Tag Archives: Birlikte Hep Daha İyiye

Birlikte Hep Daha İyiye — derleme

birlikte-hep-daha-iyiye-kapakSon versiyon: 19 Mart 2017

(110 sayfa — PDFLaTeX)

İçindekiler

Aşkın Astronomik (Klaxons)

2017’nin Gelişi (Franco ‘Bifo’ Berardi)

Dünyadan Çeviri: Yayıncılığın sömürgeciliğine karşı ammeci bir kolektivizm

Çevirmenler, False’a Yanlış demeyelim, Fol diyelim (IBF)

Taş Kağıt Makas: Dilbilimsel Bir Yaklaşım (Altuğ Işığan)

Küresel Oyun Karmaşası 2017’nin teması…

Işığın çocuğu

Tam Gaz’daki Müthiş İlişki (Cara Ellison)

Twitter’daki #FolklorPerşembe hashtagi nasıl da küresel bir olaya dönüştü (David Barnett)

Neden Perşembe? Çünkü tek efsane! #FolkloreThursday (Dr. Işık Barış Fidaner)

Fırtınaya Doğru (Blind Guardian)

Mycorrhizae ağı (Wikipedia)

Ormanların İnterneti (Ed Yong)

Fedadan Kalanın Yüceltimi (Atharva Veda)

Eşitlik feminizminden farklılık feminizmine (Dicle Koğacıoğlu)

Savaş var (Leonard Cohen)

Kammenos Yunan ordusunun sınır karakolundan Ankara’ya katı bir mesaj gönderdi

Daha onbeş yaşındaymış

Destina (Yeni Türkü)

Doğrulanmış Bilgi Yerine Sentezlenmiş Bilgi

Can sıkıntısına varır (Zygmunt Bauman ile görüşme)

Horace ile Pete (Paul Simon)

“X’in yaptığı iş” bir damgalamadır (IBF)

Birlikte hep daha iyiye

Birlikte hep daha da iyiye

30 Eylül

Diğer kitaplar

2 Comments

Filed under çeviri, bilim, görüşme, kitap

Aşkın Astronomik — Klaxons

Semavî felâketler
Yörüngede makineler
Entropi buharlaşır
Soğurarak ayıpları

Yinelenen çarpışma akkorlaşır
Akkorlaşan çarpışma yinelenir

Sistemlere yaklaştık, görüşe girdi
Hiçliğe giderken ev yakınlarında

Aşkın astronomik
Aramalarda görülür ki
Güneş rüzgarına zarar veren havada anlaşılır
Yıldız kutbu karının eridiği

Semavî felâketler
Yörüngede makineler
Entropi buharlaşır
Soğurarak ayıpları

Yinelenen çarpışma akkorlaşır
Akkorlaşan çarpışma yinelenir

Sistemlere yaklaştık, görüşe girdi
Hiçliğe giderken ev yakınlarında
Phobos’a yaklaştık, görüşe girdi
Sistemlerde tahammüller bilinir

Aşkın astronomik
Aramalarda görülür ki
Güneş rüzgarına zarar veren havada anlaşılır
Yıldız kutbu karının eridiği

Semavî felâketler

Aşkın astronomik
Aramalarda görülür ki
Güneş rüzgarına zarar veren havada anlaşılır
Yıldız kutbu karının eridiği

Aşkın astronomik
Aramalarda görülür ki
Güneş rüzgarına zarar veren havada anlaşılır
Yıldız kutbu karının eridiği

Yinelenen çarpışma akkorlaşır
Akkorlaşan çarpışma yinelenir

Continue reading

2 Comments

Filed under çeviri, şarkı

Ormanların İnterneti — Ed Yong

Yeni çalışma farklı türlerden ağaçların köklerini bağlayan mantar interneti yoluyla bol bol karbon alışverişi yaptıklarını gösterdi.

Ed Yong — 14 Nisan 2016 — theatlantic.com

1999’da bir grup bilimci Christian Körner‘in öncülüğünde her Noel’de binlerce kişinin yaptığını yaptı: Norveç alaçam ağaçlarını tüplerle sardılar. Ama bunu Mart ayında yaptılar, Aralık ayında değil. Ve ağaçlar İsviçre’nin bir ormanındaki 40 metrelik devlerdi, oturma odasındaki 2 metrelik tıfıllar değil. (Ekibin vinç kullanması gerekti.) Ve tüplerin üzerinde lambalar ve ıvır zıvır şeyler yoktu. Bir dizi minik delik vardı, o deliklerden karbondiyoksit pompalanıyordu.

