzum ve Keyfiyet — Işık Barış Fidaner

Žižek Lacan’ın üstben buyruğu “Keyif al!”dan sıklıkla söz eder, ama hiçbir zaman ondaki paradoksu çözmez. “Keyif al!” paradoksal bir buyruktur çünkü keyif tanımı gereği amaçsızdır ama üstben buyruğu ona bir lüzum (mecburiyet, görev) biçimi verir, amaçlılığın biçimini verir. Eğer Žižek’in dediği gibi keyif psikanalizin tanıdığı tek töz ise, o zaman bu lüzum nereden gelir? Bu lüzum nedir ve keyf(iyet)imizi nasıl örgütler?

Continue reading

1 Comment

Filed under şey

Transgender dogma naif ve Freud’la uyumsuzdur — Slavoj Žižek

iStock-955807442

30 Mayıs 2019

life.spectator.co.uk

Türkçesi: Işık Barış Fidaner, Serap Güneş

LGBT+ partizanları psikanalize eski moda deyip geçmeyi sevseler de, birçoğu temel Freudcu içgörülerin süregiden bastırılmasına tamamen katılırlar.* Psikanalizin bize öğrettiği bir şey varsa o da insan cinselliğinin içkin olarak sapkın olduğudur, sadomazoşist dönüşler ve iktidar oyunlarıyla sarılı olduğudur, orada hazzın acı ile ayrılmazca bağlandığıdır. Birçok LGBT+ ideologunda bulduğumuz fikir bu içgörünün tam tersidir, buna göre cinsellik ataerkil ya da ikici baskı ile bozulmazsa, hakikî benliklerimizin sahici ifadesinin mutlu bir alanına döner.

Continue reading

Leave a comment

Filed under çeviri

Sol ayak sürümeye devam ederken neo-faşizm yaklaşıyor – Yanis Varoufakis

Dünyadan Çeviri

Bizi solu bölmekle suçlayan yoldaşlara mesajımız açık: seçimlere girmemizin tek sebebi, bir değişim programı üzerinde anlaşamayacak kadar bölünmüş olmanız. Kendi başımıza seçime girerek, yollarımızın, Avrupalıların günümüzün postmodern 1930’larını sona erdirebilecek kadar geniş kitleler halinde benimseyebileceği ortak bir programda birleşmesinin zeminini hazırlamayı umuyoruz.

Kaynak: The Independent

25 Mayıs 2019

Üç yıldan fazla zaman önce, 9 Şubat 2016’da, bin kadarımız Berlin şehir merkezinde, ilerici tiyatro oyunları sergilemek için bizzat işçiler tarafından inşa edilmiş muazzam bir tiyatroda bir araya geldik. O gece, DiEM25 veya Avrupa’da Demokrasi Hareketi 2025 (Democracy in Europe Movement 2025) adı altında Avrupacı, ulusötesi, ilerici, demokratik bir hareket kurduk.


View original post 690 more words

Leave a comment

Filed under şey

Slavoj Zizek: Game of Thrones politik kadın ve devrim korkumuza oynadı

Dünyadan Çeviri

Game of Thrones’un final sezonu o kadar tepki topladı ki, tüm sezonun iptal edilip baştan çekilmesi talebiyle, neredeyse 1 milyon öfkeli izleyicinin imza verdiği bir kampanya başlatıldı. Tek başına ne kadar ateşli yürütüldüğü bile, tartışmanın ciddi ideolojik yönler içerdiğini gösteriyor.

Final sezonuna tepkiler
birkaç noktada yoğunlaşıyor: kötü senaryo (diziyi hızla
bitirme baskısı, anlatının karmaşıklığını basitleştirmeyi
getirdi), kötü psikoloji (Daenerys’in ‘Deli Kraliçe’ye dönüşümü
karakterinin evrimine uymuyordu) vs. vs.

Tartışmadaki birkaç zekice sesten biri ise, memnuniyetsizliğin kaynağının dizinin kötü finali değil, final yapmasının kendisi olduğunu not eden yazar Stephen King idi. Dizilerin prensipte sonsuza dek devam edebildiği çağımızda, anlatının sona ermesi fikri katlanılmaz geliyor.


