Monthly Archives: Ağustos 2020

Sahi, fol, çelişki, uğraklar — G. W. F. Hegel

Sıradan akıl sahi ile fol arasındaki karşıtlığı sabit saydıkça, verili bir felsefi sistemle ya uzlaşmayı ya da çelişmeyi beklemeye alışır, ve böyle bir sistemle ilgili herhangi bir açıklayıcı beyanda ya uzlaşma nedeni ya da çelişki nedeni görmeye alışır. Felsefi sistemlerin çeşitliliğini sahiliğin evrimsel ilerleyişi olarak kavramaz; daha ziyade bu çeşitlilikte ancak çelişki olduğunu görür. Çiçek açılıp serpildiği zaman gonca yok olur, ve çiçeğin goncayı çürüttüğünü söyleyebiliriz; aynı şekilde meyve geldiği zaman, çiçek bitkinin varoluşunun fol bir biçimi olarak açıklanabilir, zira çiçeğin yerine geçen meyve onun sahi doğası gibi görünür. Bu aşamalar sadece farklılaşmakla kalmaz; birbirleriyle uyumsuz kalarak birbirlerinin yerine geçerler. Ama kendi mündemiç doğalarının bitimsiz faaliyeti onları aynı zamanda organik bir birliğin uğrakları kılar, onlar orada sadece birbirleri ile çelişmemekle kalmazlar, orada onların her biri en az diğerleri kadar gereklidir; ve tüm uğrakların bu eşit gerekliliği böylece tek başına bütünlüğün hayatını teşkil eder. Ama felsefi sistemler arasında olan çelişki genelde bu şekilde kavranmaz; öte yandan, çelişkiyi algılayan akıl genelde onu nasıl çözeceğini ya da onu nasıl tek yanlılıktan kurtaracağını bilmez, çatışmalı ve mündemiç çatışkı içerdiği görülen şeylerde birbirini gerektiren uğrakların mevcudiyetini tanımayı bilmez.

G. W. F. Hegel, Ruhun Fenomenolojisi

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

Hegel’in doğumunun 250. yılı vesilesiyle çevirdim. Sahi ile fol kelimeleri true ile false kelimelerinin karşılığıdır.

Bkz “Çevirmenler, True’ya Doğru demeyelim, Sahi diyelim”

Bkz “Çevirmenler, False’a Yanlış demeyelim, Fol diyelim”

Yorum bırakın

Filed under şey

Cinsiyetsiz Ödül ve Ataerki — Işık Barış Fidaner

Berlin film festivali Berlinale, “En İyi Aktör” ve “En İyi Aktris” kategorilerinin yerine “En İyi Başrol Performansı” ve “En İyi Destekleyici Performans” kategorilerini geçirme kararı aldı. Kararı hem kutlayanlar hem de kınayanlar var. Tepkiler arasındaki çelişkiyi feminizmin iç çelişkisi bakımından değerlendirebiliriz.

Okumaya devam et

2 Yorum

Filed under şey

Kimera — Işık Barış Fidaner

tmp715226516727791617

Kimera bir bedenlenmedir, ama ne tür bir bedenlenme? Öncelikle, Kimera bir canavardır, yani yetkisiz bir bedenlenmedir [1]. Mitolojide Kimera canavarını Yunan kahraman Bellerophon öldürür, bu iş için onu Likya kralı göndermiştir (Likya güney Anadolu’dadır). Kahraman, kraldan Fallus’un yetkilenmesini aldığı için, [2] Kimera’nın dişi bir canavar olması önemlidir.

Okumaya devam et

4 Yorum

Filed under şey

Butler’ın nevrotikliği — Molly Anne Rothenberg

Psikanalizin özne oluşumu kuramı Butler’ın şu iddialarıyla doğrudan çelişir: Babasal mecaz bir “konuşulamazlık” alemi yaratır; riskli de olsa iradeli konuşma eylemleriyle bu aleme erişilebilir. Daha ziyade, babasal mecazın eklenmesi, bir şeyin kaybedildiği yanılsamasını yaratır, sürçmenin mümkün olmadığı kusursuz anlayışın dünyası kaybedilmiş gibidir. Butler’ın dediğinin aksine, bu “kayıp” aslında hiç gerçekleşmemiştir; Simgesel kaydın ardından gelen bir etkiden ibarettir. Bu dünya hiç varolmadığı için de, asla geri getirilemez. Özne bu dünyadan “kovulmuş” değildir, “dışlanmış” değildir. Daha ziyade, özne, Non/Nom-du-Père’in (Babanın Adı/Hayırı) eklenmesiyle üretilen bu hayali/imgesel kaybın etrafında yapılanır. Butler’ın “konuşulabilir olan ve olmayan arasındaki ayrımı yeniden çizmek” projesi, “kovulmuş” kalıntıya bir şekilde erişim edinildiğini varsayar (alıntı Excitable Speech kitabından). Demek ki Butler’a göre, ilke olarak, kayıp onarılabilir – “kapatılmış” bağlamların açılmasına yol açacak konuşma eylemlerine sahip çıkılması, siyasal anlamda ezilenlerin içerilmesiyle sonuçlanabilir, böylece kayıp onarılabilir.

Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under şey

Müzik grupları

Yersiz Şeyler’de şarkı sözleri Türkçeye çevrilmiş müzik grupları ve müzisyenler:

Depeche Mode
Dream Theater
Led Zeppelin
Pink Floyd
Radiohead
Laibach
Cursive
Kelly Osbourne
Klaxons
Walk The Moon
Todd Rundgren
Leonard Cohen
Simon & Garfunkel
T. Rex
Rainbow
Gone Jackals
Deep Purple
The Prodigy
Amerie
The Beatles
SO3
Metallica
Iron Maiden
Blind Guardian
Cem Karaca
Talking Heads
Broadcast
Placebo
Nirvana
Courtney Barnett
Soundgarden
Jonathan Coulton
Gloria Gaynor
Bruce Cockburn
Ryan Harvey

Yorum bırakın

Filed under şey

Ölümcül Trajedi — Dream Theater

Geceleyin tek başıma
Ne garip hissediyorum
Bulmam gerekli
Rüyalarıma tüm cevapları

Gece uyuduğumda
Çığlıklar duyuyorum
Ne demek bu?

Kapıyı kapatıp başka bir eve doğru yürüdüm
Yaşlı bir adam beni karşıladı, yalnız görünüyordu
Ona güvenebileceğimi hissettim
Benimle konuştu o gece;

“Delikanlı burda bir kız öldürüldü biliyor muydun?”
“Bu ölümcül trajedi üstüne yıllarca konuşuldu”
Viktorya ebediyen gitmiştir
Sadece hatıralar kalmıştır
Kadın öldü gitti
Nasıl da gençti

Okumaya devam et

Yorum bırakın

Filed under şarkı

Möbius Şeridi Bir Adadır — Işık Barış Fidaner

mobius

Möbius şeridi (MŞ) haklı olarak tek yüzeyi ile ünlenmiştir: MŞ’nin üzerinde durduğunuzda, ayağınızın altındaki zeminin altında erişilemez bir “öbür yüz” varmış gibidir. Ama MŞ boyunca yeteri kadar ilerlediğinizde, sonunda “öbür yüz”e ulaşırsınız, yani o aslında erişilemez değildir: Zamanınızın bir kısmını feda ederek “öbür yüz”e erişebilirsiniz. Aslında bu “öbür yüz”ün varolmadığını da gösterir: Tek bir yüzey vardır. MŞ’nin boyunun iki katı kadar bir mesafeyi katederek MŞ’nin tamamını dolaşabilirsiniz. Bu kıssada eğitici bir ders vardır: İlk başta beliren rahatsız edici özdeş-olmayışın sonradan bir yanılsama olduğu açığa çıkar, yeteri kadar zaman harcayıp bir yolu izlerseniz bu yanılsamayı aşabilir ve sonunda Bir-tek-yüzey’in özdeşliğine ulaşabilirsiniz. Fakat bu hikaye MŞ’nin esas ayırt edici özelliği olan yönelimlenemez oluşunu açıklamaz.

Okumaya devam et

3 Yorum

Filed under şey

Harfiyet/Hafriyat — Slavoj Žižek

Joyce bağlamında, Lacan onun (psik)analizi reddetmek için çok iyi bir nedeni olduğunu vurgulamıştı (zengin bir Amerikan patron Joyce’a finansal destek için analize girmesini şart koşmuştu); Joyce’un analize ihtiyacı yoktu çünkü o kendi sanatsal pratiğinde zaten analizin son anına tekabül eden öznel konuma ulaşmıştı, kutlanan harfiyet/hafriyat (letter/litter) kelime oyununda bu aşikardı – yani arzu nesnesinin dışkıya dönüşmesine, nesneyle düşlem-sonrası ilişkiye ulaşmıştı (bu formülü Jacques-Alain Miller’a borçluyum). Felsefe alanında Hegelci Mutlak Bilgi –belki de sadece Hegelci Mutlak Bilgi– bu aynı öznel konumu adlandırır, yani düşlemin katedilmesini, nesneyle düşlem-sonrası ilişkiyi, Öteki’ndeki eksikliğin tecrübe edilmesini adlandırır.

Slavoj Žižek 2005 Gerçeği Sorgulamak (Interrogating the Real)

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

Not: Hafriyat “çöp” anlamına gelmiyor, “kazmak” anlamına geliyor, ama hafriyat atıklarını ve molozu çağrıştırdığı için buraya uygun.

Yorum bırakın

Filed under çeviri

Meta Non-language — compilation

Final version: 14 August 2020

The texts can be read from the individual links.

Işık Barış Fidaner

Contents

There is a meta non-language

There are only embodiments and authorizations

Fetishistic “Conception” and Symptomatic Conception

So true!!!

Symbolic Scissors

The Conflict About Sex

Melancholy is a failure to desire

Always Existed and Never Existed

Entropy: Deleuze’s Symptom, Lacan’s Key

(Turkish)

Other books

1 Yorum

Filed under kitap

Üst Dildışı — derleme

Son versiyon: 14 Ağustos 2020

Yazılar tek tek linklerden ya da kitabın etiket sayfasından (Üst Dildışı) okunabilir.

Işık Barış Fidaner

İçindekiler

Bir Üst Dildışı Vardır

Sadece bedenlenmeler ve yetkilenmeler vardır

Fetişçi “Kavrayış” ile Semptomcu Kavrayış

Cinsiyet Üzerine Çatışma

Melankoli arzunun hüsranıdır

Hep Vardı ile Hiç Olmadı

Entropi: Deleuze’ün Semptomu, Lacan’ın Anahtarı

(İngilizcesi)

Diğer kitaplar

1 Yorum

Filed under kitap