Tag Archives: Işık Barış Fidaner

Bilinçte Semptom Düşlemin Bahanesidir, Bilinçdışında Düşlem Semptomun Bahanesidir — Işık Barış Fidaner

Batuhan Demir’in “Semptom ve Fantazm İkiliğine Dair” yazısı üzerinden notlar:

semptomu olduğu halde kabul etmek, aslında söylenmek istenen bir mesajı, sözü susturmak demektir

Semptomu accept=kabul etmeseniz de acknowledge=ikrar etmelisiniz, yoksa onu analiz edemezsiniz, anca eleştirirsiniz, eleştiri de analizden kaçınma davranışıdır, analiz verimini tükettiği noktada yozlaşarak eleştiriye dönüşür [1].

Semptom “depresyon, yeme bozukluğu, uyku bozuklukları, ilişki sorunları” değildir, dilin kendisi zaten semptomdur, semptom insanın dilde barındığı bağlamdır, hem fantazmın/düşlemin dilegeliş şeklidir hem de bir şeyleri “söylemeden duramama” halidir, o halde “semptomu bir kenara bırakmak” zaten imkansızdır, onu en fazla önbastırırsınız, yani şunu dersiniz:

Yok öyle değil… Aslında böyle.        Neden mi? Şöyle ki…

Okumaya devam et

1 Yorum

Filed under şey

Sıla Büyü Çiçeği — derleme

untiSon versiyon: 28 Ocak 2023

Yazılar tek tek linklerden ya da kitabın etiket sayfasından (Sıla Büyü Çiçeği) okunabilir.

Işık Barış Fidaner

İçindekiler

Overthinking (fıkra)

Bilinçte Semptom Düşlemin Bahanesidir, Bilinçdışında Düşlem Semptomun Bahanesidir

Darbımesel, Darbınam, Darbışaka, Darbıkelam

Sıla Büyü Çiçeği ve Gür Ait Hatun Berk

Sosyal Medyada Türeyen İnkârcı Yavşakça Familyası Üzerine

İnsansever aktivist fantazinin sapkınlığı

Ey İzabelya! Edim Kuyirmecilik: El mi deli bey mi deli?

Şahmaran: Kaza Geliyorum Dedi

Diğer derlemeler

华 : çiçek, Çin, muhteşem

Yorum bırakın

Filed under kitap

Sıla Büyü Çiçeği ve Gür Ait Hatun Berk

Başlangıçta söz vardır (köken hikayesi).
Başlan gıçta söz vardır (başta ve sonda).
Baş-language’da söz vardır (kökenin gayesi).

Babil kulesini yıkan tektanrı tarihi başlatınca insanlık çil yavrusu gibi farklı dillere dağıldıysa da tarihöncesinde konuştuğu baş-language‘ı hiç ama hiç unutmadı. O gün bu gündür insan ne zaman sıla hasreti çekse baş-language’dan heceler hayal meyal kulağına çalınır. Okumaya devam et

1 Yorum

Filed under şey

Overthinking — fıkra

kral

Bir kral zehirlenme korkusundan sarayda hazırlanan hiçbir yemeği yiyemiyormuş. Saraya sızmış kimi hainlerin onun kuyusunu kazdığına yemin edebilirmiş ama kanıtlayamazmış. Sonunda samimiyetine güvendiği yerliş bir valinin önerisiyle saraya yeni bir aşçı getirtmiş.

Bu usta aşçı öyle bir spesiyal hazırlamış ki dediğine göre bu yemeği yiyenler eğer kraliyete sadıksa çabucak karnı doyup sofradan kalkarmış, yok eğer haince emeller peşindeyse hiç karnı doymayıp hep daha fazlasını istermiş. Okumaya devam et

1 Yorum

Filed under şey

Darbımesel, Darbınam, Darbışaka, Darbıkelam — Işık Barış Fidaner

Etkileyici sözler vurucu sayılır; çarpıcı bir söz hoş karşılanabildiği gibi okurları küstürebilir de; sözlü darbelerin dört çeşidi sayılabilir:
1) Darbımesel (proverb, atasözü)
2) Darbınam (namedrop, adlar anmak)
3) Darbışaka (punchline, bitiş sözü)
4) Darbıkelam (wordplay, kelime oyunu)
Şimdi bunları tek tek anlatalım. Okumaya devam et

1 Yorum

Filed under şey

Şahmaran: Kaza Geliyorum Dedi

Medeniyetten nasibini alamayan putperest büyücü ailenin işledikleri ağır tedbirsizliğin sonuçlarından ibret aldıkları bildirildi.

