Tag Archives: Görce

Yersiz Kitaplar 24 tane oldu

24 tane olmaları vesilesiyle Yersiz Kitaplar’ı hatırlatıyorum. Çünkü 24 ikiye de bölünebilir, üçe de bölünebilir. Hatta ikiye art arda üç kez bölünebilir.

Ama karışıklık olmasın: Üç kez ikiye bölünmesinin üçe bölünmesiyle hiçbir alakası yoktur. Üç kez ikiye böldükten sonra isterseniz üçe bölebilirsiniz, istemezseniz bölmezsiniz. Bölünmemiş halde kalır.

Continue reading

1 Comment

Filed under kitap

Görce — çeviri derlemesi

gorce-kapakSon versiyon: 24 Temmuz 2015

(93 sayfa — PDFLaTeX)

İçindekiler

Sekseninci Doğumgününde Sigmund Freud’a Mektup (Kolektif)

Charlie Hebdo Üzerine (Jacques-Alain Miller)

Arzu : Dürtü = Hakikat : Bilgi (Slavoj Žižek)

Ben Üzerine Bazı Yansımalar (Jacques Lacan)

Makine ve Yapı (Félix Guattari)

Dikiş (imleyenin mantığının öğeleri) (Jacques-Alain Miller)

İlelebet Savaşı (Led Zeppelin)

Kalbin yasası ve kendini-beğenme deliliği (G. W. F. Hegel)

Ágota Kristóf’un Büyük Defter’i içimde soğuk ve acımasız bir tutku uyandırdı (Slavoj Žižek)

Jacques-Alain Miller’e yanıt (Alain Badiou)

Simgesel: Yeni Uyum (Slavoj Žižek)

Kurtarılmış Bir Bilgisayar Dili İçin Notlar (Radikal Yazılım Grubu)

Enterferans (Erwin Schrödinger)

7 Comments

Filed under çeviri, kitap

Kalbin yasası ve kendini-beğenme deliliği (2) — G. W. F. Hegel

G. W. F. Hegel — 1807 — Ruhun Görüngübilimi

(1)

373. Birey, eyleminin ilkesiyle, kendisini iliştirdiği gerçel evrenselliğin onun aleyhine dönmesinin daha kesin yolunu belirlemiştir. Ameli gerçellik olarak evrensele aittir; ama içeriği onun kendi bireyselliğidir, belirli bireysellik olarak evrensel karşısında kendini muhafaza etmek ister. Herhangi bir özgül yasanın kurulması değildir mesele; bireysel kalbin evrensellikle dolaysız birliği, aksine, yasa olan şeyde her kalbin kendi benliğini tanımak zorunda olması düşüncesinin geçerli bir yasa sayılmasıdır. Fakat yalnızca bu bireyin kalbi, kendi gerçekliğini, (ona benliğe-göre-oluşunu veya hazzını ifade eden) ameli içine yerleştirmiştir. Amelin dolaysızca evrensel statüsü taşıyacağı varsayılır; yani hakikatte o belirli bir şeydir, evrenselliğin ancak biçimine sahiptir; kalbin kendi belirli içeriğinin bizzat evrensel statüsü taşıyacağı varsayılır. Bu nedenle başkaları bu içerikte kendi kalplerinden ziyade başka birinin kalbinin yasasının yerine geldiğini görürler; ve, her kişinin yasa olan şeyde kendi kalbini bulacağına dair evrensel yasaya kesinlikle uygun olarak, o kişinin kurduğu gerçekliğin aleyhine dönerler, aynı o kişinin onlarınkinin aleyhine dönmesi gibi. Böylece, tıpkı başta yalnızca katı yasayı bulması gibi, birey şimdi bizzat insanların kalplerini onun mükemmel niyetlerine karşıt ve iğrenç bulur.

Continue reading

1 Comment

Filed under çeviri

Kalbin yasası ve kendini-beğenme deliliği (1) — G. W. F. Hegel

G. W. F. Hegel — 1807 — Ruhun Görüngübilimi

367. Gereklilik, öz-bilinçte hakikaten ne ise, öz-bilincin bu yeni biçimine göre de odur; burada kendi benliğini gereklilik ilkesi olarak bilir. Yasanın evrenselini dolaysızca kendi içinde taşıdığını bilir, ve bilincin benliğe-göre-oluşunda bu yasa dolaysızca mevcut bulunduğundan, buna kalbin yasası denir. Bu biçim bireysellik olarak kendisini, önceki biçim gibi öz olarak alır; ama yeni biçim daha zengindir çünkü benliğe-göre-oluş ona göre gereklilik veya evrensellik karakteri taşır.

