Monthly Archives: May 2017

Çeviri Derlemesi: Pontos Soykırımı

Dünyadan Çeviri

2017-05-06-PHOTO-00002194Pontos Soykirimi Çeviri Derlemesi

  • Osmanlıdan Cumhuriyete miras: Anadolu’nun Türkleştirilmesinde Pontos Helen soykırımı – Panagiotis Diamantis
  • Pontos soykırımı – Kostas Fotiadis
  • Yüz yıllık sessizlik – Thea Halo
  • Vatikan arşivlerinde Pontos Rum Soykırımı – Dr. Theodosios Kyriakidis

View original post

Leave a comment

Filed under şey

Enternasyonal — Eugene Pottier, Grup Yorum

Uyan artık uykudan uyan
Uyan esirler dünyası
Zulme karşı hıncımız volkan
Kavgamız ölüm dirim kavgası

Mazi ta kökünden silinsin
Biz başka dünya isteriz
Bizi hiçe sayanlar bilsin
Bundan sonra herşey biziz

Bu kavga en sonuncu kavgamızdır artık
Enternasyonalle kurtulur insanlık

Bu kavga en sonuncu kavgamızdır artık
Enternasyonalle kurtulur insanlık

Hem fabrikalar hem de toprak
Herşey emekçinin malı
Asalaklara tanımayız hak
Herşey emeğin olmalı

Cellatların döktükleri kan
Bir gün onları boğacak
Bu kan denizinin ufkundan
Kızıl bir güneş doğacak

Bu kavga en sonuncu kavgamızdır artık
Enternasyonalle kurtulur insanlık

Bu kavga en sonuncu kavgamızdır artık
Enternasyonalle kurtulur insanlık

Continue reading

Leave a comment

Filed under şarkı

İdrak edilemiyor — IBF

Doktora tezimde ürettiğim entropi ölçüsünün ne anlama geldiğini İngilizce ve Türkçe olarak tarif ettim:

Entropy as a measure of relevance//irrelevance
https://yersizseyler.wordpress.com/2017/04/30/entropy-as-a-measure-of-irrelevance/

İlgililik//ilgisizlik ölçüsü olarak entropi
https://yersizseyler.wordpress.com/2017/05/30/ilgililikilgisizlik-olcusu-olarak-entropi/

Algoritmanın daha yeni ve esnek bir versiyonunu da hazırladım. Henüz yazıya dökmedim.

Algoritmanın anlam ve önemi idrak edilemiyor. Fazla basit ve kafa karıştırıcı geliyor.

Kim ne zaman idrak edip ne amaçla kullanacak acaba? Merakla bekliyorum.

“İlgili” taraflara iletirseniz memnun olurum.

İyi çalışmalar.

IBF

1 Comment

Filed under şey

İlgililik//ilgisizlik ölçüsü olarak entropi

Entropi Toplaşması (ET) hayal edebileceğiniz en işe yarar algoritmadır. Atıf yapılmıyor ve kullanılmıyor çünkü oturmuş bilimsel paradigmalar onun anlamını kavrayamıyor.

Aslında fikir çok basit:

ET’de entropi ilgililik//ilgisizlik ölçüsü olur.

— Bloklarda bir arada beliren ya da bir arada kaybolan öğe altkümelerinin entropisi düşüktür: O öğeler birbiriyle “ilgili”dir: Harfiyen birbirlerine “ilişirler”.

— Bloklarda bir kısmı belirirken bir kısmı kaybolan öğe altkümelerinin entropisi yüksektir: O öğeler birbiriyle “ilgisiz”dir: Harfiyen birbirlerine “ilişmezler”.

Bunların hepsi James Joyce’un Ulysses’inin analiz sonuçlarında gözlenebilir: http://sakareller.net/insan/baris/izdusum-entropisi.pdf

Böylece entropi bir ilgililik//ilgisizlik ölçüsü olur, harfiyen ve tanımı gereği: https://www.etimolojiturkce.com/kelime/ilgi

Kaynaklar:

I. B. Fidaner & A. T. Cemgil (2013) “Summary Statistics for Partitionings and Feature Allocations.” [Bölüntüler ve Özellik Atamaları için Özet İstatistikleri] In Advances in Neural Information Processing Systems (NIPS) 26. Paper: http://papers.nips.cc/paper/5093-summary-statistics-for-partitionings-and-feature-allocations (the reviews are available on the website)

Türkçesi: http://sakareller.net/insan/baris/ozet-istatistikleri.pdf

I. B. Fidaner & A. T. Cemgil (2014) “Clustering Words by Projection Entropy,” [İzdüşüm Entropisi ile Sözcüklerin Öbeklenmesi] accepted to NIPS 2014 Modern ML+NLP Workshop. Paper: http://arxiv.org/abs/1410.6830 Software Webpage: https://fidaner.wordpress.com/science/rebus/

Türkçesi: http://sakareller.net/insan/baris/izdusum-entropisi.pdf

(İngilizcesi)

İmkânlı tüm entropi değerlerinin grafiği evrensel bir sabittir:

codtree_12

ET dendrogramlar üreten bir hiyerarşik öbekleme algoritmasıdır. Çıktılarının neye benzediğini göstermek için birkaç örneğim var:

Mycorrhizal mantar çalışmalarında bulunuşlarına göre
(I) bitkilerin (II) mantarların öbeklenmesi.

