Category Archives: şey

Ormanlardan Hemen Önceki Gece: Yabancı ile Ayrı — Işık Barış Fidaner

orman2

Zeynep Nur Ayanoğlu Moda Sahnesi’nin “Ormanlardan Hemen Önceki Gece” (Bernard-Marie Koltès) oyununda süblimleşmenin sahnelendiğini anlattı [1]. O yazıda örtük kalan iki noktayı açmak istiyorum.

Yazıyı Mimesis’te okuyabilirsiniz.

Leave a comment

Filed under şey

Doğrusu, Sahiliğin Eksikliğini Hissediyoruz — Işık Barış Fidaner, Zeynep Nur Ayanoğlu

Türkiye’de demokratik değerlerin bir türlü yerleşememesinin ve siyasal alanın sürekli yeni şiddet sarmallarına rehin düşmesinin konuştuğumuz dilin sınırlarıyla alakalı bir açıklaması olabilir mi? Değişim dilde başlıyor, dendiği zaman siyasetin kurumsal diliyle bunun gündelik yaşamdaki karşılıkları namına ne söylemiş oluyoruz? Bu yazıda, söz konusu şiddet sarmallarından çıkmak için dile dair tercihlerimizden doğan mantıksal bir açıklama üzerine düşünürken, bir yandan da değişimin sesini dilsel bir ayrımda duymaya ve duyurmaya çalışıyoruz.

Yazının geri kalanını Birikim Güncel’de okuyabilirsiniz.

Leave a comment

Filed under şey

Lacan’ın Arzu Şeması — Işık Barış Fidaner

Jacques Lacan Écrits kitabında yer alan bir makalede [1] Arzu Şeması‘nı birbirini izleyen dört adım şeklinde sunar. Bu yazının amacı şemanın adımlarını kısaca anlatarak okurun şemaya aşina olmasını sağlamaktır.

Şema 1:

arzu1

İlk ve en basit şema dil yoluyla özneleşme olayını gösteren “temel hücre”dir (elementary cell).

Continue reading

1 Comment

Filed under şey

Lacan’a giriş

Lacan’a giriş niteliğinde hazırladığım metinler:

Ayna Evresinde İmgesel, Simgesel, Gerçek

Lacan’da Cinsiyetlenme Formülleri

Lacan’ın Arzu Şeması

Leave a comment

Filed under şey

Lacan’da Cinsiyetlenme Formülleri — Işık Barış Fidaner

Lacan cinsiyet farkını açıklamak için 20’nci seminerde cinsiyetlenme formüllerini (formulae of sexuation) sunmuştur. Aşağıdaki şekil seminerden alınmıştır. Şeklin üst bölümünde dört formül görülmektedir, alt bölümünde ise bu formüllere eşlik eden bir şemaya yer verilmiştir:

formulas

Continue reading

2 Comments

Filed under şey

Yuva-havuç peşinde koşan tavşan ile ev-semptomu dinleyen kaplumbağa — Işık Barış Fidaner

‘Yuva’ imleyeni insanların umutlarını besleyen ütopik yankısını içinde barındığı ev-semptomu ‘dışarmasına’ (onu dışlayarak içermesine, ona atıf yapmadan değinmesine, onu ima ederek itelemesine, kısacası onu inkar etmesine) borçludur [1]. Psikanalize göre ‘semptom’ bastırılan ama geri dönen bilinçdışı hakikati barındıran yerdir [2]. Bilinçdışı hakikat mevcut veya mümkün anlamlardan bir tanesi değildir, satır aralarında söylenenleri (Lacan: inter-dit) katettikçe belirginleşen bir yokluktur [3]. Bir imleyenin barındığı ev-semptomu tespit edebilmek için onun imleyişine (imleme tarzına) kulak vermeliyiz [4]. ‘Yuva’nın imleyişi şu iki anlamı birden duyurur:

1) Özlemin dineceği yer.
2) Fişin gireceği soket.

Continue reading

1 Comment

Filed under şey

Yuva Adam Vakası: “Yuva” Adına Semptomu İptal Etme Girişimi — Işık Barış Fidaner

Koray Kırmızısakal’ın Tuncay Birkan’ın “Evin Reddi” kavramını “statik olana karşı girişilen mücadele” olarak ele aldığı yazısı okur nazarında statik olana karşı dinamik olanı savunan hem politik anlamda ilerici hem de akademik anlamda güncel ve bilgilendirici bir bağlam sunduğu intibası uyandırmaktadır [1]. Oysa yazıyı harekete geçiren asıl güdü okuru idealleştirilmiş bir imleyene –yazarın deyimiyle “Yuva”ya– teslim etmektir, bu yolla öznenin dinamik ve rahatsız edici arzusu safdışı edilecek ve özne sabit bir memnunluğa kavuşturulacaktır, böylece özne (daha yazının başlığında ilan edildiği gibi) “sürgünden ebediyete” ulaştırılacak, yani öldürülecektir. Continue reading

2 Comments

Filed under şey

Mücadeleyle kazandığım ilk hiperlink

hiperlink

~~ Öbek mücadelesi ~~

2 Comments

25 March 2021 · 5:17 pm

Umut ve Umutsuzluk — Işık Barış Fidaner

umut

“Terrabayt” isminin çağrışımlarını incelediğim yazı şöyle bağlanıyordu: [Terrabayt aracılığı ile] “belki tarihin bitmemiş akışına simgesel bir dikiş (sütur) atmak imkansız değildir.” [1] Dikiş bir imleyenin özneyi başka imleyenler için temsil etmesidir. Dikişin görünen yüzü olan “belki imkansız değildir”i anlatan önceki yazının aksine bu yazıda daha çok dikişin görünmez alt yüzü olan “imkansızdır”dan söz edeceğim.

Continue reading

2 Comments

Filed under şey

Ayna Evresinde İmgesel, Simgesel, Gerçek — Işık Barış Fidaner

Lacan deyince ilk akla gelen kavramlardan birisi “ayna evresi”dir. Ayna evresi küçük bir çocuğun aynada kendi yansımasını gördüğü zaman yaşadığı büyük sevinci adlandırır. Bu sahne ile kurulan özdeşim ve canlandırdığı duygu Lacan’ın kavramlarını tanıtmak için uygun bir çıkış noktası sağlar. Ayna evresini ömür boyu farklı bağlamlarda tekrarlanan bir sahne olarak düşünürsek, ayna yerine sayfa (dergi), perde (sinema) veya ekran (televizyon, bilgisayar) konabilir, ya da insanların yüz yüze gelmesi düşünülebilir. Korona yıllarında Zoom da bir tür ayna evresi sayılabilir. Continue reading

4 Comments

Filed under şey