Monthly Archives: December 2020

Eril ve Dişil Marksizm — Işık Barış Fidaner

marx

Kapitalist üretimin yapıtaşı “emek-gücünün satılması” yoluyla bir çabanın angaje edilmesi işlemidir [1]. Satıştan önce emek-gücü bir töz olarak mevcut değildir, satış anında bir “kaynak” (resource) olarak simgelenir ve o anda kapitalist dünyada belirir [2]. CV bu simgesel kaynağa delalet eden öyküdür.

Çabanın angaje edilmesi hayatı oluşturan yetki-beden kompleksleri alanında gerçekleşir [3]. “Emek-gücünün satılması” yetkilenme ile bedenlenmeyi birbirinden ayırmanın özgül bir yoludur [4]: Patron yetkilenmeyi üstlenir, işçi bedenlenmeyi üstlenir. Patron yetkilenmenin zemini olarak gerek duyduğu iradeyi işçiden alıp yönetir, işçi ise bedenlenmenin zemini olarak gerek duyduğu sistemi patrondan alır ve idare eder. Böylece patronun yetki-sistemi ile işçinin irade-bedeni arasında bir tür eşyaşam (simbiyoz) kurulur [5].

Continue reading

3 Comments

Filed under şey

T-1 röportajı

T-1 çeviri blogu benimle röportaj yaptı.

Okumak için tıklayınız.

IBF

Leave a comment

Filed under şey

Staging Entropy — compilation

Final version: 19 December 2020

The texts can be read from the individual links.

Işık Barış Fidaner

Contents

A Comic Fatalism of Entropy

Theory stages the entropy of the true truth

Life, Philosophy, Psychoanalysis

Curiosity and the Passion of Ignorance

Making the combinatorial unworld of the unconscious permeable

The European lack lies under the American Dream

Social Media Turns Cursors Into Cursers

Other books

Leave a comment

Filed under kitap

Aziz, Dahi, Deli — Işık Barış Fidaner

Renata Salecl Bilmezlik Tutkusu (2020) kitabında taslama sendromundan (imposter syndrome) söz ederken Helene Deutsch’un konuyla ilgili makalesinden yararlanır. Deutsch her normal bireyin olmak istediği şekli yansıtan ideal bir ego inşa ederek az ya da çok taslama (imposture) yaptığını belirtirken bu yaygın duruma çok ilginç bir istisna koyar:

Normal bir bireyin karmaşık gelişiminde belli düzensizlikler olur ve ancak nadiren başarılı bir ahenk sağlanabilir. Belki de ego ideali ile benlik arasında özdeşlik sağlayanlar sadece azizler, dahiler ve psikotiklerdir. (Taslayıcı: Bir Psikopat Tipine Dair Ego Psikolojisine Katkı)

Deutsch’a göre azizler, dahiler ve psikotiklerde yansıtılan idealden uzak kalma durumu yoktur, o yüzden onlar taslama yapmazlar. Şimdi gelin bu üçlü istisnayı bir semptom gibi yorumlayalım.

Continue reading

1 Comment

Filed under şey

Entropiyi Sahnelemek — derleme

Son versiyon: 17 Aralık 2020

Yazılar tek tek linklerden ya da kitabın etiket sayfasından (Entropiyi Sahnelemek) okunabilir.

Işık Barış Fidaner

İçindekiler

Hayat, Felsefe, Psikanaliz

Teori sahi sahiliğin entropisini sahneler

Duvar’da Kendi Tükenişini Seyretmek

Sahi-Fol ile Doğru-Yanlış = Arzu ile İrade

Muhatap sayısını çoğaltmak, hakikati feda etmek için yeterli bir gerekçe değildir

Ben De: Kadınlar Erkekler İçin Feda Olmayı Reddediyor

‘Erkeklik Krizi’ Genel Yetkilenme Krizinin Tezahürüdür

İmgesel Yabancılaşma (Tamlık Taslama) ile Simgesel Yabancılaşma (Tamamlık Taslama)

Diğer kitaplar

Leave a comment

Filed under kitap

Teori sahi sahiliğin entropisini sahneler — Işık Barış Fidaner

İnsan yetkilenen hayvandır. Dünyanın gerçekliği imleyenlerle yetkilenir; simgesel bir düzendir. İnsanın özgür iradesi gerçekliklerin yetkilenmesinin zemini olarak tespit edilir. Örnek: Marx’ın özgür iradesi “sınıf mücadelesi” imleyenini yetkilendiren zemin olarak tarihte varlığını sürdürür; bu siyasi iradeye Marksizm denir.