Kaydedilmiş fenotipik karaktarlerine göre dinozorların öbeklenmesi.

Verili bir dış gezegen kümesinde bulunuşlarına göre merkezî dalgaboylarının öbeklenmesi.

İyi bilinen Iris veri kümesinin öbeklenmesi. Çiçeklerin 149/150 tanesi başarıyla öbeklendi. (Bu son örnekte veri kümesindeki sayısal özellikleri kategorik özelliklere çeviren bir ek kod kullanıldı)

4 Comments

Filed under şey

Yüksel caddesindeyiz — Canan Sağar

Yüksel caddesindeyiz
Bura bizim evimiz
Saldırma bize polis
Hiçbir yere gitmeyiz

Bilmiyorlar ki onlar
İnsanlık onuru var
İşçiyiz emekçiyiz
Meydanda direniş var

Yoktan ihraç ettiniz
Bunlar susar dediniz
Susmak bir yana dursun
Milyonların sesiyiz

Bilmiyorlar ki onlar
İnsanlık onuru var
İşçiyiz emekçiyiz
Meydanda direniş var
İşçiyiz emekçiyiz
Meydanda direniş var

Acun Karadağ ve Yüksel korosu seslendirdi

Orijinal versiyon:

Leave a comment

Filed under şey

Onurlu yaşamayı seviyoruz, yaşama istencimiz çok güçlü, hep beraber olursak kazanacağız — Nuriye Gülmen, Semih Özakça

Nuriye Gülmen: İnsanlar açlık grevinin ölümle ilişkisini kuruyorlar, daha çok. Bizse aslında son derece yaşama dair bir şey olduğunu düşünüyoruz açlık grevinin. Biz, evet ölmek istemiyoruz, yaşamak istiyoruz; ama şöyle yaşamak istiyoruz, dimdik yaşamak istiyoruz mesela.

Semih Özakça: Evet yaşamak istiyoruz. Hayatta bir yaşamak var bir de ölmek var, evet, insanlar yaşıyor, canlılar yaşıyor, ama ne zaman ölür canlılar?

İnsanlık onurunu kaybeden, adaletsizliğe mahkûm edilen bir insan hayatta kalsa, kalbi atsa, yaşamış sayılır mı? Ölümden korkuyorum, ama nasıl ölümden korkuyorum? Mesela bir trafik kazasında ölmeyi– ölmekten korkarım. Ama bir mücadelede, ekmek kavgasında ölmekten korkmuyorum. Yaşamayı seviyorum, dediğim gibi, ama onursuzca yaşamayı değil, onurlu yaşamayı seviyorum.

Nuriye Gülmen: Onurumuzla yaşamak istiyoruz. Bu adaletsizlik karşısında susmadan yaşamak istiyoruz. Yaşamı iliklerimizde hissetmek istiyoruz.

Semih Özakça: Ekmeğiniz elinizden alınmış, sokaklara mahkûm edilmişsiniz, açlığa mahkûm edilmişsiniz, ve buna razı olmuşsunuz. Yaşıyor sayılır mısınız? Ben bunun cevabının “Hayır” olduğunu söylediğim için burada direniyorum. Burada biz gerçekten onurlu kalabilmemizin bir koşulu aslında insanın ekmeğinin peşinden koşabilmesi ve ekmeğini savunabilmesi olduğunu düşünüyoruz. Bu nedenle burada direnme kararlılığındayız ve gücümüzü, iradî kararlılığımızı buradan alıyoruz, diye düşünüyorum. Gerçekten içimde bu adalet arayışında sonuna kadar gidecek bir güç var. Bizler mutlaka kazanırız, diye bakıyorum.

Nuriye Gülmen: Bir mum yakalım yani, bir kişi bir mum yakabilir belki, öyle başlamıştık. Ama bu bir mum da olsa asla karanlığı görmez. Etrafını aydınlatır. Burası tam öyleydi yani. Sürekli bir umutlu ve şey olma, nasıl diyeyim, yani hayata dair, geleceğe dair, hep güzel beklentiler içinde olma hâlindeyiz. Direnişin en başından beri böyleydi. O karamsarlığı hiç taşımadık, çünkü evet, bir mum da olsa burası– burayı mı aydınlatıyor? Evet burayı aydınlatıyor. Bütün duyguları o kadar şeyle yaşıyoruz ki, yoğunlukla yaşıyoruz ki, mesela sevgiyi, insanların, yani çok yeni sevgi sözcükleri bulmamıza gerek yok, ama insanlara bakışımız, onların bize bakışı, sadece elimizi tutmamız bile birbirimizin, çok başka şeyler ifade ediyor bizim için. Evet yaşamı çok seviyoruz ve yaşayacağımıza, bundan sonra da yaşayacağımıza çok inanıyoruz. Ölüm gerçekten bizim gündemimizde değil, biliyoruz insanlar bize bir şey olmasından korkuyorlar. Ama biz– bizim yaşama istencimiz çok güçlü ve eğer hep beraber olursak kazanacağız, başaracağız yani.