Ekip, yabanî alaçamlardan dört tanesini yıllarca böyle ilaçladı. Havaya pompalanan yüksek atmosferik karbondiyoksit seviyeleriyle ağaçların nasıl baş edeceğini görmek istediler. Ama süreç içinde, ve adeta bir kaza eseri, köklerini gizlice bağlayan mantar interneti yoluyla, “ormanların interneti” yoluyla, farklı türlerden ağaçların bol bol karbon alışverişi yaptıklarını gösterdiler.

Continue reading

3 Comments

Filed under çeviri, bilim

Neden Perşembe? Çünkü tek efsane! #FolkloreThursday — Dr. Işık Barış Fidaner

5 Mart 2017, EN

#FolklorPerşembe‘ye selamlar!

David Barnett #FolklorPerşembe hakkında geçen yıl yazdığı yazıda soruyu sormuş: Neden Perşembe? [■]

Dee Dee Chainey’nin Norveç geleneklerine müraacaatından söz etmiş, o da heralde Thor günü olsa gerek. Yerel açıklama olarak Thor’u beğenirim ve kabul ederim [*] ama aynı soruya küresel bir yanıt daha vermek isterim.

Continue reading

2 Comments

Filed under şey

Mycorrhizae ağı — Wikipedia

Mycorrhizae ağları (mikorize paylaşım ağları, “Ormanların İnterneti” adıyla da bilinir[1]) tek tek bitkileri birbirlerine bağlayarak su, karbon, nitrojen ve diğer besin ve mineralleri ileten mycorrhizae mantarlarının kurduğu yeraltı hypha ağlarıdır. Bu ağların biçimlenmesi bağlamlarla bağıntılıdır, toprağın verimi, kaynaklar bulunması, evsahibi ya da myco-ortakyaşar genotipi, düzensizlik ve mevsim değişimleri gibi faktörlerin [*] nüfuzu altındadır.[2]

İçindekiler
1) Mycorrhizae ağları yoluyla iletilen muhteva
2) Mycorrhizae ağ tipleri
3) Mycorrhizae ağların bitkilere getirdiği faydalar
4) Mycorrhizae ağları ve mycoheterotropik ve mixotropik bitkiler
5) Mycorrhizae ağlarının orman topluluğu düzeyindeki önemi
6) Atıflar
7) Dış bağlantılar

Continue reading

3 Comments

Filed under çeviri, bilim

Daha onbeş yaşındaymış

Daha onbeş yaşındaymış
Berkin derlermiş ona
Akşamüstü saat beş civarında
Nazım’ın ülkesinden kardeşimiz
Oradaki polis onu öldürmüş
İsmini hatırla: Berkin Elvan
Şiddet her zaman kızkardeşidir Devlet’in
İster burdakiler ister Erdoğan göndersin
Size de okulda düşmanlar var diye mi
Öğrettiler ötesinde Ege denizinin?
Koyunlaştıran milliyetçi pis dükkan
İster Türk olsun isterse Yunan
Kitapları da birbirini tutmaz
Bu sistem boğazımızı bırakmaz
Bizi kategorilerle ayırıp bölerler
Köleler çok ama az olmalı efendiler
Alexis’e rastlarsan gittiğin yerde
Bize göre o yaşıyor, ona söyle
Kardeşimsin, bu doğru kelime
Sintagma’dan gelip de Gezi’ye kadar

Daha onbeş yaşındaymış
Berkin derlermiş ona
Daha onbeş yaşındaymış
Nazım’ın ülkesinden kardeşimiz
Daha onbeş yaşındaymış
Oradaki polis onu öldürmüş
Daha onbeş yaşındaymış
Şiddet her zaman kızkardeşidir Devlet’in

Ve Pavlos’u görürsen o dünyada
Eski bir dosttur, konuş onunla
Ve faşistler varsa orada da
O seni koruyacak, sakın korkma
Bu gece Boğaziçi sahili yansın
Denizciler ağlar geçen vapurlarda
Allah ve Şeytan’ın ebedî zar oyununda
Kötü gelen zarla verdiler bizi kumarda
Ankara’dan gelen haberleri duydum
ODTÜ sokaklara çıkmış
Gençlerin otoriteden korkusu yok
Silahlı polis ve ordudan korkusu yok
Paylaştığımız birkaç kelimeyle
Bu gece sana yazıyorum ki göz göze gelelim
Böylece seslerimizi birleştirelim
Böylece sonunda haberleşebilelim
Bardağımda rakı var ve şerefe
Ağır duman ve küllükte küller
Kardeşim bu gece bizi ağır vurdular
Bu gece benim küçük kardeşimi öldürdüler

Daha onbeş yaşındaymış
Berkin derlermiş ona
Daha onbeş yaşındaymış
Nazım’ın ülkesinden kardeşimiz
Daha onbeş yaşındaymış
Oradaki polis onu öldürmüş
Daha onbeş yaşındaymış
Şiddet her zaman kızkardeşidir Devlet’in

Continue reading

1 Comment

Filed under çeviri, şarkı

Twitter’daki #FolklorPerşembe hashtagi nasıl da küresel bir olaya dönüştü — David Barnett

Britanya’nın gizemli efsane ve geleneklerine dair üç arkadaşın haftalık cıvıldaşmasıyla başlayan hashtag bir bilgi madenine dönüştü. David Barnett runeleri okuyor.

