İmgesel Yabancılaşma (Tamlık Taslama) ile Simgesel Yabancılaşma (Tamamlık Taslama) — Işık Barış Fidaner

İmgesel yabancılaşma tamlık taslamadır, simgesel yabancılaşma ise tamamlık taslamadır. Bunlar birbirinden farklı olsa da birbiriyle ilişkili iki fetiş biçimini belirtir. Psikanalitik Ödipal gelişim öyküsüne uygun olarak önce imgesel yabancılaşmayı daha sonra simgesel yabancılaşmayı tarif edelim [1].

Tamlık taslayan birisi yetkiyi bedenin üzerine giyinerek yetki-beden kompleksi kılığına bürünür ve kendisini eksiksiz bir doluluk şeklinde sunar. Taslanan tamlık, kelimeleri kifayetsiz bırakan duyguların yoğunluğunda ifade bulur. Walter Benjamin’in “siyasetin estetikleşmesi” olarak tanımladığı Faşizm bu yolu izler. Sosyal medyada imgeler aracılığıyla taslanan tamlık, aynı estetikleşmenin bir başka örneğidir [2]. Trump gibi popülistlerin “Make America Great Again” gibi büyük sloganlarla uyandırdığı doluluk hissi böyle bir imgesel yabancılaşmadır. Doğa kavramının saygı duyulacak “Tabiat Ana” şeklini alması yine bunun örneğidir. İmgesel yabancılaşmanın Ödipal modeli, birbirlerini tamamladıkları hayal edilen anne ile çocuğun bölünmez bütünlüğüdür. Bu bütünlüğü bozan şey, zannedildiği gibi babanın aşkın dış müdahalesi değildir, annenin arzusundan kaynaklanan içkin eksikliktir. Baba ve dolayısıyla simgesel düzen ancak annenin arzusu ile açılan alanda kendisine yer bulabilir. Arzu dışa yönelmezse simgesel düzenin kapısı hiç açılamaz ve simgesel ayrılma gerçekleşemez [3]. Bu anlamda tamlık taslamayı psikotik bir savunma sayabiliriz.

Babanın yasası yoluyla simgesel düzen devreye girdiğinde ise tamlık taslamadan tamamlık taslamaya geçiş yapılır. Tamamlık taslayan kişi kendi yetkisini başka bedenlerin karşısına koymuştur. Duygulu doluluk şekline bürünen tamlığın aksine tamamlığın ayırt edici özelliği saf, tertemiz, boş olmasıdır. Arzu ile açılan eksikliği gelip dolduran Esas-İmleyen’in kişiyi tamamlandırması, önceki heyecanlı doluluğun yerine huzurlu bir boşluğu geçirir. Simgesel düzen açısından boşluk güven verici, doluluk ise kuşku uyandırıcıdır. Dindeki Tanrı kavramı böyle bir boşaltıcı rol oynar ve tamamlık taslamadır. Bürokratik kurumlara atfedilen cinsiyet-ırk-sınıf körlüğü de yine aynı boşaltma işlemini belirtir ve tamamlık taslamadır. İmgesel yabancılaşmaya kıyasla biraz daha tutarlı gözükmesine rağmen simgesel yabancılaşma da ‘taslama’dır, çünkü altı boştur, yani temelsizdir. Simgesel düzenin temelsizliğinin farkına varılması, arzunun nesne-sebebini ayırt eden gerçek ayrılma ile mümkün olur [4].

Tamlık taslama ile tamamlık taslama arasındaki en temel fark, bilgiyle kurulan ilişkidir. Tamlık taslayan kişi hiçbir bilginin ulaşamayacağı çok özel duygusal bir yerde ikamet ettiği iddiasındadır; tamamlık taslayan kişi ise bilenle bilmeyeni ayırt eden çok özel bir bilgide ikamet ettiği iddiasındadır. İmgesel yabancılaşmadan simgesel yabancılaşmaya, yani tamlık taslamadan tamamlık taslamaya geçilmesi olayını, belli bir bilgi alanına girilmesi veya onun üretilmesi olduğu için, simgesel bir ‘erdem’ sayabiliriz. Gerçek erdem olan Görce ise bunların ikisinin de taslama olduğunun farkına varılmasıdır: Bilmezliği üstlenerek bilginin ufkunda sahilik alanını açar [5].

(İngilizcesi)

Işık Barış Fidaner doktoralı (Boğaziçi Üniversitesi) bir bilgisayar bilimcidir. Yersiz Şeyler‘in Admini, Žižekian Analysis’in Editörü, Görce Yazıları‘nın Küratörüdür. Twitter: @BarisFidaner

Notlar:

[1] İmgesel yabancılaşma ile simgesel yabancılaşma sırasıyla Ödipal gelişimin 1’inci ve 3’üncü adımlarına tekabül eder: “Soyut Fallus Fetişinin Ötesi”

[2] Bu örneği hatırlatan Zeynep Nur Ayanoğlu’na teşekkürler.

[3] Simgesel ayrılma ile gerçek ayrılma sırasıyla Ödipal gelişimin (bkz [1]) 2’nci ve 4’üncü adımlarıdır, bkz “Simgesel Ayrılma ile Gerçek Ayrılma”

[4] Simgesel ayrılma Whole’dan All’a geçer, gerçek ayrılma All’dan Hole’a geçer. Dört adımı birleştiren şema için bkz “Fallus’un Katedilmesi”

[5] Bkz “Virtue, Erdem, Görce” ve “Görce Yazıları”

9 Comments

Filed under şey