Leave a comment

Filed under görüşme

Durduramayacaklar halkın coşkun akan selini — Cem Karaca

Gardiyanları ve yargıçları ve savcıları
Hepsi halka karşıdır
Kanunları, yönetmelikleri, bütün kararları
Hepsi halka karşıdır
Dergileri, gazeteleri, bütün yayınları
Hepsi halka karşıdır

Bunların hiçbiri onları kurtaramayacak
Durduramayacaklar halkın coşkun akan selini

Panzerleri, kelepçeleri, bütün silahları
Hepsi halka karşıdır
Zindanları, tutukevleri, işkenceevleri
Hepsi halka karşıdır
Borsaları ve şirketleri ve iktidarları
Hepsi halka karşıdır

Bunların hiçbiri onları kurtaramayacak
Durduramayacaklar halkın coşkun akan selini

Leave a comment

Filed under şarkı

Ruhunu Açlıkla Doyuranlar — Adalılar

Yarına gebe tohumları
Açlığında yoğrulur toprak
Bir ülkeyi doyuracak
Umuda sevgiye özgürlüğe

Büyüyen sesidir gülmenin
Emeği bahara çağıran
Semih’in gitarında ezgiler
Yolları birleştiren

Görülmedi yenildiği
Başı dik yıldızlara bakanın
Ruhunu açlıkla doyuranın
Umudu kuşananın

Görülmedi yenildiği
Başı dik yıldızlara bakanın
Ruhunu açlıkla doyuranın
Umudu kuşananın
Umudu kuşananın
Umudu kuşananın

Continue reading

Leave a comment

Filed under şarkı

Umut Güneşi — Grup Yorum

Meydanlarda direniş yeminleri
Yankılanınca umutlu yarınlara
Meydanlarda direniş yeminleri
Yankılanınca umutlu yarınlara

Karanlığa meydan okuyan yürekler
Açlığıyla ışıtır geceyi
Karanlığa meydan okuyan yürekler
Açlığıyla kazanır zaferi

Yükseliyor dalga dalga
Yayılıyor direnişin haykıran sesi
Işıtıyor kör geceyi
Yüreklerde parıldayan umut güneşi

Solmasın diye bağrımızdaki kavganın çiçeği
Solmasın diye bağrımızdaki kavganın çiçeği

Doyurur adalete hasreti
Birleşince halkın güçlü elleri
Doyurur adalete hasreti
Birleşince halkın güçlü elleri

Zaferin duyulur ayak sesleri
Yumruklar kavgaya tutuşunca
Zaferin duyulur ayak sesleri
Onuru ekmeği savununca

Yükseliyor dalga dalga
Yayılıyor direnişin haykıran sesi
Işıtıyor kör geceyi
Yüreklerde parıldayan umut güneşi

Solmasın diye bağrımızdaki kavganın çiçeği
Solmasın diye bağrımızdaki kavganın çiçeği

Kavganın çiçeği

Continue reading

Leave a comment

Filed under şarkı

Sevgili Müslüman Kardeşime Açık Mektup — Acun Karadağ

Merhaba-Selamün aleyküm

Binlerce yıldır İslam hakkında Müslüman olan veya olmayan milyonlarca yorumu bir tarafa koyarak kişisel düşüncelerimi burada size söylemek istiyorum.

Hz. Muhammed dini önderliği yanında toplumun acılarına kulak vermiş ve bir çare olmak için topluma yol göstermiş devrimci bir önderdir. Dönemindeki fuhuş, tefecilik ve ahlaksız ticari ilişkilere karşı canını ortaya koymuştur. Buna örnek olarak şu ayeti gösterebiliriz.”Çocuklarınızı yoksulluk yüzünden öldürmeyiniz. Allah onlara rızkını verir.”(İsra suresi-31. ayet) Kız çocuklarının o dönemde doğdukları anda öldürüldüğünü bilirsiniz. Neden? Çünkü o dönemde yoksullar tefeci bezirganlardan borç alırlardı. Ödeyemediklerinde tefeciler kız çocuklarını ellerinden alır ve cariye yaparlardı. Bugünün anne-babaları “kızım kötü yola düşeceğine ölsün daha iyi” dedikleri gibi o dönemde yoksul aileler kızları olunca öldürürlerdi. Bunun nedeni fuhuştu. İşte Hz. Muhammed bunun karşısında durdu. Veda hutbesinde kadın erkek eşitliğini savundu. Arabın Arap olmayana üstünlüğü yoktur diyerek ırkçılığı yasakladı. Faiz haramdır diyerek haksız kazancı yasakladı. O, toplumun yeniden eşit adil yaşaması için ölümü göze aldı.

Continue reading

Leave a comment

Filed under şey