View original post 656 more words

Leave a comment

Filed under şey

Kadın olmak hiçbirşey olmaktır — Alenka Zupančič

Mesele “kadın” kimliğini doğru içerikle doldurmak değil, onun bütün içeriğini boşaltmaktır. Daha doğrusu, onun tek olumlu içeriğinin kendi biçimi olduğunu, olumsuzluğu olduğunu tanımaktır. Kadın olmak hiçbirşey olmaktır. Ve bu iyidir, feminist slogan bu olmalıdır. Elbette burada “hiçbirşey” kıymet belirten bir niteleyici değildir, bir ad olarak güçlü anlamıyla kullanılmıştır.

Alenka Zupančič

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

***

The point is not to fill in the identity of “woman” with the right content, but to empty it of all content. More precisely, to recognize its form itself, its negativity, as its only positive content. To be a woman is to be nothing. And this is good, this should be the feminist slogan. Obviously, “nothing” is not used as an adjective here, describing a worth, it is used in the strong sense of the noun.

Alenka Zupančič

***

http://crisiscritique.org/april2019/zupancic.pdf

Leave a comment

Filed under şey

İsteseniz de istemeseniz de insanlığın kaderini değiştireceğiz

Gençliğin yeni iklim protestolarının arkasındaki aktivistler küresel ısınma tartışmasında gözardı edildiklerini söylüyor

1 Mart 2019 tarihli açık mektup

Biz gençler geleceğimiz hakkında derinden endişeliyiz. İnsanlık şu anda türlerin altıncı kitlesel yokoluşuna sebep oluyor ve küresel iklim sistemi feci bir krizin eşiğinde. Yıkıcı etkilerini halen dünyadaki milyonlarca insan hissediyor. Ama Paris antlaşmasının hedeflerine ulaşmaktan uzağız.

Continue reading

Leave a comment

Filed under şey

Peki ya başarırsak? — Slavoj Žižek

Kapitalizmin dışındaki ilk ‘özgürleştirilmiş alan’, kapitalist devletlerin zincirini ilk kez kıran iktidara geliş olarak Ekim Devrimi’nin yüzüncü yılını düşünürken çıkarılacak ders şudur: Onu hep iki uç arasındaki orta (dolaylayıcı) aşama olarak görmeliyiz: bir yanda kapitalist toplumun antinomik yapısı, ki Komünist hareket oradan çıkmıştır; öbür yanda Komünist devlet iktidarının bir o kadar antinomik olayları, ki Çin Kültür Devrimi’nin çıkmazına götürmüştür. İktidara geldikten sonra, yeni iktidar yeni toplumu örgütlemenin muazzam görevi ile karşılaşır. Ekim Devrimi’nin arifesinde Lenin ile Troçki arasında geçen konuşmayı hatırlayın: Lenin “Ya başaramazsak bize ne olacak?” dedi. Troçki yanıtladı: “Peki ya başarırsak ne olacak?”

Bugün, bu soruya kilitlenmiş haldeyiz.

Slavoj Zizek, Güpegündüz Hırsız Gibi, Giriş bölümü

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

Leave a comment

Filed under çeviri

Benim kuşağım dünyanın canına okudu: Büyüklerine karşı gelen o çocukları selamlıyorum – George Monbiot

http://acikradyo.com.tr/acik-gazete/benim-kusagim-dunyanin-canina-okudu-buyuklerine-karsi-gelen-o-cocuklari-selamliyorum?fbclid=IwAR0pcp96HzJ3JIZ8HYdBWUDsBlWrYtfJUMn8frjnRmdRIposgwbiinISDLk

Leave a comment

Filed under şey

I’m striking from school to protest inaction on climate change – you should too (Greta Thunberg)

Source: https://www.theguardian.com/commentisfree/2018/nov/26/im-striking-from-school-for-climate-change-too-save-the-world-australians-students-should-too

Leave a comment

Filed under şey