Putperest Bey: Hanııım! Dün büyü için ödünç aldığın kobrayı ne yaptın?
Büyücü Hanım: E bodrumdaki adak taşına bırakırım ya hep, öyle yaptıydım…
Putperest Bey: Ama senin kızın sabah bize görünüp bodruma inmediydi mi?
Büyücü Hanım: Eyvahlar olsun!
Putperest Bey: Koş koş kooş!!!

(Bodruma inen tedbirsiz aile adak taşında bir de ne görsünler?)

Okumaya devam et

1 Yorum

Filed under laf sal atası

Sosyal Medyada Türeyen İnkârcı Yavşakça Familyası Üzerine

Yıllar önce Slavoj Žižek’in sosyal medyanın tamamen yasaklanmasını önermesine pek anlam verememiştim çünkü Twitter’da oluşan gündemlerin geniş çağrışım yelpazeleriyle kapsamlı bağlamlar kurmaya yarayabildiğini görüyordum. Zaten bütün öncülleri ve ardıllarıyla birlikte Gezi Direnişi bu algı etrafında cereyan etmişti. Fakat zamanla (daha net) anlaşıldı ki medyatik akışlardan yararlanıp gerçekten denizlere açılmak isteyenler çok küçük bir azınlıktır. Düşünmeye ayıracak vakti ve dikkati kısıtlı olan ezici çoğunluk önceden alıştığı tatlısulardan ayrılmayı göze alamaz. Ayrıca özellikle Gezi yenilgisinden sonra kamuoyunu tatlısulara mıhlayarak denizlere açılmaktan alıkoymaya yeminli bir canlı modeli türemiştir. Onlara İnkârcı Yavşakça Familyası (İYF) diyeceğiz  [1]. Okumaya devam et

1 Yorum

Filed under şey

Ey İzabelya! Edim Kuyirmecilik: El mi deli bey mi deli?

Jaklakanya Turistlerle Faydalı İletişim Departmanından Atakan Yorulmaz’ın yepyeni teorisine gelin bir göz atalım [1]:

Bana kalırsa konu bağlamında, kendisinin ne olduğuna ilişkin anlam arayışını hep bir Öteki’nde arayan ve her defasında da bulduğunu zannederek aslında onu kaybeden bir nevrotik, kesin olarak ne olduğunu bilen bir psikotikten daha delidir.

Yani özetle:
1) Psikotiğin deli olduğu zaten besbelliydi.
2) Nevrotiğin psikotikten daha deli olduğunu da şu anda çok kıymetli yazarımızdan öğrenmektesiniz. Okumaya devam et

1 Yorum

Filed under şey

İnsansever aktivist fantazinin sapkınlığı

Beğen sinyalleri etrafında anonim kalabalıklar toplamaya dayanan Twitter aktivizmi ne kadar insansever görünürse görünsün muhataplarını kurbanlaştırmadan edemez.

Bunun sebebi de Freud’un psişelerde tespit ettiği üç katmanlı sapkın yapıdır. Yüzeyden derine doğru katmanlar şöyle tercüme edilir:

1) “İmdat komşular! Burada acı çeken insanlar var!”
     (Bir çocuk dövülüyor)

2) “Şansımız varsa medya ve siyaset organlarımız sorumlu ve sorunlu şahısları yalıtacak ve dışlayacaktır!”
     (Babam hasmımı dövüyor çünkü o beni sever)

3) “Şifa dilerim! (şifayı kapmanı dilerim (benden bu sözümle))”
     (Babam beni dövüyor) Okumaya devam et

2 Yorum

Filed under şey

Tırman & Yemişiz — Sound of Music

Sound of Music (1965) filminden art arda iki sahne (alternatif link).
Altyazı: Işık Barış Fidaner

Bkz “Sazlıburgaz”, “Dörtlük”, “Anna Fğoyd, çilekleğğğ, dağ çilekleğiii!” Sigmund Freud, “Çilekli Tarlalar Bitimsiz Yüzey” The Beatles, “Dağ Çileklerini İştahla Yeme Meşgalesine Şahit Olan Meşgulpesent Arzunun Düşlemsel Duygulu Doygusu” Slavoj Žižek “Esnaf Usulü Meşgulpesent Tarihçilik Nedir?”

1 Yorum

Filed under çeviri, film