David Barnett — 8 Mart 2016 — independent.co.uk

folk1

Milan Rex’in ‘kemikten kilisesi’ S Bernardino alle Ossa’nın görkemi insanı öldürür

Yarın gidip cıvıltılarda [tweets] dolaşırsanız bayağı şaşıracağınızdan emin olabilirsiniz… çünkü goblinler ve kurtadamlar ve Sheela Na Gigler ve acayip canavarlar burada yaşar; zamanın sislerinde kaybolmuş hikayelerin her türlüsü, menkıbeler ve efsaneler burada bulunur. Zira kendisi düpedüz 21’inci asır vakıası olsa dahi Twitter aynı zamanda #FolklorPerşembe [#FolkloreThursday] hashtagi altında kendi köklerine geri dönen insanların, sayıları giderek artan, bu sosyal ağı kullanarak kimisi uzundur unutulmuş geleneklerle yeniden bağ kuran insanların evi olur.

Continue reading

3 Comments

Filed under çeviri, deneyim, görüşme

Fırtınaya Doğru — Blind Guardian

Ver onu bana
Benim olması lâzım
Kıymetli hazine
O benim hakkım

[köprü:]
Nereye kaçayım
Nasıl saklanayım
Silmariller
Ağaç ışığı cevherinin
Hayatı benim ellerimde
Ne kadar tatlı böyle
Karanlığın dolaşması çevrede

[koro:]
Takip ederiz
Onun iradesini
Karanlık çağdan gelip
Fırtınaya doğru
Ve takip ederiz
Onun iradesini
Karanlık çağdan gelip
Fırtınaya doğru
Hasisim lordum

Kara kalp göster bana
Ne tutuyorsun ellerinde
Daha fazlasını istiyorum hâlâ
Kurtar beni
Çektiğim acıdan
Ver onu bana
Çok lâzım o bana
Çok lâzım o bana
Çok lâzım o bana

[köprü]

[koro]

Üstüme düşeni yaptım
Şimdi sıra sende
Ve hatırla
Verdiğin sözü

[köprü]

[koro]

Continue reading

1 Comment

Filed under çeviri, şarkı

Savaş var — Leonard Cohen

Savaş var, zenginle yoksul arasında
Savaş, erkekle kadın arasında
Savaş var, savaş var diyenlerle
Savaş yok diyenler arasında
Niye geri gelmiyorsun savaşa, doğru duydun evet geç bakalım
Niye geri gelmiyorsun savaşa, bu daha başlangıç bakalım

Baksana burada bir kadın bir çocukla yaşıyorum
Bu durumdan biraz sinirleniyorum.
Evet soruyor kollarında kalkınca: Sence bu aşk mı?
Bence bu hizmet.

Niye geri gelmiyorsun savaşa, turist kalmadan
Niye geri gelmiyorsun savaşa, canımızı yakmadan
Niye geri gelmiyorsun savaşa, sinirlenelim toptan

Bu hâlime hiç dayanamıyorsun
Önceki centilmen hâlimi tercih ediyorsun
Beni yenmesi çok kolaydı, denetlemesi çok kolaydı
Savaş olduğunu bile bilmiyordum

Niye geri gelmiyorsun savaşa, utangaçlık etme
Niye geri gelmiyorsun savaşa, evlenirsin gene

Savaş var, zenginle yoksul arasında
Savaş, erkekle kadın arasında
Savaş var, solla sağ arasında
Savaş, siyahla beyaz arasında
Savaş, tuhafla düzgün arasında

Niye geri gelmiyorsun savaşa, yükleniver küçücük bagajını
Niye geri gelmiyorsun savaşa, hadi bu işi halledelim
Niye geri gelmiyorsun savaşa, ben sana ne dedim

Continue reading

1 Comment

Filed under çeviri, şarkı

Horace ile Pete — Paul Simon

Yok canım
Sızlanacak hâlim yok sorunlarımdan
Memnunum hâlin böyle olmasından
Çekerim bara doğru bir tabure
Horace ile Pete’in yerinde

Bazen merak ederim
Neden kendimizi parça parça ederiz?
Zaman ayırıp düşünmem gerekiyordur sadece
Ya da belki bir içki içmem gerekiyordur
Horace ile Pete’in yerinde
Horace ile Pete

Continue reading

1 Comment

Filed under çeviri, şarkı