368. Yasa, bu yüzden, dolaysızca öz-bilincin kendi yasası olarak, veya kalp olarak (gerçi içinde yasayı taşır), öz-bilincin gerçekleştirmeye başladığı Akıbettir. Gerçekleşiminin bu Mefhuma tekabül edip etmediği, ve yasasının öz doğası olduğunu bu gerçekleşimde bulup bulmayacağı, görülecektir.

Continue reading

3 Comments

Filed under çeviri

Ben Üzerine Bazı Yansımalar — Jacques Lacan

Jacques Lacan — 1953 — Uluslararası Psikanaliz Dergisi

Freud’un Ben [ego] üzerine görüşlerinin gelişimi onu görünüşte çelişkili iki formülasyona götürmüştür. Ben, narsisizm kuramındaki nesnenin karşısında taraf tutar: libidinal ekonomi kavramı. Libidinal yükün kişinin kendi bedenine bağışlanması hipokondriyasis acısına yol açarken, nesnenin yitimi intiharla bile sonuçlanabilecek depresif bir gerilime yol açar.

Öte yandan Ben, algı-bilinç sisteminin işleyişinin topografik kuramındaki nesnenin tarafını tutarak O’na [id] direnir, yani salt haz-ilkesince yönetilen dürtüler bileşimine direnir.

Burada bir çelişki varsa da, gerçeklik-ilkesinin naif kavrayışının dışına çıkıp şu olguya dikkat ettiğimizde çelişki yok olur — ki bu noktada Freud net olsa da beyanları bazen net değildi: düşünceyi öncelese de, gerçeklik, öznenin onla uğraşma yordamlarına göre farklı biçimler alır.

Continue reading

1 Comment

Filed under çeviri

Jacques-Alain Miller’e yanıt — Alain Badiou

1 Mart 2013, versobooks.com

Sevgili Jacques-Alain,

Peter Hallward’a yazdığın mektubu ve ‘bir döneğin itirafı’ yazını bana gönderdiğin için teşekkür ederim.

‘Dönek’ hakaret değil, tarif. 1969 ve 1972 arasında senin gibi yaşayan ve düşünen bir kişinin, bugün de Sarkozy kliğiyle böyle tencere kapak gibi olan, hatta Lacancı bir okula Libya seferi ve güzelleyicisi Bernard-Henri Lévy için iğrenç ve paradoksal bir destek verdirmeye kadar işi vardıran birisinin, solculuk bakımından (Maoizm bir yana) bir dönek olduğu herkes için oldukça açıktır.

Niye o halde bu tariften dolayı güceniyorsun? Bence aslında bundan gurur duymalısın, İyi’nin yararına Kötü’den dönmüş olduğunu savunmalısın. Hatta buna ahlaki bir Dönüşüm bile diyebilirsin.

Hadi söyleyelim: senin için Dönüşüm olan şey benim için Dönekliktir. Ayrıca senin bakış açın, bizim çağdaşlarımızın çoğunluğu gibidir, en azından entelektüelleri dikkate alırsak. Dönmeyi reddettiği için hakarete uğramış olan ve uğramaya devam eden uçtaki azınlık — benim, sen değilsin. Ben şimdiden uzun süredir bununla yaşadım.

Bir döneğin itiraflarının benim için öncelikli okuma olup olmayacağından kuşku ediyorsun. Bense senin bildirini bir gün okuyacağım, hatta ilgiyle okuyacağım.

Tartışma işine gelirsek, düşünme bile! Bir dönekle asla tartışmam.