Gerçeklikler havada asılı duran soyutlamalardan ibaret değildir: Onların yetkilenmesine belli somut maddi sahilik bedenlenmeleri rehberlik eder. İnsan sistemi böyle sahilik bedenlenmelerinin zemini olarak kurulur. Örnek: Kapitalist sistem insan arzusunu ve emeğini sahiden yakalayan meta fetişizmi ve değer fazlası (artık-değer) bedenlenmelerinin zemini olarak tarihte varlığını sürdürür.

Continue reading

2 Comments

Filed under şey

Hayat, Felsefe, Psikanaliz — Işık Barış Fidaner

Düşünmenin amacı yetkilenmedir, onun da modeli muhatap olmaktır [1]. Yetki, insanın niyet ve irade zemininde doğruluk adına yöneldiği herhangi bir amacı belirtir. Yetkilenme krizi ise düşüncenin yaşadığı tüm sorunlardan oluşur. Yetkilenme krizi, amacından sap(tırıl)an düşüncelerin konusunu, niyet ve iradeyi bozan arzuların yönelimini ve doğruluğu aşan sahilik alanını teşkil eder.

Gündelik hayat yetki ile beden arasında köprü kurar. Tekil bir muhatap olan insan bir beden sahibidir. Çoğul bir muhatap olan bir gruba ise ancak soyut bir beden atfedilebilir. Muhatabın bedeni ‘Öteki’ kavramı yoluyla soyut ve düşlemsel bir varlığa dönüşür. ‘Öteki’ etrafında eril ve dişil iki kuvvet arasında hem cinsel hem de siyasi bir gerilim oluşur: Eril kuvvet düşlemlere yaslanarak yetkiyi bedenden ayırıp bağımsız olduğunu ispatlamaya çabalarken dişil kuvvet semptomlar göstererek yetkinin bedene olan bağımlılığına delil olmaya çabalar [2]. Böylece yetkilenme krizi içten gerilimli bir yetki-beden kompleksi şeklini alır.

Continue reading

3 Comments

Filed under şey

Ben De: Kadınlar Erkekler İçin Feda Olmayı Reddediyor — Işık Barış Fidaner

Batıda geçtiğimiz yıllarda başlayan Ben De (Me Too) hareketinin Türkiye’ye yansıdığı bu günlerde, Slavoj Žižek’in bu hareket hakkında yazdıklarını hatırlayalım: “Çığır açan bir değişimden azı değildir bu, büyük bir uyanıştır, eşitlik tarihinde yeni bir dönemdir. Binlerce yıl boyunca cinsiyetler arası ilişkiler düzenlenmiş ve ayarlanmıştı; bunların hepsi şimdi sorgulanmakta ve boşa düşmektedir.” (Güpegündüz Hırsız Gibi) Ben De hareketi ile sorgulanan binlerce yıllık düzenleme, yetkilenme rolünü erkeğe, bedenlenme rolünü kadına tayin eden standart toplumsal cinsiyet rejimidir [1].

Continue reading

1 Comment

Filed under şey

Sahi-Fol ile Doğru-Yanlış = Arzu ile İrade

sahifol

Sahi (True) ile Fol (False) bir nesnenin temelde bilinçdışı işleyen arzuyu hak etmesi ya da hak etmemesiyle ilgilidir. Sahi nesne arzuya karşılık verecektir, Fol nesne arzuyu boşa düşürecektir.

Continue reading

2 Comments

Filed under şey

Duvar’da Kendi Tükenişini Seyretmek — Işık Barış Fidaner

vlcsnap-2020-12-03-19h50m12s152

Pink Floyd’un Duvar filminin (amiyane tabirle) “şifresini çözmek” için esas dikkat edilmesi gereken mesaj Duvar imgesinin gerçek statüsünü bildiren final bölümünde verilir: Üstben’i temsil eden mahkeme filmin kahramanı Pink’i suçlu bulur ve ceza olarak Duvar’ın yıkılması yoluyla Pink’in akranlarına ifşa edilmesine hükmeder [1]. Demek ki Duvar kesinlikle gereklidir! Film boyunca Duvar’ın ezici varlığından şikayet ediliyor gibidir ama en sonunda açıkça itiraf edilir: Herşeye rağmen en büyük felaket Duvar’ın varlığı değil, Duvar’ın kaybedilmesi ihtimalidir.

Continue reading

1 Comment

Filed under şey