Saygılar

Alain Badiou

EN: David Fernbach
TR: Işık Barış Fidaner

2 Comments

Filed under çeviri

Dikiş — Jacques-Alain Miller

(imleyenin mantığının öğeleri)

Jacques-Alain Miller — 1965 — lacan.com

Analize dair kesin kavrayışlara sahip olmayan hiçkimsenin analizle ilgilenmeye hakkı yoktur, ve bu kavrayışlar ancak kişisel analizle edinilebilir. Bayanlar ve Baylar, kuşkusuz Freud’un Yeni Giriş Dersleri‘ndeki bu hükmün sağlamlığına tam olarak riayet etmektesiniz.

Böylece ikilem olarak ifadelenmiş bir soru sizin bakımınızdan benim karşıma çıkıyor.

Continue reading

1 Comment

Filed under çeviri

İlelebet Savaşı — Led Zeppelin

Işığın Kraliçesi okunu aldı, Ve gitmeye hazırlandı,
Barışın Prensi kasveti kuşandı, Ve geceyi tek başına yürüdü.

Ah oyna gece karanlığında, Şarkı söyle gün ışığına.
Karanlık Efendi dolaşacak bu gece, Ve hepimiz göreceğiz ne olacağını.

Ah, kürek ve çapanı at yere, Uyuma ve kapıları kilitle.

Yan yana bekleriz karanlık gücü, en karanlığın kudretini.

Aşağı vadide atların gümbürtüsünü duyarım,
Avalon meleklerini beklerim, doğudaki kızıllığı beklerim.

Vadideki elmalar taşımakta mutluluğun tohumlarını,
Toprak ince şefkatle dolu, Ver karşılığını, unutma sakın, sakın.
Oyna gece karanlığında, Şarkı söyle gün ışığına.

Elmalar kahverengi olur kararır, Tiranın yüzü kızıldır.

Ah her yerde savaş çağrısı, Kılıcını al ve fırla.
Ölümlülerin asla bilmediği iyi ve kötüyle kaplanmış gökyüzü.

Ah işte uzundur gece, zaman ağır ağır ilerler,
Şafağa bakan yorgun gözler doğuda kızıllığı bekler.

Savaş acısı ardında kalan kederden fazla olamaz,
Davullar sarsacak kale duvarını, yüzük hayaletleri, kara atlılar, Sürün.

Ok yay elinde şarkı söyle, hep daha düzgün fırlat.
Soğuk yüzleri böyle ışıtan gece ateşi hiç rahat eder mi?

Ah oyna gece karanlığında, Şarkı söyle gün ışığına.
Büyülü kitaplar altınla yazılı, dengeyi geri getirmek için. Geri getir!

Nihayet güneş parlıyor, Yuvarlanıyor mavili bulutlar
Karanlığın ejderhasının saçtığı alevlerde güneş kör ediyor gözlerini.

Geri getir.. Geri getir.. Geri getir.. Geri getir..
Şimdi, şimdi, şimdi…. getir, getir, getir, getir…

Türkçesi: Işık Barış Fidaner

Continue reading

3 Comments

Filed under çeviri, şarkı

Charlie Hebdo üzerine — Jacques-Alain Miller

1. Kötüsözün Dönüşü

2. Lirik Yanılsama

3. Fransa Polislerini Sever

4. Charlie’nin Sırrı

5. Wolinski, Santo Subito!

5 Comments

Filed under çeviri

Wolinski, Santo Subito! — Jacques-Alain Miller

Jacques-Alain Miller: [Charlie Hebdo üzerine: (1) Kötüsözün Dönüşü, (2) Lirik Yanılsama, (3) Fransa Polislerini Sever, (4) Charlie’nin Sırrı, (5) Wolinski, Santo Subito!]

Jacques-Alain Miller — 12 Ocak 2015 — lacan.com

wolinski

The Massacre at Paris! [Paris’teki Katliam] Christopher Marlowe’un başlığı. İngiliz dili bu sözcüğü Fransızcaya borçlu. Kukuriku! Onlardaki ilk tespiti 1580 yılındadır. Aziz Bartholomew Günü Katliamı 1572’de olmuştu. Bu bir tiyatronun konusudur. Chéreau bir zaman bunu sahnelemişti, görmeye gitmiştim Lyon’dan, muhteşemdi, arkadaşım Richard Peduzzi’nin endüstriyel devrimle Rönesansı harmanladığı melez sahne tasarımını halen hatırlayabiliyorum.

Continue reading

1 Comment

Filed under çeviri